Neverwas

Sinema kanallarını gezerken denk geldiğim bir film Neverwas. Aslında filmi izledikten sonra neden daha önce bu filme denk gelip izlemedim diye merak etmeye başladım. Filmin 2005 yapımı ve yönetmen koltuğunda Joshua Michael Stern var. Filmin senaristi de aynı zamanda kendisi. Film Stern’in ilk filmi ve üçüncü ve son film olarakta jOBS geçtiğimiz günlerde karşımıza çıktı. Yönetmenin ilk filmi Neverwas son filmi de jOBS olunca aslında aradaki gerilemeye şahit olmak beni üzdü. Demek ki yönetmenler bağımsız iş yaparken daha kaliteli şeyler ortaya çıkarıyorlar.

Evil Aliens

Yaz dönemi girerken insanın sıkıntısını almak için B-Movie’ler birebir. Bende bu sıkkınlıkları değerlendirip bu ara B-Movie dozunu arttırdım. İyi mi yaptım. Bence iyi yaptım. Zaten yaz dönemi film izlemekte yazmakta zor. Gerçi izlemek değil ama, yazmak zor. Yazma işlerine bir süre için farklı bir yönden devam edeceğim için haftalık film izleme ve yazma sayısını düşürüyorum bu yazı itibari ile. Boş geçen günler için şurayı takip edebilirsiniz efendim : ). Dönelim filmimize. Filmin senaryosu ve yönetimi Jake West‘e ait. Bu filmden sonra kendisini takip edeceğim ki bu film 2005 yılında çevrilmiş. Yönetmenin bu güne kadar da oldukça kalabalık bir film geçmişi var. Gerçi bunların bir çoğu video belgeseli olarak geçiyor. Video belgeseli de neyse pek anlam veremedim. Evil Aliens adından da anlaşılacağı gibi garip bir film. Bir o kadar da eğlenceli. Uzaylılar var ortada ama tam olarak neden dünyada oldukları da belli değil. Zaten dünyada olma amaçları muhtemelen bizim ekip onları öldürsün diye. Ancak …

All About Anna

Jessica Nilsson‘un 2005 yılında çektiği piyasada video filmi olarak dolaşan yapım All About Anna. Film romantik komedi türünde lanse edilse de romantik olabilir ama komik olduğunu düşünmüyorum. Öncelikle söylemeliyim ki filmde bolca erotik hatta pornografik sahne mevcut. Filminde bir bayan tarafından çekilmesi ayrıca dikkatimi çekti. Cesaretini tekdir ettim. Filme pornografik derken aslında literatürümüzde yar alan “konulu porno” tabirini kullanabilirim. Yani iki kelam saatlerce süren sevişme sahneleri yerine tam tersi kullanılmış. Tabi filmi erotik olarakta sınıflandırabiliriz ancak izlediğimiz sahnelerin bir çoğu da pornografiye çalıyor. 

Kimyô na sâkasu

Japon korku sinemasının büyük ustalarından Shion Sono‘nun 2005 yapımı filmi Kimyô na sâkasu. Bu filmde Sono’nun diğer filmleri gibi izlemesi zor bir film. Sonu bu kez filminde gerçek ve hayal arasındaki ince çizgiye başarılı bir şekilde değinmiş. Tabi bu değiniş her zamanki gibi rahatsız edici biçimde olmuş. Film uluslar arası arenada Strange Circus adı ile tanınıyor. He ne kadar filmin bütünü anlayıp sirk mevzusuna anlam veremesem de aynı zamanda şair olan Sono’nun bir yerlere bir şekilde göndermeler eklediğini düşünüyorum. Kimyô na sâkasu’nun hayal ve gerçekliğe açılan zor bir film olduğunu söylemiştim. Ancak yönetmen bu iki durum arasında başarılı bir şekilde geçiş yapmış. Filmin gerçekle halay arasındaki geçişlerini fark ediyor ancak onların birer gerçek olduğu izlenimini üzerinizden atamıyorsunuz.

Batalla En El Cielo / Cennette Savaş

Batalla En El Cielo hakkında düşünmeye çalıştığım ama nasıl bir kulp tutturacağımı bilemediğim bir film. Film 2005 yapımı yönetmen koltuğunda ise Carlos Reygadas var. Aynı zamanda film 2005 yılında Cannes’te büyük ses getirmiş. Ses neye getirdi bilmiyorum ama film öyle oturayım keyifli bir film seyredeyim diyorsanız baştan söyleyeyim bu filmden uzak durunuz. Filmde asıl sorun uzun uzadıya giden durağan sahneler. Filmin süresi 96 dakika pekala siz bu filmi anlatmak isteneni yarım saate sığdırabilirsiniz. Anlatmak istenen derken filmde verilmek istenen bir alt metin de yok. Yönetmen sadece önermede bulunmuş siz kalanı aklınızda tamamlıyorsunuz. Ana karakterin ne iş yaptığından bi habersiniz mesela. General’e çalışıyor ama şoför müdür, işleri ile uğraşan biri midir belli değil. Kişisel çalışanı ise bayrak töreninde ne işi vardı? Bunun gibi sorulara cevap aramaya bol vakit buluyorsunuz filmde. Film bir olay ardından donuklaşırken olay hakkında düşünmek için fırsat tanıyor size.

Noroi

2005 yapımı başarılı bir Japon korku filmi Noroi. Yönetmen koltuğunda ise Kôji Shiraishi var. Kôji Shiraishi’nin bir özelliği de dönemin popüler filmlerini iyi analiz etmesi ve bununla birlikte başarılı yapımlar ortaya çıkarması. Noroi aktüel kamera kullanımı sayesinde The Blair Witch Project’ten etkilenirken,Gurotesuku ile Saw serisinden etkilenmiş. Tabi bu etkileşimler oldukça başarılı. Noroi belgesel tadında çekilmiş. Kurgusu oldukça başarılı. Ufak tefek noksanlar dışında kesinlikle başarılı bir kurmaca belgesel. Hikaye Masafumi Kobayashi etrafında dönüyor. Filmin ilk başlangıcında Kobayashi hakkında bir bilgilendirilme yapılıyor. Kobayashi doğa üstü olayları araştıran bir gazetecidir. Hazırladığı son belgeselden sonra evi yanmış ve bu yangında karısı yanarak ölmüştür. Kobayashi iste yanan evde bulunamamış polis kayıp ilanı vermiştir. Daha sonra film Kobayashi’nin son hazırladığı Lanet isimli belgesele döner. Kobayashi, Junko Ishii hakkındaki bir kadının kötü güçleri olduğunu düşünmesi sebebi ile araştırmalara başlar. Kadınla konuşmak ister ama kadın onu kovar. Hakkında komşularından bilgi alır. Ancak kadının hakkında bilgi veren tüm komşuları bir süre sonra ölmektedir.

Kwang-sik-i Dong-saeng Kwang-tae

Kore Filmi aş ermeye başlamışken arşiv içerisinde bulup izlediğim film Kwang-sik-i Dong-saeng Kwang-tae (When Romance Meets Destiny). Aslında böyle bir aş ermeyi tatmin edecek film değildi. Ancak uzun zamandır duymadığım Korece’yi duymak bana mutluluk verdi desem yalan söylememiş olurum. Kwang-sik-i Dong-saeng Kwang-tae aslında pek özelliği olmayan sıradan bir film. İki kardeşin aşk hayatlarına göz atmış. Burada dikkati çeken nokta ise büyük ve yakışıklı olan kardeşin umutsuz bir platonik aşkın üzerine, kardeşinin hovarda olması. Yıllardır abisinin çektiği acı üzerine mi bu duruma gelmiştir bilinmez ama filmin özeti bu. Film üç bölümden oluşuyor. Büyük kardeşin hikayesi, küçük kardeşim hikayesi ve ikisinin birleşkesi.

Back to Top