Kulüp (dizi ile ilgili küçük bir yazı)

Instagram’da yazacağım demiştim aslında sıcağı sıcağına da yazmıştım ama buraya eklemek uzun sürdü nedense. Bu arada eskimiş oldu dizi. Keşke diğer parçasını bekleseydim. Gerçi o zaman da belki bir şeyler yazarım. Neyse iyi okumalar.

Şimdi dizi için son dönem itibari ile yapılmış en iyi yerli dizisi diyebilir miyim? Evet derim. Ancak bunu derken mekan tasarımı, kostüm ve prodüksiyonu göz önünde bulundurduğumu belirtmek isterim. Bunun dışında biraz ayrıntıya girmek gerekirse kurgu, oyunculuklar ve tür konusunda dizinin karmaşa içinde olduğunu belirtmek isterim.

Öncelikle dizi bize ne anlatıyor sorusundan başlayalım? Bunun cevabını vermek biraz zor. Çünkü her karakter üzerinden farklı bir betimleme yapmak mümkün. Çünkü her bir karakter farklı sebeplerden ötürü zorda kalmış karakterler. Anlatım geneline baktığımızda ise ana hikayenin dönemin siyasi ortamlarına atıf attığını görüyoruz. Ama sanki o değil gibi de. Ben neye nasıl atıf yaptığından ve bunların doğruluğundan çok nasıl anlattığı kısma değineceğim. İşte burada bazı sıkıntılarla karşılaşıyoruz.

Karakterlerin geçmişi öğreniyoruz ama bir türlü onlar ile etkileşime geçemiyoruz. Fazla karakter olması, tüm karakterlerin hikayelerinin anlatılmaya çalışılması ki bunlara yan karakterler de dahil odağın kaçmasına sebep oluyor. Bunu şöyle açıklayayım; Salim Songür karakterinin geçmişini, hayallerini ve ikilemlerini biliyoruz. Ancak bunu bir türlü ekranda göremiyoruz. Sadece bize anlatılıyor. Aynı şekilde bu karakterin star olma yolunda ilerleyişi de çok yavan kalmış. Bir bakıyorsunuz sahneden kaçan bir korkak, bir bakıyorsunuz kendini aşmış bir süper star. Peki tüm bunlar hangi arada oluyor belli değil. İzleyici olarak bunu bir türlü hissedemiyorsunuz. Bütün yıldız isimlerin canlandırdığı bu karakterler için aynı sorun mevcut. Ki bunların da ana karakterler olduğunu düşünüyorum.

Oyuncu seçimlerinde de bazı sıkıntılar olduğunu düşünüyorum. Tamam popüler isimlerin dizide yer alması izlenme ihtimalini arttırır ama role yapışmış karakterleri aynı tip karakterlerle eşleştirmek tamamen hata. Mesela, Gökçe Bahadır’ın oynadığı karakterin aynı kişinin canlandırdığı diğer dizilerdeki karakterlerden farkı ne? Ya da Fırat Danış’ın Koyu Bilal karakteri ile bu karakteri arasındaki fark? Ağdalı cümleler olmaması mı? Tamam bazı oyuncuların bazı karakterleri daha iyi oynadığı aşikar ancak niye sürekli bu yapışan rollerde üsteliyoruz anlamıyorum.

Dizide Salih Bademci’nin oyunculuğu beni şaşırttı. Bu kadarını beklemiyordum. Bir yerde sürekli kopacak gidecekmiş gibi hissettim ama beklediğim bir türlü olmadı. Bunun ben büyük sebebinin de senaryo olduğunu düşünüyorum. Senaryo bir türlü karakterin hatta karakterlerin yükselmesini sağlamadı. Ayrıca Metin Akdülger ve Asude Kalebek’in oyunculuklarını da beğendiğimi söylemek isterim. Gördüğüm kadarıyla da Asude Kalebek’in ilk dizi deneyimi. İsmet karakterine hiç girmiyorum bile? Neden var, neden dakikalarca onu izledik?

Az önce de bahsettim hikaye çok hızlı akıyor. Kim neredeydi, nasıl oraya geldi göremiyoruz. Bazı şeyler ya düz olarak anlatılıyor ya da oldu bittiye getiriliyor. Görsellik olmadığı için arada boşluklardan boşluklar çok fazla. Büyük sıkıntı da burada ortaya çıkıyor.

Dizi de çok fazla müzik kullanımı mevcut. Sanıyorum genel yerli dizi mantığından kopulamamış bir türlü. Alttan müziği verelim sevinç de, hüzün de ortaya çıksın, pekişsin. Açıkçası bu durum beni rahatsız etti. Eğer bu dizi Salim karakterinin dizisi olsaydı anlardım, hüznünde de, sevincinde de ver müziği, çünkü o karakterin olmazsa olmazı. Ama her yerde kullanmak, yüksek dozda kullanmak olmamış.

Şimdi biraz da gelelim sevdiğim yönlerine. Bunun için uzun uzadıya bir şeyler söylemeyeceğim. Kostümler iyiydi, aynı şekilde mekan seçimleri, tasarımları da. Bu konuda prodüksiyon iyi iş çıkarmış. Görsellik ve renkler hoşuma gitti. Yönetim konusunda tereddütteyim bir bölüm iyi derken, diğer bölüm olmamış dedim. Hani biraz daha patlama bekledim gibi. Bu hikayeyi başka yönetmenler nasıl çeker diye düşündürttü dizi bana.

Şimdi gelelim neden iyi bir dizi. İş ciddiye alınmış ve izlenebilir bir yapım çıkmış ortaya. En önemlisi de biz farklı şeyler de yapabiliyoruz hanesine eklediğimiz yapımlardan biri olmuş. Dizinin ilk altı bölümü yayınlandı ve sanıyorum dört bölüm daha kaldı. Aslında iyi bir pazarlama stratejisi. Çünkü hikaye şu gidişatla ikinci sezona sıçramaz gibi. Elde tutulur, albenisi olan, sürükleyici bir hikaye yok gibi.

Yine de izliyoruz.

fikrin nedir?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top
%d blogcu bunu beğendi: