L’illusionniste

Filmekimi 2010 kapsamında izleyemediğimiz filmlerden biri de L’illusionniste’ti. O kadar yoğunluk olunca tabi yer bulmakta zorlaşıyor filmlere. Şu günler ki yeni bir Filmekimi arifesi biletler ön satışa çıktıktan iki saat sonra filmlere bilet kalmaması ise ayrı bir konu. Tabi bu mevzular bu burada yazılacak mevzular değil. Diğer tarafta değinmek gerek.

L’illusionniste, 2010 Sylvain Chomet imzalı. Oldukça ince ayrıntılı çizimlere sahip bir film. Amerikan animasyonlarından sıkılmış bünyeler için birebir. Gerek konusu, gerek görselliği gerekse müziği kesinlikle tatmin edici. Film için eğlenceli diyemeyeceğim çünkü komediden çok bir dram. Öyle çok fazla diyalog yok. Yönetmen anlatmak istediğini zaten görsel olarak anlatmış.

Hikaye bir sihirbazın iş aramasını ve mekan değişimlerini anlatmakta. Öyle ki artık eğlence sektörünün mekanikleşmeye başlaması bu el emeği ile çalışan sihirbazın’da işlerine çomak sokmuştur. Bir gün gittiği küçük bir kasabanın barında gösteri yapar. Gösterinin sebebi de elektriğin ve müzik kutusunun gelişini kutlamaktır.

Burada küçük bir kız ona hayranlıkla bakar. Bu giydiklerinden oldukça fakir olduğu anlaşılan kızın durumu sihirbazı da etkiler. Ona bir kaç küçük hareket yapar. Son olarak sihirbaz kıza yeni bir ayakkabı alır ve bunu sihirle verir. Kızın eski ayakkabılarını yenisi ile değiştirmiştir. Küçük kız bunu gerçek sanır. Sanki sihirbaz her şeyi yapabilir gibi gelmiştir ona.

Sihirbaz otelden ayrılırken küçük kızda onun peşine takılır. Yeni bir şehre giderler ve burada beraber yaşamaya başlarlar. Kız şehre alışmaya başladıkça istekleri de artar. Sihirbaz ise bunları almaya çalışmaktadır. Geceleri de bir otomobil tamircisinde çalışmaya başlar. Ancak bu işte başarılı olamayınca kovulur. Kız görüntü olarak tamamen modern bir hale büründüğünde bir erkek arkadaş bulur. Sihirbaz artık eğlence yerlerinde de iş bulamamaktadır. Bu sebepten dolayı bir iç çamaşırı mağazasının vitrininde ürünlerle sihirbazlık yapmaya başlar. Ancak bu iştede tutunamaz.

Hikaye bu şekilde gelişirken, sihirbazın kaldığı yerde onunla aynı şeyleri yaşamış akrobatlar ve kuklacıya da göz atarız. Hatta akrobatlar, sihirbaz iş bulamayınca ona işte önerirler. Sihirbaz kabul eder. Onların işi de dev reklam panolarını boyamaktır. Kuklacının işi ise daha iç karartıcıdır. İş bulamadığı için bunalıma girmiş ve kendini içkiye vermiştir. Bir kaç kez intihara teşebbüs eder. Bu gösteri sanatçılarının sonu aynı şekilde olacaktır.

En sonunda sihirbaz kıza bir not bırakarak şehri terk eder. Kuklacı kaldığı yeri terk eder ve sokakta yaşamaya başlar. En sevdiği kuklası ise vitrinde bedava olarak alışa sunulur. Kız beyaz atlı prensini bulur. Herkesin hayatı bir yöne doğru akar gider.

Film için modern toplum eleştirisi diyebiliriz. Yönetmen bütün anlattığım noktaları ve daha fazlasını animasyona sığdırmayı başarmış. Film anlatılmayacak, kadar dolu ve başarılı bir film. Kesinlikle izlenmeli…

Yönetmen: Sylvain Chomet

Senarist: Jacques Tati , Sylvain Chomet

Seslendirenler:

Jean-Claude Donda
The Illusionist / French Cinema Manager
Eilidh Rankin
Alice
Duncan MacNeil
Raymond Mearns
James T. Muir
Tom Urie

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt0775489/

http://lillusionniste-lefilm.com/

3 Comments

  1. Jacques Tati’ye saygı gösterisi bu animasyon bir yerde. Zaten hatırlarsan sona doğru bir sinemaya giriyor sihirbaz ve beyazperde de Tati’nin bir filmi oynuyor (Mon Oncle’du sanırım. Yanlış hatırlıyor olabilirim). Falan filan işte, severim. 🙂

  2. Levent Keskin

    Kız için yazdığı (ve masaya bıraktığ) veda notu da anlamlıydı: “Magicians do not exist”.

    Sylvain Chomet’nin takipçisiyim. “Les triplettes de Belleville”i de sevmiştim. Ayrıca “Paris, je t’aime” isimli kollektif çalışmada yer alan yönetmenlerden biriydi. Hüzünlü işler yapıyor. Tatlı hüzün ve tatlı huzur veriyor.

fikrin nedir?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top
%d blogcu bunu beğendi: