Stefan Zweig – Satranç

Stefan Zweig’in okuduğum ilk kitabı ve yazarın da son kitabı. Bu kitaptan sonra kendisi eşi ile birlikte intihar etmiş. İkinci dünya savaşı döneminde yaşayan yazar Nazi yönetimi tarafından ülkesinden sürülmüş. Bu sürgün esnasında da bu kitabı yazmaya başlamış. Zweig’in intihar etmesinin sebebi o dönem yaşanan insanlık dramı kalarak görülüyor. Satranç’da bu durumu oldukça güzel bir şekilde okuyucusuna aktarmış ve o dönem yaşalanlar üzerinden başarılı bir psikolojik tahlil çıkarmış. Anlatım dili ve insan psikolojisini betimlemedeki ustalığı kitabın keyif, merak ve üzüntüyle okumanızı sağlıyor. Aslında çok kalın olmayan bir kitap Satranç. Buna rağmen içinde o kadar çok karakter var ki her biri hakkında merak uyanıyor okuyucuda. Hemen hemen herkesin hikayesine de merak bırakmayacak şekilde değinilmiş. Hikaye iki arkadaşın New York’tan Buenos Aires’e gemi yolculuğu yapmasıyla başlıyor. Gemide ise iş adamları, sosyetenin önde gelenleri ve gazeteciler var. Tabi bir de dünya satranç şampiyonu Mikro Czentovic gemide. Hikaye öncelikle Mikro Czentovic hikayesini anlatıyor. Çocukluğundan …

Muazzez İlmiye Çığ – Kur’an, İncil, Tevrat’ın Sumer’deki Kökeni

Tabi şimdi kitap bir araştırma-inceleme kitabı olunca benim de hakkında yazacaklarım pek fazla olmuyor. Bunun dışında sadece yazarı kısaca tanıtabilir ve kitaptan alıntılar yapabilirim. Aslında bu kitap herkesin okuması gereken bir kitap. Üç büyük kitap dediğimiz ve dünya üzerindeki bir çok insanın inandığı dinlerin milattan önce 2000-4000’lere dayanan hikayelerini anlatıyor bu kitap. Ünlü Sumerolog Muazzez İlmiye Çığ yaptığı araştırmada Sumer tabletlerinde ve uç kutsal kitapta geçen olayları karşılaştırmalı olarak anlatmış. Tabi okuyunca hayretler içinde kalıyorsunuz. Peki kimdir Muazzez İlmiye Çığ? 20 Haziran 1914 Bursa doğumlu. Şu an yaşayan bir kutsal hazine gibi. Çeşitli ülkelerde çalışmış ve 15 kitap ,100’ü aşmış makaleye imza atmış. Ne yazık ki yazdıkları Türkiye’de pek hazedilmeyince hakkında davalar da açılmış. İstanbul Arkeoloji Müzesinde bulunan Sumer, Akad, Hitit dillerinde yazılmış 74 bin çivi yazılı belge üzerinde 33 çalışmış ve emekli olmuş. Tabi pek dumamışta. Daha bir kaç sene öncesine kadar televizyonda programı vardı kendisinin. Umarım kıyıda köşede kalan çalışmaları …

Yiğit Okur – Hulki Bey Ve Arkadaşları

Yine uzun bir süre önce ders kapsamında okuduğum bir kitaptı Hulki Bey Ve Arkadaşları. Tabi o dönem yine instagram’da bir alıntı yapmışım. Önce onla başlayalım; View this post on Instagram A post shared by Resül Efe (@re.efe) Üstünden aylar geçtikten sonra beli aklımda hikayenin tamamının kaldığını görüyorum. Bu da zaten kitabin ne kadar güzel ve akıcı olduğunun kanıtı. Gerek zaman geçişleri, gerek mekan anlatımları okurken sizi tam anlamıyla kitabın içine sokuyor. Kitabın tüm karakterleri ile birlikte, sizde onlardan biri oluyorsunuz. Yiğit Okur, Galatasaray Lisesi mezunu bir avukat. Zaten kitapta anlatılanlar da Galatasaray Lisesi öğrencileri ve öğrencilerin mezuniyet sonrası ilişkileri. Yazarın ailesi de üç kuşak avukat olunca sanıyorum kendisi de bu sebepten dolayı avukat olmuş. Bağdaştırmak nasıl olur bilmem ama kitapta da böyle bir karakter var. “O Zaman Kim Söyleyecek Şarkıları” 2003 yılında Haldun Taner Öykü Ödülü, “Deniz Taşları” romanı ise 2005 Yunus Nadi Roman Ödülü’nü almış. Tabi Hulki Bey Ve …

Murat Gülsoy – Sevgilinin Geciken Ölümü

Evlilik böyle bir şey Cem. Evlendiğin insanın her şeyinin sahibi olmak istiyorsun. Üstelik bu çok meşru bir istek sayılıyor. Yani çevrendeki herkes böyle düşünüyor. Sevgilinin aklından geçenleri bile bilmek istersin. ‘Sevgilim ne düşünüyorsun?’ En sık sorulan sorudur bu. Ne düşündüğünü bilmek istemek… Aslında bilmek bir anlamda sahibi olmak demek. Bir süre sonra da alışıyorsun. Nasıl olsa bilinebilecek her şeyi biliyorum, diye yaşamaya başlıyorsun. Oysa… Murat Gülsoy – Sevgilinin Geciken Ölümü Ben aslında daha çok Murat Gülsoy kitabı okuduğumu düşünüyordum ama blogta yazdığım sadece bir tane varmış. O kitabın eleştirisinde de (aslında pek eleştiriyor sayılmam sanırım) biraz ortada kalmışım. Orada hikayenin kurgusunu ve karakterleri beğenmiştim. Burada ise kurgu ve karakterler hakkında bazı tereddütlerim var. Birazdan Kitap Arkasında da okuyacaksınız aslında bu karakterler “Bu Kitabı Çalın” romanından kalan karakterler. Ben bu kitabı okumadım belki de o yüzden karakterleri çok fazla canlandıramadım gözümde. Ancak mekan anlatımı ve psikolojik tasvirler başarılıydı diyebilirim. Ana hikaye …

Ferhat Uludere – Sayıklamalar

İkidir bilmediğim ya da bildiğim, yazar kim olursa olsun, dış görünüşünü merak ettiğimi fark ettim. Zaten hep ederdim de ayrı bir araştırma isteği geldi bana. Bundan sonra da kitabin yanında yazarının resmini de yayınlamaya yarar verdim. Evet okuyarak düşüncelerini tanıyoruz ama şöyle bir görünüşünü de bilelim değil mi Sonuçta kitaplar kadar yazarları da önemli.  Sayıklamalar’ı da aylar önce okumuştum ve Instagram’da bir alıntı yapmışım. Onu yayınlayıp kitaba geçeyim. View this post on Instagram A post shared by Resül Efe (@re.efe)   Sayıklamalar Sayıklamalar Ferhat Uludere’nin ilk kitabı. 2002 yılında yayımlanmış kitap 2015 yılında yeniden basılmış. Ferhat Uludere’nin daha önce 1001 Fıçı Bira ve Son 11 kitaplarına yer vermiştim. Bir kitapta burada yazılmak için bekliyor. Tabi Sayıklamalar’a göre 1001 Fıçı Bira ve Son 11’in daha akıcı ve keyifli olduğunu söylemeliyim. Bir gerçekte Sayıklamaların bir öykü kitabı olarak çoğunlukla karamsar hikayelere sahip olması. Şimdi buna kendimden pay çıkartırsam evet aslında yazarın kitabı çıkardığı dönemde bu şekilde …

Knut Hamsun – Açlık

Yine uzun süre önce ödev kapsamında okuduğum kitaplardan biri Açlık. Uzun süre dedim gerçekten neredeyse bir yıl olmuş. Ama kitabın tüm hikayesini anlatımını hatırlıyorum daha dün okumuş gibi. Arkadaş bu kitap ne sıktı beni, nasıl daralttı içimi. Knut amcayı yakalayıp resmen kafasına kafasına vurasım geldi. Tabi benim bu hissiyatı yaşama sebeplerinden biri Knut Hamsun’ın ayrıntılı anlatımı, aç, susuz sefil halde dolanırken, gururunu kibrini bir gram yere bırakmaması. Öyle ki açlıktan ölmemek için kendi parmağını kesip kanını içen bir adam, eline para geçince bol bol harcayabiliyor. Adam o kadar aç ki düşünün yemek yediğinde midesi kabul etmeyip çıkartıyor. Biraz da Knut Hamsun’dan bahsedersek, Norveç’in Nobel almış kalemi kuvvetli yazarlardan biri. Ancak sadece edebi yönüyle değil, sosyal, siyasal yaşantısı ve açıklamalarıyla da çok gündemde olmuş. İkinci Dünya Savaşında Hitler ile görüşme yaptığı ve onların tarafını tutan açıklamalar yaptığı için kendi milleri tarafından da protestolara neden olmuş. Tabi kitabın anlatımının etkileyici olma sebeplerinden biri …

Dört Anlaşma: Toltek Bilgelik Kitabı – Don Miguel Ruiz

Kitap yorumlarının bir kaç satırı nedense durum izahıyla geçiyor. Bu kitapta aynı şekilde olacak. Yine üzerinden aylar geçmiş bu kitabı okuyalı. Yine instagramda buldum. Hemen kopyaladım buraya. Blogta kişisel olaylara çok değinmiyorum ya bu kitapta ödev olarak verilmişti vakti zamanında. Aslında biraz daha kişiselleştirme olayına girsem mi biliyorum. Kafam çok karışık. Artık nasıl gelirse o şekilde devam edeceğim. Bir aralarda direkt cep telefonundan anlık paylaşımlarım oluyordu belki de ona devam ederim. Ama bu hafta daha sık paylaşımım olacağı kesin. Aman neden bu kadar kasıyorum ki.   Dört Anlaşma: Toltek Bilgelik Kitabı – Don Miguel Ruiz Bu kitabı ödev olarak okumuştum demiştim ödevde kitap için bir kitap arkası yazmaktı. İşin kolayına kaçıyorum yani. Normal şartlarda böyle kişisel kitapları okumaktan pek haz etmem. Okumuşluğum da vardır aslında ama bana bilinmedik dışında pek bir şey anlatmadı. Tabi anlatılanlar da zaten olması gerekenlerdi. Bu arada benim kitap arkamın kelime kısıtlaması vardı. Yani her şey …

Back to Top