Dervişin fikri ne ise, zikri de odur.

Sanıyorum dermiş olmadığım için bu söz bana sökmüyor. Fikrim ayni sabit ama iş zikre gelince bir türlü olmuyor. Bunun o pek çok sevdiğim kapitalist düzenle bir alakası var mıdır acaba soruyorum kendi kendime… Bakıyorum da artık kıçım sıkışınca topu üzerine atacağım bir olgu var. Kendimi rahatlatıyorum. Sömürüyorsun beni be?

Çalışmak iyidir güzeldir de bunun bokunu çıkarmamak lazım. Peki bunu dozajını kararını siz mi veriyorsunuz? Elbette hayır. Zaten birileri sizin için bunu yapıyor. Şöyle bir kendime bakıyorum kendi başıma karar verdiğim, hür irademe dayanarak yaptığım ne var diye? Önüne koyulan tercihleri seçmek özgürlük ise evet özgürüm diyebilirim. Ancak esas olan özgürlük yaratmak mıdır? Bırakınız bu dünyada ne özgürce olabilir ki? Özgürlük bir diğer kişinin özgürlüğünü kısıtlayıcı hale geldiğinde özgürlük olmaktan çıktığına göre özgürlüğün varlığından nasıl bahsedilebilir? Aslında bu da bazı kişilerin kafalarını kurcalatıp, onları oyalamak için verilmiş oyuncaklardan başka bir şey değil. İnsan nasıl özgür olur? Ortadan din, dil, ırk, para gibi faktörlerin ortadan kalkması ile… Yani şu aslında hiçte beğenmediğimiz, ilk çağ karanlığına döndüğümüzde.

Bir diğer şey ise bunları dert etmediğimizde. Aç gözlü olan ve bunu her işe alet eden biz sadece bizi boyunduruk altına alacak büyük bir güç sayesinde özgür olabileceğiz. Tabi o gücün tanıdığı sınırlar içerisinde. Nasıl olacaksa? Aslında inanlardan bu hevesi silecek bir şeyler yapmak lazım. Mekanikleşmek, en iyisi…

fikrin nedir?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top
%d blogcu bunu beğendi: