Event Horizon

Filmi televizyon kanallarında denk gelerek izlemiştim ancak ancak Türkçe dublaj ve sürekli reklam arasında film izleme uğraşıyla bir filmi ne kadar izleyebilirsiniz ki? Film banada o dönem için sıradan bir film gelmişti. Ancak geçtiğimiz günlerde aklıma takılan bir konunun araştırmasını yaparken (evet kara delikler falan ne alaka değil mi?) bir sebep bu filme ulaştım ve yeniden izlemeye karar verdim.

Om Shanti Om

Bir süredir Hint filmi izlememişken bu arayı Om Shanti Om ile sonlandırmak çok büyük keyif oldu benim için. Gerçi bir süredir diyorum ay başında izlemiştim. Tabi şöylede bir durum var. Ben böyle Hint filmlerini izleyince acayip kıl oluyor ve kıskanıyorum. Adamları beğenmeyiz ama bir gerçek var ki adamların yaptıkları işler bizden kat kat iyi.

Gomeda

Gomeda… Gomeda… Gomeda… Nedir Gomeda diye lafa gireyim. Filmi bir kaç televizyon kanalında gecenin bir yarısında denk gelmiş tamamını hiç izlememiştim. Ağır konusu anlayamadığım diyaloglar filim aklı selim kafa ile oturup izlememin daha iyi olacağı konusunda şartlandırmıştı beni. Eh bende aynen öyle yaptım. Geçtiğimiz günlerde izleyecek film ararken internet sitelerinde bolca çıktı Gomeda karşıma. Eh o zaman oturup izleyeyim dedim. Film hakkında çok fazla da araştırma yapmadım açıkçası. Sadece filmin yönetmenine baktım.

Decoys 2: Alien Seduction

İlk filmin biraz değiştirilmiş hali ile karşı karşıyayız. Tabi ilk filmin çekilmesinin üstünden üç yıl geçtikten sonra gençleri olayı biraz daha aşmış olarak görüyoruz. Lakin bu filmde sanki gençlerin yaş ortalaması biraz daha düşmüş gibi geldi bana. Yani anlayacağınız daha fırlama ve daha gençler var karşımızda. Bu filmde aslında ilk filmin akışına ayak uydurmuş. İlk filmdeki gibi kahramanlarımızdan birinin yanında bir kız vardır ve ikisi beraber değildir. Aynı şekilde Çocuğun grup arkadaşları ilk kim kimle yatacak diye iddiaya girerler. Tabi iş biraz daha teknoloji çağına yakın olunca bilgisayardan program yapmalar ekibe ücretli üyelikler de söz konusu olur. Yani masum bir şekilde başlayan iddia alır başını büyür. Bu arada uzaydan gelen güzel yaratıklarda kendileri için erkek bulmaya devam ederler. Tabi onlar için önemli olan çiftleşmek ve soylarını devam ettirmektir.

Kara no Kyoukai

空の境界 Anime izleme olayında ara vermişken hızlı bir dönüş yapıp ikinci animemi de geçen gün bitirdim. Belirtmeliyim ki bu anime diğerlerinden biraz farklı. Bu farkılıklardan en başında süresi yer alıyor. Her bölüm yaklaşık bir saat. Yani her bölüm film tadında çıkıyor karşımıza. Kara no Kyoukai ilk kez Kinoko Nasu tarafından yazılmış, Takashi Takeuchi tarafından çizilmiş bir çizgi roman olarak karşımıza çıkıyor. Kitap yedi bölümden oluşurken karşımıza çıkan anime de yedi bölüm oluyor. Aslında her kitabın bir filmi var diyebiliriz. Kitap 1998-1999 yılları arasında yayınlanıyor ama anime biraz daha uzun süreli devam ediyor. Anime 2007’de başlayıp 2009’a kadar bölüm bölüm sürüyor. Bir de geçtiğimiz sene yapılan sinema filmi var. Tam bilmemekle beraber muhtemelen benim anime dediğim bölümler de sinema salonlarında yayınlandı. DVD paketinin içinde eğlenceli sinema uyarıları bile mevcut.

Sis ve Gece

Ahmet Ümit romanlarını okumaya başlamışken birde romanların film uyarlamasını izleyeyim dedim. Sanıyorum bu Ahmet Ümit kitaplarının ilk sinema uyarlaması. Baştan söyleyeyim keşke hiç uyarlamasalarmış daha iyiymiş. Bilhassa romanını filmi izlemek için okumamıştım ve doğru yapmışım. Şimdi bile filmi izlerken kahroldum romanı okusaydım ne olurdum bilmiyorum. Oyuncu kadrosu iyi olmasına rağmen yönetmen nasıl olmuşta bu oyuncu kadrosunu bu kadar başarısız bir şekilde yönetmiş anlayamadım. Zaten romanın bir kurgusu var. Az çok Ahmet Ümit romanlarını üslubunu da bildiğimden kendisinin böyle bir kurgu yapacağını düşünmüyorum. Ancak yönetmen hikayeyi almış resmen boş bir hale getirmiş. Ne bir merak uyandırıyor izleyende ne de aksiyonundan dolayı izleyiciyi içine çekiyor.

Kuchisake-onna

Ünlü Japon korku ustası Kôji Shiraishi‘in 2007 yapımı filmi Kuchisake-onna ( 口裂け女, Slit-Mouthed Woman). Film Japon sehir efsanesinde uyarlanmış. Efsaneye göre şiddet gören yüzü yarık bir kadının ruhu ortalıkta dolanmaktadır. 1979 yılında yayılmaya başlayan efsane insanların “ben de gördüm” demesi üzerine büyük paniğe neden olmuş. Çocuklar gurup halinde dolaşmaya başlamış bu sebepten dolayı polis sürekli devriye atar duruma gelmiş. Tabi efsane hala anlatılmaya devam ediyormuş. Bu sayede bir çok oyun, manga, filme malzeme olmuş. Kôji Shiraishi’de bu malzemeden mahrum kalmak istememiş. Filmin Kôji Shiraishi’en sakin geçen filmlerinden olduğunu söylemeliyim. Bu durağanlığın sebeplerinden biri de biraz daha fazla duygusal öğelere yer vermiş olması. Bu sebepten dolayı kısmen film sıkıcı olabiliyor.

Back to Top