kendime çeki-düzen vermeliyim…

yaz beni dağıttı. hep kış gelsin diye mırıldanırdım ya her ne kadar felaketlerle başlasa da kış kendini göstermeye başladı. buna sevinmeli miyim? sayıkladıklarımı hesaba katarsak evet. ancak dışarıda ne olduğundan bile bir haberim şu an… eve kendimi kapattım. bu klasik hafta sonu durumum… dinleniyor muyum belki. ancak dışarı çıkıp havanın, serinliğin, yer yer “eşşek” gibi yağan yağmurun tadını çıkarsam. kasvetli havada vapurla diğer yakaya geçip geri dönsem. üzerimdeki yazım tembelliğini atabilir miyim?

kendime acıyorum. bunu son zamanlarda daha sık yapmaya başladım. evet biliyorum bu da gelip geçici. arada uğruyor ve gidiyor. ancak biliyorum ki yapabileceklerim bunlarla kısıtlı değil…bir adım atmalıyım… şu bir gerçek hala sosyal olamıyorum. yoksa olmak mı istemiyorum demeliyim. aslında istiyorum mesela şimdi dışarıya çıkmak dolaşmak… sanıyorum dışarıya çıktığımda daha yalnız hissediyorum kendimi… bunun sebebi sadece kendimi dinlemem olabilir… ama bir şeyler yapmalı… bir şeyler… yada bir şeyler tetiklemeli, dürtmeli… ner ne olursa olsun… acı, tatlı, ağrılı, sancılı…

içimde birikenleri kusmam lazım… başlayıp yarım bırakıp değil… hemde tamamını… yoksa bu durum beni öldürecek… yavaş yavaş bedenimi kemirerek…

bir kez daha yardım… ve yağmurlar… kim olacağım üstüne…

3 Comments

fikrin nedir?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top
%d blogcu bunu beğendi: