buralarda yokken izlediklerim

Amour (2012) Filmin yönetmen koltuğunda usta isim Michael Haneke var. Tabi ki aynı zamanda filmin senaristi de. 2013’te film, yabacı dilde en iyi film Oscar’ını almış. Kadroda çok iyi. Zaten az da gözükse Isabelle Huppert isminin olması kafi benim için. Bu bağlamda oyunculuklar oldukça başarılı.  Bir Haneke filminden aksiyon beklemiyorum ama zaman zaman film akmadı sanki. Bir sonuca ulaşacağını hissediyorsunuz ama o sonuç bir türlü gelmiyor. Tabi içerik olarakta boş bir film değil. Zaman zaman kendinizi karakterlerin yerine koyup ben olsam ne yapardım diye düşünüyorsunuz. Ben filmde anlatılanları aşktan çok, fedakarlık olarak tanımlayabilirim. Evet insan yapmayabilir mi o ayrı bir konu ama bu fedakarlıktan öte gitmez. Tabi burada aşkın anlamını tekrar düşünmek gerekir. Sanırım Bi Köşe’ye yeni bir konu çıktı. Filmin en çarpıcı yanı ise bir cinayetin meşrulaştırılması. Aslında o durumda pek acımıyorsunuz. Hatta iyi oldu, kurtardı gibi yorumlar da yapabiliyorsunuz. Çok üstü kapalı yazdım. Kısaca hikayeye değineyim. Georges ve Anne seksen yaşlarında emekli …

Upside Down

Filmi geçtiğimiz günlerde bir gece yarısı televizyonda yayınlanırken gördüm. Nasıl ya, derken filmin görüntülerine, o fantastik ortamına hayran kaldım. Tabi film televizyonda izlenecek türden değildi biraz bakındıktan sonra daha aklı selim kafayla reklamsız izlemeye karar verdim. Tabi Kirsten Dunst‘ınh filmde olması da ayrı bir durum. Film 2012 yapımı. Yönetmen koltuğunda ise Fernando Solanas‘ın oğlu Juan Solanas var. Filmin senaristi de kendisi. Filmin görselliğine mekan tasarımına ve fikrine bayıldım. Bunlara bayılmama rağmen film olmamış. Tüm bu saydıklarımın üzerinde çok fazla durulurken filmin hikayesi kaçmış ve klasik bir zengin kız fakir oğlan klasiğine dönmüş film. Bu durumda merak cezbederek izlenen filmden hayal kırıklığı ile ayrılmamıza sebep oluyor. 

Dakara Boku wa, H ga Dekinai

Dakara Boku wa, H ga Dekinai (So, I Can’t Play H! だから僕は、Hができない) oldukça eğlenceli bir anime. Güzel hatunlar ve bol bol popo ve göğüs içerdiğinden erkeklerin daha çok dikkatini çekeceğinid üşünüyorum. Bununlar birlikte sapık olana ana karakterimiz aslında sapıklığın gelip geçici aslıl olanın sevgi ve aşk olduğunu anlatıyor bize. Yani kısaca animenin ana fikri bu.

Dracula 3D

Efsane yönetmen Dario Argento‘nun 2012 yılında çekmiş olduğu film Dracula 3D. İsimden de anlaışlacağı gibi film 3D çekilmiş elbette ben filmi 3D olarak izlemedim ama izlemek isteseydim ne hissederdim bilemiyorum. Yani bana çok fazla 3D’lin çekimler varmış gibi gelmedi. Herçi Dario Argento’nun mekan kullanımındki ustalığını düşnürsek, mekanları tatmak için pekala film 3D izlenebilir.

Bana Bir Soygun Yaz

Biray Dalkıran‘ın 2012 yılında çektiği komedi filmi Bana Bir Soygun Yaz. Gerçi Biraz Dalkıran’ın neden komediye daldığını pek anlamış değilim korku ile başladı, fantastik süsü verilen romantik komedilerle devam etti, sonra korkuya döndü, derken polisiye bir dizi çekti ve birden komediye döndü. Neyse sanıyorum kendini her türde deniyor. Bu filmde de komedi olarak karşımıza çıktı.

Anazâ (Another)

Ben yine korku içerikli ne bulabilirim diye düşünürken bu animeye rastladım. Nedir benim bu korku merakım anlamış değilim. Şöyle adam gibi korksam da bir daha yanına yanaşmasam bu korkunun. Son diyeceğim budur. Gerçi yazıyorum da ben, garip bir durum olurdu sanırım. Neyse animemize dönelim biz.

Back to Top