karantina döneminde iz…

Memlekette neler olup bitiyor bende tutturmuşum izleyip izlemeyeceğiniz, okuyup okumayacağınız şeyler diye yazılar yazıp duruyorum. Kimin umurundaysa artık. Gerçi bu memlekette olup bitmeyen bir şey yok ki? Bu kadar aksiyon ve hareketten sonra neden ölümlerin tamamına yakınının kalpten olmadığını düşünmeden edemedim. Demek ki biz evrimleşmişiz bu konuda. Kalbimiz saat gibi maşallah ve hiç bir şey bizi sekteye uğratmıyor. Hal böyle olunca ben de “ko götüne rahvan gitsin” diyor ve yazıma devam ediyorum.

Wolfwalkers

The Secret of Kells ve Song of the Sea gibi güzel yapımlara imza atan Tomm Moore ve Ross Stewar’dan yeni bir animasyon Wolfwalkers. Film Moore’un “Irish Folklore Trilogy”sinin sonuncu filmi. Hikaye ve çizimler o kadar başarılı ki hayran kalarak izliyorsunuz. Film zaten bu senenin Oscar’larına aday oldu ama bence klasik çizginin dışında olduğu için ödül alamadı.
Robyn Goodfellowe, babasıyla birlikte İrlanda’ya yerleşir. Babası burada bulunan son kurt sürüsünü yok etmek ile görevlidir. Robyn’de babası gibi olmak istemektedir ancak bir kız olduğu için ona biçilen görev farklıdır. Bir gün babasını takip eder ve şehir surlarının dışındaki yasak toprakları keşfe çıkar. Burada geceleri kurtlara dönüşebildiği söylenen bir insan türü olduğu söylenen bir kabileden olan Mebh ile karşılaşırlar ve arkadaş olur. Mebh ise yıllardır kayıp annesini aramaktadır. Robyn de bu konuda ona yardım ederken bir yandan da krallığa karşı çıkarak kendini Wolfwalker’ların büyülü dünyasında bulur.
Kesinlikle izlemenizi öneririm.

Brave New World

Aldous Huxley’in aynı isimli romanının uyarlaması olan dizi 26. yüzyılın Londra’sında geçmektedir. Bu zamanda teknoloji gelişmiş, tüm insanlar bir lens yardımıyla merkezi bir sisteme başlıdır. Tabi bu dünyanın bazı kuralları vardır. Hiç bir duyguya mahal vermemesi ve herkesin herkese ait olması. Yani bu dünyada tek eşlilik yasak. Tabi insan doğası ister istemez bunları sorgulamaya başlıyor.
Tabii bir de Yeni Londra halkının tatil için gidip eski usul yaşayan insanları ziyaret edip garipsedikleri bir dünya vardır. Ana karakterlerimiz bu eski dünyaya geldiklerinde oradaki bir grup halk ayaklanır ve gelen bütün ziyaretçileri öldürür. Kaçan kahramanlarımızı ise orada biri korur ve hep birlikte Londra’ya doğru yola çıkarlar. Burada aslında yeni dünyadan kaçanların çocuğu olan bu adam, yeni dünyada çatlaklara sebep olur.
İsimlere ve spoilere çok girmeden anlattım gibi diziyi. İkinci sezonu gelir mi bilmem ama bence iyi başlayıp klasiğe dönüp sona doğru yine toparlamaya çalışan bir yapım.

Creepshow

Efendim Creepshow’u zaten bilmeyen yoktur. Stephen King tarafından yazılan hikayelerden oluşan bir grafik roman. Vakti zamanında burada bulunan hikayeler ve daha fazlasından dizi ve film yapıldı. 2019 yılındaysa tekrar dizi olarak karşımıza çıkmış Creepshow. Dizi 2 sezon ve 11 bölümden oluşuyor ve her bölümü farklı bir hikaye içeriyor. Bu hikayelerde iyiler de var kötüler de ama beni benden alan bir bölüm olmadı. Yine de izlemek keyifliydi. Bir de arkadaş Creepshow maskotunu -maskot değil mi o- daha güzel yapsalardı daha iyi olurdu.

Hell House LLC II: The Abaddon Hotel

Her türlü filmi izleyen ben evet bu filmi de izledim. Adından da anlayabileceğiniz gibi serinin ikinci filmi. Filmin konusu ise oldukça klişe. Yaşanan bir trajedi sonrası kapanan otel hakkında araştırmacı gazeteci Jessica Fox bir ipucu bularak sayesinde, araştırmacı gazeteci olay yerine ipuçlarını takip etmek için yanına bir grup hayalet avcısını da alarak gider. Öyle avcı dediysem bildiğiniz hayalet avcıları değil. Tabii otelde gezinmeye başladıkça başlarına garip şeyler gelmeye başlar. Bilin bakalım. sağ kurtulan olacak mıdır?
İzlemeseniz de olur bence.

The Superdeep

Başarılı bulduğum ama hani biraz daha iyi olabilir miydi dediğim bir film The Superdeep. Rus yapımı film Kola derin sondajından etkilenerek çekilmiş. Kola sondajından bahsetmek gerekirse 24 Mayıs 1970 tarihinde ilk kez kazılmaya başlayan sondaj 1989 yılında 12.262 metreye ulaşmış ve o dönemde delinen en derin sondaj olma özelliğini kazanmıştır. Tabii daha sonra bu derinliği geçen sondaj kuyuları açılmış ama bu kuyu tamamen bilimsel amaçlıdır. Diğerleri ise malum petrol için.
Asıl hikaye bir biyoloğumuzun başından geçiyor. Acil bir şekilde yüksek paralara bu sondaja gönderilen gönderilen biyoloğumuz yerin altında insanları etkileyen ve onlarla bütünleşerek büyüyen bir yaratıktan numune toplayacaktır. Ancak göreve başladığı anda sadece bir organizma olmadığını zeki ve büyüyen bir yaşam formu olduğunu keşfeder. Yapması gereken ise bu organizmanın yeryüzüne çıkmasını engellemektir. Ancak insanların hırsları bu yaratığın zekası ona mani olur.
İzleyebileceğiniz keyifli bir film. Baştan söyleyeyim korku değil ve klostrofobiniz varsa izlemeyin.

fikrin nedir?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top
%d blogcu bunu beğendi: