Kategori arşivi: 2003

buralarda yokken izlediklerim

Amour (2012)

amourFilmin yönetmen koltuğunda usta isim Michael Haneke var. Tabi ki aynı zamanda filmin senaristi de. 2013’te film, yabacı dilde en iyi film Oscar’ını almış. Kadroda çok iyi. Zaten az da gözükse Isabelle Huppert isminin olması kafi benim için. Bu bağlamda oyunculuklar oldukça başarılı. 

Bir Haneke filminden aksiyon beklemiyorum ama zaman zaman film akmadı sanki. Bir sonuca ulaşacağını hissediyorsunuz ama o sonuç bir türlü gelmiyor. Tabi içerik olarakta boş bir film değil. Zaman zaman kendinizi karakterlerin yerine koyup ben olsam ne yapardım diye düşünüyorsunuz. Ben filmde anlatılanları aşktan çok, fedakarlık olarak tanımlayabilirim. Evet insan yapmayabilir mi o ayrı bir konu ama bu fedakarlıktan öte gitmez. Tabi burada aşkın anlamını tekrar düşünmek gerekir. Sanırım Bi Köşe’ye yeni bir konu çıktı. Filmin en çarpıcı yanı ise bir cinayetin meşrulaştırılması. Aslında o durumda pek acımıyorsunuz. Hatta iyi oldu, kurtardı gibi yorumlar da yapabiliyorsunuz. Çok üstü kapalı yazdım. Kısaca hikayeye değineyim.

Georges ve Anne seksen yaşlarında emekli müzisyen bir çifttir. Bir gün Anne inme iner ve Georges ona bakmaya başlar. Yine müzisyen olan kızından destek almaz, onu hemşirelere emanet etmez. Her gün onunla ilgilenmeye devam eder. İşler başta iyi giderken sonra onun için sıkıntı olmaya başlar. Ancak kafasında kurguladığı bir şey vardır.

Avrupa sinemasını seviyorsanız izleyin derim. **/ Yönetmen/Senarist: Michael Haneke Oyucular: Jean-Louis TrintignantEmmanuelle RivaIsabelle Huppert  https://www.imdb.com/title/tt1602620/

Maide’nin Altın Günü (2017)

maidenin altin gunuEzgi Mola^yı severim. Zaten sevdiğim için de bu filme katlandım. Yoksa yanına bile yaklaşmazdım. Yaklaşmadıklarım da olmuştur. Bu filmin hikayesi de Ezgi Mola’dan çıkmış. Nasıl çıkmış anlamıyorum. Gerçi düşünülen ile ortaya çıkanın nasıl olduğu konusunda tecrübelerim var ama bu film pek piyasaya sürülecek gibi olmamış bence. Filmin neresinden tutarsanız tutun elinizde kalıyor. Senaryo, kurgu, çekimler, oyunculuklar, espriler… Hepsini böyle yan yana dizseniz de film olmuyor. Karakterlerin tamamı havada ve hiç bir derinliği yok. Ne ne sebeple oluyor bir neden sonuç ilişkisi kuramıyorsunuz.

Maide klasik bir ev hanımıdır. Bir gün gün düzenler eve eşi dostu davet eder. Tamda o gün değerli takısını kaybeder ve takıyı bulmak için komşularını izlemeye başlar. Ona yardımcı olan ise uzak bir akrabanın çocuğudur. Dediğim gibi nereden tutsanız elinizde kalan bir film. Daha iyiler mevcut. * Yönetmen: Caner Özyurtlu Senaryo: Serkan AltunigneÇagdas Dinç Oyuncular:  Ezgi MolaMesut can TomayDemet Gül  https://www.imdb.com/title/tt7642878/

Enes Batur Hayal mi Gerçek mi? (2018)

Enes Batur Hayal mi gerçek miEnes Batur’u tanımazdım. Aslında bu filmle tanıdım. Çok şey kaybetmemişim tanımadığım içinde. Film vizyondayken çok fazla izleneni var diye duymuştum ama izlemek gibi bir meraka düşmemiştim. Şöyle vakit geçsin ses olsun diye gözüme çarpınca açıp izledim. Film bir biyografi. Türkiye’de sosyal medyadan parayı götüren bir gencin biyografisi. Bu süreci, yaşadıklarını da film yapmış. Bildiğimiz gördüğümüz dışında çok fazla bir şey yok. Lakin o bildiğimiz, ailemiz tarafından zaman zaman mahsur kaldığımız şeyleri görmek gülümsememe sebep oldu.

Lakin, bu filmden bir film olarak bahsedemem. Mesela yukarıdaki film daha filmdi bunun yanında. Ne ışık, ne senaryo, ne kurgu, ne ses hiç bir şey yoktu bu filmde. Yani film olarak betimleyeceğimiz bir bütün yoktu karşımızda.  Bu filme puan vermek istemiyorum. 🙂 Yönetmen: Kamil Cetin Senaryo: Enes Batur , Busra Nur Karahan Oyuncular: Enes BaturBilal HanciAtakan Özyurt https://www.imdb.com/title/tt7668842

Gifted (2017)

gifted dehaFilmin uzun süre reklamlarını görmüştüm. Dram olması sebebi ile biraz modumun uygun olmasını bekledim. Tabi bu esnada IMDB’deki puanı da biraz beklentimi yükseltmeme sebep oldu. Aslında kötü bir film değil, oldukça iyi bir konuya sahip, ancak konu o kadar sığ geçilmiş ki bunu filmin her karesinde hissedebiliyorsunuz. Yönetmen çekelim de filmi gidelim diye düşünmüş sanırım.

Bunun haricinde oyunculuklar iyi. Bilhassa ufaklık hayran bırakıyor kendine. Bir ödül almasını beklerdim ama aday olup alamamış. Hikayede boşluklar mevcut ayn şekilde kurguda sıkıntılar var.

Küçük Mary dayısı ile birlikte gizlice yaşamaktadır. Ancak kendisi bir dehadır. Annesinin isteği doğrultusunda Mary normal bir insan gibi onlardan dışlanmasın diye okula gider. Burada öğretmeni onun dehasını fark eder ve okula bildirir. Derken iş büyür. Mary ve Frank gizlendikleri yerde ortaya çıkarlar. Mary anneannesi onu almak için dava açar ve kazanır. Ancak Mary, Frank ile mutludur. Tabi Mary ananesine geçince bütün sosyal hayattan uzaklaşır. Frank ise onu geri almak için abalar.

İzleyin derim. **/ Yönetmen: Marc Webb Senaryo: Tom Flynn Oyuncular: Chris EvansMckenna GraceLindsay Duncan  https://www.imdb.com/title/tt4481414/

Thirteen (2003)

thirteenVallahi ilginç bir film Thirteen. Aslıda ilginç diyorum ama şu dönemde de oldukça yaşanılan bir durum karşımızda. Biz her ne kadar bu durumu millet olarak kendimize yakıştıramasaka şu an kapımızda olan bir durum. Peki bu konuda ne yapıyoruz o ayrı bir konu.

Filmde durağan bir sahne bile yok. Bu hareketli duruma bir süre sonra alışıyorsunuz ve aslında karakterlerin yaşadıkları dünyanın hızın sizde yaşamaya başlıyorsunuz. Filmin işlenişi oldukça iyi. Kurgu, diyaloglar sanki gündelik bir hayatı izliyormuşsunuz hissi veriyor size. Aynı şekilde oyunculuklarda oldukça başarılı. O kadar doğal ki tüm duyguları hissettiriyor size.

Tracy kendi halinde bir kızdır. Hep okulun en popüler kızı olmak ister. Bir gün okulun popüler kızı Evie ile arkadaş olur ve bütün hayatı değişir. O zamana kadar yapmayacağı şeyleri yapmaya başlar hep bu popülarite uğruna. Tabi filmin sonu malum. Ancak rahatsısız edici atmosferi iyi yansıtılmış bu film izlenmesi gerekenler arasında.

**** Yönetmen/Senaryo: Catherine Hardwicke Oyuncular:  Evan Rachel WoodHolly HunterNikki Reed https://www.imdb.com/title/tt0328538/

Zhuo yao ji (2015)

zhuo yao jiAslında bu filmin yönetmenini Shrek, Madagascar, Çizmeli Kedi gibi bir çok animasyon filminden tanıyormuşuz. Bu film ile kendi memleketinde animasyon ve gerçek karışık eğlenceli bir film yapmış Raman Hui. Tabi filmi sevmeniz için eski Çini ve hikayelerini sevmeniz gerekli.

Hikaye olarak fena değil. Yer yer süreklilikte sorunlar yaşansa da genel anlamda hikayeden kopmuyorsunuz. Eğlenceli zaman zaman da aşırıya kaçan görsellikleri ile de keyifli bir izlenim sunuyor.

İnsanlar kendi krallıklarında yaşarken, canavarlar da kendi krallıklarında yaşamaktadırlar. Birlikte yaşamalarının üzerinden o kadar geçmiştir ki insanlar artık anlatılanları bir efsane olarak görürler. Canavarlar diyarında ise bir insan ve bir canavarın çocuğu olan sevimli Wuba, hükümdar olacaktır ama peşinde onu istemeyen başka canavarlarda vardır. Canavarlar ülkesinden kaçıp insanlar ülkesine gelince burada da canavar avcıları tarafından yakalanmaya çalışılır. Bu esnada tabi eğlenceli bir macera çıkar ortaya.

Boş zamanınızda eğlenceli bir şeyler olsun isterseniz izleyebilirsiniz. *** Yönetmen: Raman Hui Senaryo: Alan Yuen Oyuncular: Baihe BaiBoran JingWu Jiang  https://www.imdb.com/title/tt3781476

Anon (2018)

anonİlginç konusuyla filmi beğendiğimi söylemeliyim. Ancak film çok daha iyi olacakken, yine Netflix’in klasik film hengamesine kapılmış ve tam olamamış. Konu güzel, işleniş fena değil ama kurguda bazı sıkıntılar var. Tabi filmin yönetmeni ve senaristi Andrew Niccol olunca insan biraz daha beklentiye giriyor. Filmin atmosferini beğendim ancak biraz daha eski İngiltere’den çıkıp günümüze yaklaşsaydı daha iyiydi. Film kendine bir atmosfer yaratmamış, eski ile yeniyi bağlarken de bazı uç noktaları bir araya getirmiş. Bu sebepten dolayı zaman zaman gözüme battı bu durum.

Aslında filmde bir kaç yıl sonra nereye geleceğimiz anlatıyor. Adete uysun diye bende kişisel verilerin korunumu hakkında bir şeyler yazıyorum ama hepsi boş. Olayda tam burada başlıyor Anon’da. Devlet güvenliği gerekçesiyle insanların tüm kişisel bilgileri paylaşılıyor. Bu bilgilerde erişime açık ve kaydediliyor. Yani özel diye bir şey yok. Bu şekilde suçlar en aza indirgenmiş.

Böyle bir dünyada cinayetler işlenmeye başlar ama kayıtlar bu durumu tespit edemez. Çünkü ölen insanların geçmişi izlendiğinde kendilerini ölürken görürler. Bu cinayetleri araştıran Sal Frieland’da oyunun bir parçası olmaya çalışır. Sonu sürpriz olmakla birlikte aslında daha iyi olabilecek, izledikten sonra da geleceğimizi sorgulamamıza yarayacak bir film.

*** Yönetmen / Senaryo: Andrew Niccol Oyunuclar: Clive OwenAfiya BennettMorgan Allen https://www.imdb.com/title/tt5397194/

Interlude (2004)

Animenin açılışı bana çok garip geldi. Karakterler bir sahnede monologa girerek gerçeklikle ilgili değişik şeyler anlatıyorlardı. Bu vesile ile de oturdum izledim. Sanki bana biraz karışık geldi konusu. Daha net toparlansa daha etkili olurmuş ama üstünden yıllar geçmiş. Aslında bu OVA serisi bir mangadan uyarlanmış ama çizerini kısacık arayıştan sonra bulamadım. Sonrasında oyun olarakta piyasaya sürülmüş.

Adını bilmediğimiz ana karakterimiz garip rüyalar gören bir ergendir. Sanki başka bir dünyaya da gidip gelmektedir. Ne olup bittiğine anlam vermeye çalışırken alternatif dünyada bir kızla tanışır. Bu kız bu dünyada yalnız yaşamaktadır. Karşısına çıkan tüm engellere rağmen kızla birlikte ne olup ne bittiğini araştırmaya başlar. Ancak aslında kızla bir araya gelmemesi gerekmektedir. Araştırmaya devam ettikçe yaşadıkları hayat hakkında inanılmaz şeyler öğrenir.

Gerçekliği sorgulatan biraz Inception vari demiyeyim çünkü bu anime daha büyük, onuna yakın bir konuya sahip bir anime. İzlenebilir. **/ Yönetmen: Tatsuya Nagamine Senarist: Akemi Omode Seslendirenler: Houko KuwashimaMami Kingetsu https://goo.gl/BMq9H5

Şahsiyet (2018)

ŞahsiyetŞahsiyet son dönemde izlediğim en iyi Türk dizileri arasında. Tabi bu gibi dizileri televizyonda görmek oldukça zor. O sebepten dolayı hala izlememişseniz buyurun Puhu Tv‘den izleyin. Emin olun ki hiç bir şey kaybetmeyecek üstüne üstlük kazanacaksınız. Şahsiyet nedir aslında öğreneceksiniz.

Dizi, hikayesi, senaryosu, müzikleri, oyunculukları; renkleri, açıları kısacası sinematografisiyle oldukça başarılı. İkinci sezon gelecek mi bilmiyorum ama şu haliyle bile bitse bence zirvede bırakmış olur. Dizinin bölüm süreleri yeterli, her bölüm iyi düşünülmüş iyi yazılmış, ayrıntılara dikkat edilmiş. Bilhassa diyaloglar üzerinde çok düşünülmüş. Tabi dizinin senaryosunu Hakan Günday’ın yazmış olduğunu belirtmem lazım. He ne kadar son bölümlere doğru biraz oldu bittiye getirip finali hızlandırıp keyfimi kaçırsa da vermek istediği mesajı dibine kadar vermiş.

Tabi dizinin son günlerin kanayan yarasını da konu yapması cabası. Ve bu konu öyle güzel işlenmiş mesajlar öyle güzel verilmiş ki her bölümde hayran kalıyorsunuz. Dizinin konusunu anlatmayacağım buyurun izleyin ama bir kaç replik alıntı yapmadan geçmeyeceğim.

“Adalet peşinde koşmak şahsi bir mesele değildir, bir şahsiyet meselesidir.” “Adalet ile hukuğu karıştırıyorsun, tabii hukuk varsa!”

Kesinlikle izlemenizi tavsiye ederim. ****/** Yönetmen: Onur Saylak Senaryo: Hakan Günday Oyuncular: Haluk BilginerCansu DereMetin Akdülger

B: The Beginning (2016)

b beginningNetflix anime işine de el atmış ve izlediğim ilk animesi olan B: The Beginning ile de gönlüme taht kurmuş. Sanıyorum cümle biraz devrik oldu ama bu animeyi, hem konu, hem görsel hemde işleniş olarak oldukça beğendim. Polisiye bilim kurgu biraz iç içe girmiş olay örgüsü dikkatinizi azalttığınız bir bölümde hemen dağılabiliyor ama finale doğru çözülen soru işaretleri ile aslında birden çok bir kaç konu hakkında fikir sahibi oluyorsunuz. Animenin ikinci sezonu da gelecek gibi duruyor çünkü o şekilde bitti. Bakalım bekliyoruz.

Yapılan antik kazılar esnasında tanrı oldukları düşünülen yaratıkların fosilleri bulunur. Bu fosillerden elde ettikleri DNA’lar ile bu yaratıkları yeniden yaratırlar. Tabi ki askeri amaçlı. Bu türden oluşan bir grup hayatını kraliyetin yanında yer alarak düzeni sağlamaya adamıştır. Ama günün birinde cinayetler işlenmeye başlar. Kendini arşive kapatmış zeki polis memuru Keith bu olayı araştırmaya başlar ve bu cinayetlerin sıradan olmadığını anlar. Ve macera başlar.

Olay kurgusu merakta bırakan, hikayenin nereye gideceğini tahmin edemeyeceğiniz bir anime B: Beginning. İzleyin derim. **** Yaratıcı: Kazuto Nakazawa Seslendirenler: Hiroaki HirataHiroki TouchiAsami Seto

Secondhand Lions

Normalde sinema kanallarında da film izlerim. Her ne kadar tonlarca para dökmenize rağmen bu kanallar sürekli tekrar filmleri yayınlasa da (gerçi sürekli benim izlediklerim veriliyor nedense) arada böyle filmlerde çıkıyor içlerinden. Secondhand Lions’da onlardan biri. Filmin yönetmeni ve senaristi ise Tim McCanlies. Bu arada belirtmeliyim ki blogda eskisi gibi film yazmamaya karar verdim bir süre. Tabi bu kararı ne zaman uygulamaya başlarım bilmiyorum. Muhtemelen yazılması gerekenler listesinde bekleyen filmler bittiğinde. Tabi listeye yenileri eklenecektir ister istemez ama izleme yoğunluğunu düşürüp sayıyı azaltma amacım. Gerçi kimi kandırıyorum. FilmEkimi var önümüzde. Neyse…
Okumaya devam et

Shingetsutan Tsukihime

Kara no Kyoukai‘yi izledikten sonra aynı ekibin bir başka yapımı olan Shingetsutan Tsukihime’yi de izleme listeme almıştım. Her bölümü yirmi dakika süren anime 12 bölümden oluşuyor. Animenin hem çizimleri hemde müzikleri bir önceki anime gibi başarılı. Kesinlikle izlenmesi gereken animeler arasında.

Tabi standart usulde anime olunca hikayenin işleyişi de biraz karışık. Tabi hikaye pek hazla soru işareti bırakmadan sonuçlanıyor. Keşke bir kaç sezon daha olsaymış ve hikaye daha ayrıntılı yer alsaymış yada diğer anime gibi her biri bir saat olsa daha iyi olurmuş. Temennileri bırakıp hikayeye geçeyim. Okumaya devam et

Palabras Encadenadas

2003 yapımı İspanyol filminin yönetmenliğini Laura Mañá yapmış. Bu isim senaristler arasında da yer almakta. Filmin afişine bakarak şiddet içerikli film olduğunu düşünmüştür. Tabi yönetmenin adını filmin afişinde tam olarak görememem gerçekten de şiddet dolu bir film izleyeceğimi düşündürmeye başladı bana. Nitekim bu eda ile de başladı.

Film şiddet içerikli değildi. Dakikalar ilerledikçe kurgusu kendine başlıyordu. Tavuk mu yumurtadan, yumurta mı tavuktan çıkar misali suçlu olanın kim olduğu hakkında düşüncelere itiyor. Film izlenimi sırasında küçük beyin jimnastiği yaptırıyor insana. Film izlendiği süre içerisinde sürekli masum ve suçluların değişmesi keyifli bir izlenim sunuyor insana. Okumaya devam et

Texhnolyze

Fena halde bunalım bir animeydi Texhnolyze. Daha ilk dakikalarda zorla izleneceğini belli ediyordu. Ağır hareketler, ilk  bölümlerdeki diyalogsuzluk izleyenlere zor anlar yaşatıyor. Eminim ki ilk iki bölümde animeyi izlemekten vazgeçenler olmuştur. Ancak bu durağanlık ve karamsarlık, insanı sıkarken aynı zamanda meraka düşmesine sebep oluyordu. Ancak şu da bir gerçek ki animede yaratılmış bu sorunlu ve bunalımlı dünya  en iyi bu şekilde hissettirilebilirdi izleyiciye.

Cyberpunk türü olan animede karamsarlığın olmaması olmaz. Bu sebepten dolayı ben de animeyi hiç kendimi sıkmadan izledim. Hayatımda izlediğim en uzun süreli anime olmuş olabilir. Bazen bir bölüm bazen üç bölüm birden ancak beli bir aralığa sıkıştırmadan sağ salim bitirdim animeyi. Zaten izlenebilecek en iyi zamanlama bu olurdu diyebilirim. Belirtmekte lazım ki Texhnolyze herkesin severek izleyebileceği bir seri değil. Çok fazla sabırlı, pek fazla meraklı olmak gerekiyor. Eh seri sonunda tatmin ediyor mu, ben bu konuyu tartışırım…

Hikaye her şeyi ile dünyaya benzeyen ancak yerin altına inşa deney amaçlı inşa edilmiş Lux şehrinde geçiyor. Bu şehirde yapay güneş ile, gece gündüz döngüsü ile tam anlamıyla yeni bir dünya yaratılmış. Ancak şehirde farklı gruplar iktidar kavgasına soyunurlar. Bu gruplar birbirine girerken gruplara üye olmayan halk ise sefalet içinde yaşamaktadır.

Lux şehrinde hayatını sürdürmek için ana karakterlerimizden biri olan Iche para ödüllü dövüşlere katılan bir boksördür. Günün birinde kendisi bir grup adam hırpalar ve onun çaprazlama bir kolunu ve bir bacağını keserler. Iche ölüme göz kırparak Lux sokaklarında dolanmaya başlar. Hatta onu labirent gibi olan bir kanalizasyon isteminin içine atarlar. Iche’nin buradan kurtulmasına Bu karanlık dünyada geçinmek için ödüllü dövüşlere katılan boksör Ichise, bir çatışma esnasında bir kolunu ve bir bacağını kaybeder. Ölümün eşiğinde, ona Ran adında küçük bir kız çocuğu yardımcı olur.

Ran, tilki maskesi ve çekçekli bavulla sürekli şehri dolanmaktadır. En büyük özelliği geleceği görebilmesidir ki bu sebepten dolayı, Lux’ta kendisine çok itimat edilir. Ancak Ran geleceğe dair çok kötü şeyler görmektedir ve bunu kimseye söylemez. Genelde Iche’nin etrafında dolanır. Hikaye aslıda Ran’ın gördüklerinin bize anlatılması olarakta düşünülebilir.

Iche yaralı bir şekilde kanalizasyondan kurtulduktan sonra artık son dakikalarını yaşarken, sarışın bir kadın onu bulur. Doc adındaki bu kadın onun kopan uzuvları yerine mekanik uzuvlar yerleştirerek onu denek olarak kullanır. Bu arada belirtmek lazım ki, Lux’ta bu şekilde mekanikleşmiş insanlar yaşamaktadır. Bu uzuvlara ve kişilere de Texhnolyze adı verilmektedir. Zaten şehirdeki bölünme bu sebepten olmuştur da diyebiliriz.

Iche öncelikle bu uzuvları kabul etmez ama daha sonra avantajlarını da görerek onla yaşamaya alışır. Doc ile beraber çalışan Organo lideri Onishi, Ihce’yi himayesi altına alır. Burada aslında Iche ile birlikte mekanikleşen insanın, aynı insan olup olmama çabasını da görüyoruz. Iche sürekli texhnolyze ile bir savaş içerisinde.

Ortalık o kadar karışıyor öyle büyük bir katliam oluyor ki, şehirde doğru düzgün insan kalmıyor. Bunun sebebi de aslında kafaları ve omurları ile birlikte tüm vücutlarını çeviren güç odaklı grup oluyor. Bu grup hatta yukarıdaki dünyayı bile istila etmeye çabalıyor. Lux’ta yeni bir düzen kurulurken bize de buna seyrici oluyoruz.

Sürekli tekrarladığım gibi zor, izleyicisini seçen bir anime Texhnolyze. Boş zamanlar için eğlencelik demeye alıştım ancak, bu anime için boş zamanlar için bunalımlık diyebilirim. Çizimler, müzikler, senaryo ve kurgusuyla ince ayrıntıları ile anime oldukça başarılı. Meraklılarına tavsiyemdir.

Yönetmen: Hiroshi Hamazaki

Senarist: Chiaki Konaka

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt0409630/

http://en.wikipedia.org/wiki/Texhnolyze