Firestarter 2: Rekindled

Bir Stephen King uyarlamasında bu kez yönetmen koltuğunda Robert Iscove var. Aslında bu film için tam bir uyarlama diyemeyiz. Bu sebepten dolayı filmi kitapla kıyaslayamayacağım. Film Stephen King’in, Tepki (Firestarter) romanının devamı niteliğinde. İlk filmi Mark L. Lester yönetiminde küçük kız rolünde Drew Barrymore‘u izleyerek 1984 yılında izlemiştik. Bu film ise küçük kız Charlie’nin yetişkin olmasını ve başından gelenleri anlatıyor.

Chui ma lau

Arada bu tarz filmler izleyip stres atmakta fayda var. Küçükken ne izlerdim deyip, izlerken o günlere geri döndüğümü hatırlıyorum. Ancak Chui ma lau 2003 yapımı yanı öyle çok ta küçük olduğum döneme denk gelmiyor. Ancak geçtiği dönem çekimler ergenlik dönemimdeki filmleri hatırlattı bana. İki üç hareket denerken oramı buramı ağrıttığımda oldu tabi. Filmin baş rolünde Jacky Wu var ve Amca Tak karakteri olarak karşımıza çıkıyor. Amca Tak kendisi ile aynı yaşlarda olan yeğeni ile birlikte Sarhoş Maymun sitilinin araştırmasını yapmaktadır. Amaçları bu tekniği yazılı hale getirip ölümsüzleştirmektir. Ancak bu işi yapabilecekleri bir usta yoktur ortada.

Saathiya

Çok ta arayı uzatmadan bir Hint filmi daha ekleyelim bloga. Saathiya bilindik Zengin erkek fakir kız, hikayelerinden biri. Peki bu filmi diğerleirnden farklı kılan ne diye soracak olursanız filmin yaklaşık iki saatini boş boş geçirip son on beş dakikada aksiyon yaratıp sonuca varması. Film sondan başlıyor. Finali gösterdikten sonra hikayenin aslını öğrenmeye başlıyoruz. Zengin bir ailenin çocuğu olan Aditya Sehgal her gün trenle gidip gelirken trende bir kız görür. Git gide ondan hoşlanmaya başlar. Ne yapar eder, bu kızla tanışır. Kız tıp fakültesinde okuyan fakir bir ailenin kızıdır. Varoşlarda oturmaktadır. Aditya ne yapar eder bu kızın gönlünü kazanır. Ailesini de zar zor ikna eder ve Suhani Sharma’yı istemeye giderler. Aslında her şey güzel gitmektedir. Ancak Aditya’nın babasının burnu büyüklüğü, Suhani’nin burnundan kıl aldırması, bu iki kişinin tartışmasına sebep olur. Tabi bizim sevimli çiftimiz, bu tartışma üzerine bir daha araya gelemezler. Ancak aşkları her şeyin üzerindedir. Okulları bitince bir araya gelir …

Boksuneun naui geot / Sympathy for Mr. Vengeance

Ustan yönetmen Chan-wook Park‘ın intikam üçlemesinin ilk filmi Boksuneun naui geot. İkinci filmi Old Boy‘a daha önce blogta yer vermiş, hatta en iyi onbeş Kore filmi sıralamamda başlara koymuştum. Biraz sıra sektesine uğramış olsa da şu an için bir  Boksuneun naui geot yazısı yazmayı borç bilirim… Öncelikle filmin Old Boy’daki beklentileri karşılamadığını söyleyerek başlamalıyım, çünkü bu film Old Boy’daki gibi film başlar başlamaz insanı içine çeken bir gerilime ve öyle insanın kafasına balyoz gibi vuran bir finale sahip değil. Bir Old Boy beklentisi içerisinde olan izleyici hayal kırıklığına uğrayacaktır. Daha sakin, daha karışık, yeryer durağan ve geçit bilmeyen görüntüleri ile aslında iyilik uğruna yapılan kötülükler ve toplum eleştriilerinin yargılarını göz önüne seriyor. Aslında bu film Old Boy ile karşılaştırılmamalı, ayrı bir statüte incelenmelidir… Boksuneun naui geot ilk yarısında olaydan çok sonuç getirmekte karşımıza. Yani finali aslında başında. Üçlemenin ilk filmi olması sebebi ile intikamlar birbirine girmiş, izleyinin anlayacağı sadelikte değildir. …

Sex is Comedy

Fransız yazar, yönetmen, senarist, on parmağında on marifet gördüğümüz ancak bu marifetler konusunda bazen bizi hüsrana uğratan Catherine Breillat filmi Sex is comedy. Yine güzel bir isim çevirisi bulmuşlar “Ayıp Yatakta Olur” diye. Aslında orijinal adından bile iyi olmuş. Anlıyorum ki filmi izleyip bu isimleri veriyorlar… Filmin senaryosu yine Catherine Breillat‘a ait. Aslında ben filmi sınıflandıramadım. Bu yüzden biraz hikayeye girme işini ağırdan alıyorum. Sanıyorum komedi, dramda olabilir? Peki ya erotik? Psikolojik olabilir mi? Film bütün bu türlerin yanına yaklaşıyor ancak hiç birini kapsamıyor. Aslında boşuna yapılmış bir film gibi… Filmi bir süre önce izlemiştim. Adını hatırlıyor ancak film hakkında bir şey hatırlamıyordum. Hızlı bir izleme ile filmin üzerinden geçtikten sonra ki tamamına gerek kalmadı, filmi hatırladım. Anladım ki aslında çok gerekli bir film değilmiş. Şöyle bir baktığımdaysa filmin en güzel tarafı, oyuncular arasında Nikita rolünden ve filminden tanıdığımız, Anne Parillaud‘ın olması. Zaten kendisi de yönetmenin kadrolu oyuncusu olma yolunda… …

Winter Sonata / Gyeoul yeonga

– 겨울연가 – Winter Sonata, Kore televizyonu KBS‘nin 4 diziden oluşan Endless Love serisinin ikinci dizisidir diyerek cümleye giriş yapalım. Dört bölümden oluşan bu Endless Love serisi dörtleme film yapar gibi dizi yapmak tabi ki Korelilerin yapacağı bir şey. Winter Sonata birer saatlik 20 bölümden oluşmakta ve bu dörtleme içerisinde en meşhur olanı. Kore’de tüm zamanların en iyi reytingini yapmış, Japonya’da izlenme rekorları kırmış, oyuncuların heykelleri dikilmiş, filmlerin çekildiği yerler turistlik amaçlı kullanılmış, müzikleri albümleri yok satmış… Daha neler neler… Hatta dizi barış elçisi görevi görüp Japonya ve Kore arasını daha da sıcak tutmuş. Hatta Japonlar dayanamayıp animesini yapmışlar… Dizi zamanında bir çok ödülü de toparlamış. En iyi erkek, en iyi kadın,, en iyi yardımcı kadın, en iyi yardımcı erkek oyuncu, en iyi yönetmen, müzik, falan filan aklınıza ne gelirse… Peki bu diziyi bu kadar farklı kılan ne? İnsanın aklına soru işaretleri gelmiyor değil… Aslında bizim klişeleşmiş Türk filmlerimizden bu …

À la folie… pas du tout / Seviyor… Sevmiyor… / He Loves Me… He Loves Me Not

Aynı zamanda oyuncu da olan Laetitia Colombani‘nin ikinci yönetmenlik denemesi olan À la folie… pas du tout’da karşımıza oyuncu olarak son dönemlerin parlayan isimlerinden, Audrey Tautou karşımıza çıkıyor. Film iki bölümden oluşmakta. Ancak Audrey Tautou hayranları için söyleyebileceğim şey o diğer filmlerinde rastladığımız sevimliliği bu filmde yok. Her ne kadar film boyunca sırıtsa da pek içini ısınmıyor insanın. Angélique güzel sanatlar fakültesinde okuyan başarılı bir öğrencidir. Filmin ilk bölümünde sevgilisi ile arasında olanları Angélique’nin tarafından görürüz. Angélique’nın doktor olan sevgilisi karısı karısından ayrılıp onun ile evlenecektir. Ancak işler Angélique’nin istediği gibi gitmez sevgilisi ondan ayrılır. Angélique depresyona girer ve intihar eder. Hikayenin ilk bölümü bu şekilde Angélique’nın içinde bulunduğu duruma kızıyor kısmen de olsa ona acıyorsunuz ama filmin ikinci bölümünde olayın bu şekilde olmadığını anlıyoruz. Aslında Angélique’nın sevgilisi olduğunu iddia ettiği Loïc ile uzaktan yakından alakası yoktur. Hatta Loïc Angélique’yi hayatında sadece bir kaç kez görmüştür. Angéliqueaslında Loic’e platonik aşk …

Back to Top