11:18

Zaman zaman hava esiyor ve yağmur atıyor.  Yaşamı zorlaştıracak kadar değil tabi. Atık geçiyor. Dün akşam üstü tam anlamıyla otele yerleştikten sonra kendimizi suya attık.  Önce deniz sonra biraz da havuz,  hafif yağmur atarken odalara çekildik. Akabinde yemeğe gidiş. Tercihimiz yine sokak satıcıları yönünde oldu. Bu kez devasa bir balık,  mini ahtapot ve karides ile kapattım geceyi.  Üzerine bir de dragon meyvesi. Yine çok tazeydi ürünler. Dev balığın etrafı kalın tuz ile tuzlanmış ızgarada pişiriyorlar. Sunum iyi olmasa da oldukça lezzetli.  Zaten bulduğun bir köşede oturup yiyorsun.  Bu arkadaşlarda ıslak mendil kültürü yok,  peçeteler de bizim peçetelerin nerdeyse üçte biri.  Sektöre girmek lazım. Akşam market alışverişi yaparken Pakmaya gördüm. Ne alaka dedim kendi kendime. Bana çok ilginç geldi.  

16:48

Adaya geldiğimizden beri bu ilk yazım.  Malesef kötü bir hava karşıladı bizi dün. Ancak bugün fena değil. Hava sıcak olmasına rağmen biraz rüzgarlı.  O da yer yer nasıl oluyorsa. Olana baktık okyanus biraz hırçın ama sörf yapacak kadar değil.  Tabi bu arada ben anlamam sörften o ayrı bir mesele. Biraz sakin geçirdik günü.  Zaten benim belim izin vermekte zorlanıyor bana.  Sürekli bi mızmızlanma. Phuket’te iki ayrı otelde kaldık. İlk otelimiz güzel bir oteldi ama apartman gibiydi ama konsept süperdi. Paylaşayım dedim. Dün akşam tamamen yerel halk gibi davrandık.  Sokak satıcılarından yemek alıp herkes gibi oturduk bi köşeye yedik.  Oh mis gibi.  Hayatımda yediğim en taze yiyecekler bunlardı.  Diğerleri yalanmış. Nasıl mesudum anlatamam. Bu arada bu gün ilk kez kahvaltı yaptık ?

20:16

Motosiklet kiralayıp gezmek iyi bir fikirdi. Zaten zaman zaman herkesin yaptığı şeyler iyi oluyor. Gezinin en güzel kısmı da, karada ahşap bir gemi kısmındaki Hakikat Tapınağıydı.  Tamamen ahşap tapınakta metal çivi kullanılmamış. Tabi son dönem kullanılanları saymazsak. Restorasyon devam ediyor ve onlarda metal kullanmıyorlar. Bir de küçüğünü inşa etmeye başlamışlar ama o kadar çok detay var ki biraz zor biter gibi. Bu arada o da ahşap ve el oymacılığı ile yapılıyor. İkinci durak Big Buda idi.  Burada günlerin Buda halinde görmüş olduk.  En güzeli cumartesi söylemem lazım. Son durak botanik parktı en uzak mesafe.  Arada polisten trafik cezası da yedik ama makbuz falan yok direkt attı cebe parayı.  Napalım biraz çizginin önüne gelmiştik ama asıl vuran bizim ehliyetin uluslararası olmamasıydı.  Niye olmadı ki bu zamana kadar? Botanik bahçesi gayet güzel tasarlanmış bir yer.  Hayvanlar da var ancak adam gibi bir gezi güzergahı çizememişler.  Ben daha çok çiçek olur diyordum ama …

13:53

Koh Larn adaaına doğru yola çıktık. Bir buçuk saat sürecek yolculuğumuzda bize okyanusun engin suları eşlik edecek.  Sıkıysa etmesin zaten suyun üzerindeyiz.  Şimdi kıllık yapıp alabora etmesin bizi?  Pardon çok pardon. Burada ulaşım çok komik rakamlara.  Aynı şekilde alışverişi seven elevenlardan yaptığınızda da. Ama restorantlar barlar buralara oranla çok ucuz sayılmaz. Bu yolculuk Pataya’ya idi. Zaten bölüm bölüm yazmışım sadece resim ekleyeceğim.

20:42

Arada gün atladım sanırım yazmadım birşeyler. Yazamadım diyeyim ya da.  Öyle koşturmaktan vakit bulamadık.  Ama lu ana kadarki gezinin en güzel yemeğini dün akşam yedik desem yalan söylememiş olurum. Biraz daha yöresel bir yerdi ondan sanırım.  Görsel olarak mekan tatmin etmese ortada yiyecekler (!) dolansa da yinede lezzetliydi.  Masaları dolanan ilizyonistte ayrı bir keyif katıyordu yemeğe. İşte yemekler. Bilhassa beyaz ve kahve rengi tabaktakiler mükemmeldi diyebilirim. Ha isimleri mi yok acayip bişey aklımda kalmadı. Az önce şehir değiştirdik.  Otobüs yolculuğu iyi oldu.  Otel güzel, lokasyon bakımından da iyi ama sokak gay barların olduğu sokakta.  Hiç öyle fobik falan değilim ama insan düşmüşken diğerine düşseydik diyor ister istemez. Şans işte ne yapalım? Aradaki kayıp zamanı burada özetlemeye çalışayım. Geçen yazının gecesi dışarı çıktık. Saat zaten onu ikiyi geçmişti. Burada Nana Plaza’ya gittik. Tayland’ın seks turizminin başkenti olduğunu bilirsiniz. Bizde en var ne yok diye dolanalım demiştik. Bir kaç tur attık ama …

21:12

Tapınak, Buda, o, bu derken baya bir gezi oldu yine. Hafiften belim ağrımaya başladı.  Dinlenme zamanı sankı. Bir kaç resim aşağıda. Bel ağrısı kötü bir şey. Hafiften kendini göstermeye başlamıştı. Ama dinlene dinlene yola devam ettim. Zaten yeterince resim paylaşmışım. O zaman ufak notlar düşeyim. Yine yolculuğumuz o çılgın kayıklarla oldu. Grand Palace’a vardık. Bu resimler de oralardan daha çok var ama eklesem mi? Biraz ilave edeyim. Grand Palace’ı gezdikten sonra Wat Pho yakın bi gidip masaj yaptıralım dedik ama içeri giriş ücretli olduğu için giriş ücreti vermemiz lazımmış. Girişteki görevli sadece masaj için girecekseniz, asıl okul binasına gidin dedi. Bizde oraya doğru yola koyulduk. Wat Po Thai Traditional Medical School mekanın adı. Burada bir güzel amajımızı yaptırdık. Belli dönemlerde kurslar varmış ama planımıza uymadığı için katılamadık. Hemde kurs sonu sertifika veriyorlarmış. Aslında katılmak lazım. Evet.. Sonra yine MBK’ya dönüş yemek için… Ve diğer resimler:  

01:48

Çok fazla şey yaptık bu gün. Anlatılabilir belki ama şu an anlatılamayacak kadar fazla. O yüzden kendimi uykunun uzun kollarına bırakıyorum. Aslında şimdide nasıl anlatırım diye düşünüyorum. Hala internetimiz yok. Bu yüzden birazda gezmekten nerede olduğumuzu not alamdım. Birazda tatına varayım dedim. Wat Pho (Yatan Budha Tapınağını) dolandık o eski şehir civarında tur attık. Çok keyifliydi. En iyisi ben resim paylaşıp küçük notlar alayım. Tren ile bir yere geldikten sonra kalan yolculuğumuz akarsu üzerinden yaptık. Burada bizdeki gibi eski şehir arasında vapur seferleri var ve oldukça fazla. Vapur dediysem bizimki gibi değil sonuçta deniz de değil burası. Biz uzun kano gibi bir şeye bindik arkasında kocaman bir motor felaket hızlı ve zevkli bir yolculuk oldu. Hastasıyım anlayacağınız.  Wat Pho’ya giriş 35 lira falan. Dolanmaktan ayaklarımıza kara sular indi. Bu inen kara suları da asıl masaj okulu olan burada ayak masaj yaptırarak  geçirdik. Bu ilk masaj açılışımız oldu. İyi de oldu yoksa …

Back to Top