Hearts in Atlantis

Stepken King’in Türkiye’de Maça Kızı adıyla yayınlanmış olan kitabından bir hikaye olan Hearts in Atlantis’in 2001 uyarlaması filmi karşımızda. Filmi başarılı yönetmen Scott Hicks yönetmiş. Aynı şekilde filmin kadrosuna baktığımızda da karşımıza Anthony Hopkins gibi bir isim çıkıyor. Tabi bu beklentileri oldukça yükseltiyor ve daha fazla hayal kırıklığına uğramanızı sağlıyor.

The Lost Skeleton of Cadavra

Çok acayip bir film The Lost Skeleton of Cadavra. Şimdi nasıl anlatılır bilemedim. Film 2001 yapımı ve IMDB’den 7.1 gibi yüksek bir puan almış. Şimdi bu puanı görenler hemen film hakkında sabırsızlanıp salyalarını akıtmaya başlamışlardır eğer B-Movie fanatiği değilseniz ve klasik Amerikan filmlerinden başka filmlerden filmlerle alakanız yoksa bu 7.1’lik film sizin pek işinize yaramayacaktır. Baştan söyleyeyim ki sonradan hayal kırıklığına uğramayın. Filmin senaristi ve yönetmeni Larry Blamire. Bu film aynı zamanda yönetmenin ilk filmi. Sonrasında bir kaç film daha yapmış. Bunların arasında da The Lost Skeleton Returns Again adında bir devam filmi de var. Yönetmenin en önemli özelliği sürekli bu tarz filmler üzerine çalışması. The Lost Skeleton of Cadavra’nın en önemli özelliği ise eski film usulünde B-Movie olması. Yani 60’larda B-movie çekildiğini düşünün bu düşüncenin tam karşılığı The Lost Skeleton of Cadavra.

Shura Yukihime / Princess Blade

Öyle iyi filmlerden bahsederken araya birazda iş yapmayan ikinci hatta beşinci sınıf filmler serpiştirmekte yarar var. Filmin yönetmen koltuğunda Shinsuke Sato var. Daha önce filmini izledim mi hatırlamıyorum. Ancak film manga uyarlaması. Uyarlamaya çalışılmış diyeyim ya da. Shura Yukihime zaman konusunda kararsız kalmış bir film. Film boyunca hangi zamandasınız çözemiyorsunuz. Bazen, gelecekteymiş gibi giderken, bazen geçmişe dönüyor. Ancak film yakın gelecekte geçmekte. Japonya’da cumhuriyet devrilmiş, monarşiden daha da sıkı adı bile konmayan bir rejimle yönetilmektedir. Tabi her sıkı rejimde olduğu gibi burada da asiler bulunmaktadır. Asiler bu hükumete karşı savaşmaktadırlar. Ancak yüzyıllardır çok iyi eğitimli profesyonel kiralık katiller yetiştiren Takemikazuchi ailesinin üyeleri hükümetle taraftardır. Yuki’de kiralık katildir. Günün birinde suikast olayından çekilmek istediğini bildirir. Ekipten kaçarken birden ak sakallı bir dede yolunu keser. Annesinin şu an ki çete lideri Byakurai tarafından öldürüldüğünü öğrenir ve intikam için geri döner. Tabi bu pek kolayda değildir. Bu arada Yuki Takemikazuchi ailesinin tek varisidir. Azılı bir dövüş sonrası Yuki kaçar …

Bijita Q

Takashi Miike‘tan zihni zorlayan hastalıklı bir film daha. Zaten filmin afişinde görüldüğü üzere film kendini belli etmekte. Ancak film cinsel öğeler içermemekte. Tabi kimin nasıl baktığına bağlı. Film bozuk bir ailenin işleyişini anlatıyor. Aslında içten içe Japon dünyasına bir öz eleştiri niteliğinde. Aslında sadece Japon dünyasına demek belki yanlış olur. Bu film eğer bir Amerikan filmi olsaydı, kesinlikle çok ses getirirdi. Ancak ne yazık ki bir Japon filmi. Belkide Amerikan sinemasına uyarlanacak kıvamda ama bu filmi çekebilecek yiğit bir yönetmen mevcut mu bilinmez… Sözü geçen ailemize bir bakalım. Ailenin kızı evden kaçmış, fahişelik yapmakta. Baba realty show düşkünü, orta yaş bunalımında, baba olmanın ne olduğunu unutmuş, gençler hakkında belgesel yapmaya çalışan biri, anne, gerekli cinsel doyuma ulaşmayan içine kapanık, uyuşturucu bağımlısı, güzelliğine hala düşkün; erkek çocuk ise okulda güçlü öğrenciler tarafından hırpalanan daha sonra bunun acısını evde annesinden çıkaran bir tip. Tabi birde ortada dolanan bir yolcu var. Onun fonksiyonu …

Back to Top