Pazartesi Sendromu Kuşağı

Sürekli bir yerlerim ağrıyor. Dün ise bunlara bir yenisi eklendi. Sol omzum boyun hizasından itibaren ağrılı, sancılı. Yaşlılıktan olsa gerek ki vücut artık yavaştan isyan etmeye başladı… Vay be böyle mi çürüyecektim… Son dönemde müthiş bir şekilde Koreye kültür, sanat ve edebiyatına takmış duurmdayım. Hatta tez zamanda Seul’e gidip yerleşme fikri bile gezinir oldu kafamın içersinde. Boş yer çok nasılsa gezinecek şeylerin sayısıda fazla orantılı olarak. Evet yavaş yavaş alıştırma yapmak lazım Misa’dan bir parça daha ekleyeyim şuracığa. Böyle giderse tüm albüme yer vereceğim 🙂  Please go back – Jeong Jae Wook

Pazartesi Sendromu Kuşağı

Durmak yok yola devam sloganıyla başlıyorum bu haftaya. Ne kadar sesimizi kesmeye çalışsalarda susmayacağımızın bir kanıtıdır bu. Hani evirip çevirip kendilerine sokmak (ayıp olmasın iade etmek) gibi birşey bu. Tam tasarımla uğraşıp düzeltecektim ki bu olay kabak gibi patladı. şimdi wordpresse geçip özel bi blog alanı mı oluştursam diyorum… once bir kaç uyarlamadan sonra. yok ama canım biz yasaklı da güzeliz. Bugün sizlere seçtiğim şarkı son birkaç gündür izlediğim I’m Sorry, I love You (Mianhada, Saranghanda) dizisinden. Fİlmleri kadar etkili bulmasam da dizi birden bağladı beni kendine. ahh izlemeli izletilmeli kanımca… Dizi ile ayrıntılı Türkçe kaynağa buradan, İngilizcesine şuradan, orjinal sitesine de oradan ulaşabilirsiniz —-> http://www.kbs.co.kr/drama/misa/ Şarkımız ise aşağıda… Snow flower – Park Hyo Shin

Pazartesi Sendromu Kuşağı

Kaç gündür sessim çıkmıyor. Ciddi ciddi sanırım sesim de kısılmış. Cuma akşamını yolda geçirdim, cumartesi sahabı inip, uyuyup hemen daha günü karartmadan rakı sofrasona oturup, ertesi güne kadar içince haliyle yeni ayılıyorum. Eh şimdi herşey normale dönmeye başlamışken yine pazartesi sıkkınlığı kapımdayken, daha öncede youtubedan link vermiş olabilirm ama sabah sabah bir Dhafer Youssef parçası dinletmek istiyorum. Diaphanes şu linkte…

pazartesi sendromu kuşağı…

yaklaşık 20 dakika sonra pazartesi ve sırf pazartesi diye ben yine uyuyamıyorum. sinir oluyorum bu pazartesilere. sırf bu pazartesiler yüzünden istifa edeceğim yakında. gerçi hafta sonu düzenim fena şaşıyor ama, insan 2 gün yaptığı düzen değişikliğine bu kadar çabuk alışır mı? 5 güne alışamıyorum ben. neyse yarına hazırlık olsun diye iki şarkı seçtim. İlki Paris Je T’Aime film müziklerinden La Même Histoire (Feist), ikincisi ise, Sevgilim İstanbul filminden, Log Books – Yorgos Seferis (Nikos Kypourgos).

Back to Top