Arundhati

Bir süredir korku filmi izlememiştim. Bir süredir Hint filmini de izlememişken bari bir Hint korkusu izleyeyim dedim. Araştırırken 7,2 IMDB puanlı Arundhati’ye denk geldim. Puanda bu kadar yüksek olunca izlemeye başladım. Arundhati aslında bir Hint tanrıçası. Bu filmde de ona değinilmiş. Ana karakter olan Arundhati’de halk tarafından kutsal sayılan biri. Film hem geçmiş hem gelecekte geçiyor. Filmin süresi yine uzun ama hem geçmiş hem gelecek derken hikaye hızla akıyor. Hint filmlerinin olmazsa olmazı danslar da mevcut ancak sayıları az ve mantıklı yerlerde. Göz ardı edebiliyorsunuz.

Where the Wild Things Are

Yine bir uçak yolculuğu sırasında Spike Jonze‘un izlemediğim bir filmine denk geldim. Tabi yönetmeni görünce kendimi de izlemekten alıkoymadım. Film Maurice Sendak‘ın kitabından uyarlanmış. Tabi nasıl bir uyarlama pek yorum yapamayacağım ama, filmde sanki biraz eksikler var. Buna rağmen Spike Jonze, büyüklerin gözünden küçüklerin dünyasını onların düşündüklerini ve psikolojilerini çok güzel anlatmış. Filmle birlikte zaman zaman bende çocukluk hayallerime uzanmadım desem yalan olur. Evet filmde bir şeylerinin eksiliğini hissettim ama bunun tam olarak adını da koyamam. Max üzerinde çokta ilgi olmayan bir çocuktur. Aslında o kendisi ile ilgilenilmesini ister. Bir gün annesinin arkadaşı evdeyken Max zıvanadan çıkar ortalığı havaya kaldırır. Annesinin ona kızınca da evden kaçar. Bu kaçış bir sandala bininceye kadar devam eder. Max sandala biner ve denize açılır. Ancak tam bu sırada bir fırtına kopar. Max boğulmakla yüz yüze kalır.

Kynodontas

Kynodontas 2009 yapımı ilginç bir film. İlginç olmasının başlıca nedenlerinden biri Yunanistan gibi dini bütün bir ülkenden çıkmış olması. Kynodontas’ın yönetmen koltuğunda  Yorgos Lanthimos var. Filmin türkçesi Köpek Dişi. Hikaye ve kurgu olarak iyi düşünülmüş bir film. Filmi izlerken zaman zaman neden diye sorgulasakta, filmin sonunda derin düşüncelere dalıyor insan.

Aoi Bungaku

Doğrusunu söylemek gerekirse Aoi Bungaku çok ağır bir anime. O bildiğimiz animelerden çok daha kasvetli ve ağır işleyen hikayelere sahip. Hikayelere dedim bunun sebebi, Aoi Bungaku’nun hikayesinin altı Japon edebiyat klasiğinden uyarlanmış olması. Ben uyarlamaları ve çizgileir çok başarılı buldum. Tabi tarz olarak farklı olduğundan ilk bölümlerde adapte olmakta biraz zorlandım ama sonrası çorap söküğü gibi geldi. Benim en sevdiğim hikaye ise son hikaye oldu. Her yönden kasinlikle serinin en iyisiydi diyebilirim.

Hon

Bir süredir Kore dizisi izlemediğimi fark edip (bu arada nedense dizi araları az olsa da bana uzunmuş gibi geliyor) araştırmalara girdiğimde ah bu dizi hem de korkuymuş deyip başladığım bir dizi Hon. Memnun kaldım mı, diye sorarsanız eh yani fena değildi diyebilirim.

Athena Goddess of War / Athena Goddess of War The Movie

IRIS / Iris The Movie‘nin başarısının ardından SBS kanalında gösterime giren Athena Goddess of War Iris’i temel almakla birlikte farklı bir hikaye ile karşımıza çıkıyor. Dizide sadece bir kaç karakteri Iris ile eşit olarak görüyoruz. Hikaye aynı temellere uzansa da her ikisi de farklı bir yapım olarak karşımıza çıkıyor. Genel olarak iki yapımı kıyaslamaya girdiğimde Iris daha başarılı diyebilirim.

IRIS / Iris The Movie

Iris uzun zamandır izlemeyi beklettiğim diziler arasındaydı. Biraz gözüm korkmuştu. 20 bölüm birer saatten yirmi saati diziye bağlamak açıkçası o dönem itibari ile pek mantıklı gelmemişti bana. Yaz döneminin girmesi ile hiç bir şey yapmak istemeyen bünyeye bu dizi iyi gelir dedim. Dizi hakkında yorumları okuyunca Güney Kore’nin en bütçeli dizisi olduğunu gördüm. Bununla birlikte ardından bir film çekilmiş geçtiğimiz sezon itibari ile de ikinci sezonu televizyonda boy göstermiş. Bununla birlikte dizinin devamı niteliğinde farklı isimde diziler de çıkmış ortaya. Bu merak sebebi ile diziyi izlemeye hatta dizi ile bağlantılı tüm seriyi izlemeye başladım.

Back to Top