Romantik Komedi

Film adından da anlaşılacağı gibi Romantik Komedi. Yada film için ikinci adı olan Aşk Tadında’yı mı kullanmalıydık bilmiyorum. Velhasıl kelam Film o bildiğimiz Amerikan, Fransız romantik komedilerinden farklı değil. Biraz daha Türk işinden uzaklaşarak daha Avrupai şekilde çıkmış karşımıza. Hikaye hızlı ilerliyor, hareketli ortamlar mevcut. Bu da filmin izlenilebilirliğini arttırıyor.

Tüm bunlara ek olarak romantik komedinin erkeklere hitap etmeyen bir tür olduğunu da hesaba katarsak bu film kadınların tüketmesi için bire bir. Filmi izlerken kıyafetlere çok dikkat ediyorsunuz mesela. Kim olursa olsun her biri, defile adasıyla kıyafet giyiniyor filmde. Bu da bayan izleyicileri filme başlamakta birebir.

Görsellik güzel diyebiliriz ama senaryo bir o kadar da boş ve havada. Kendi içerisinde bir çok çelişki barındırıyor. Hikayeye tesadüfler süsü verilmiş. Bir gördüğü erkeği bir daha görebilir miyim derdine düşen kahramanımıza bir diğer kahramanımız burası kasaba mı nerede göreceksin diyor ama bu kişiler sürekli karşılaşıyorlar. İstanbul bir metropolden bırakın kasabayı, köye dönüyor.

Tabi bir de çelişkiler var. Kızımız işten istifa ediyor, çalıştığı yer aldığı para belli, bir diğeri ise çalışmıyor, gittikleri mekanlar ise elit zenginlerle bir. Bu değirmenin suyu nereden geliyor diye sormadan edemiyor insan. Karakterler çok soğuk ve samimiyetsiz. Romantik bir filmde romantizmden haber haber yok. Film duygu yoksunu, kim kime nasıl aşık olmuş belli değil. Tabi karakterler duygusuz olunca oyunculukta bitiyor.

Tüm bu karaktersizlik içerisinde en karakterli adam genel anlamda karaktersiz diyebileceğimiz Gürgen Öz’ün canlandırdığı Yiğit karakteriydi. Kesinlikle filmdeki en iyi karakter ve en iyi oyunculuktu. Yani diğer tüm oyuncuları toplasak bir Yiğit, bir Gürgen Öz etmezdi.

Filmin ana karakteri film başından kendini belli ediyor ama ana karakterin filmin yarısı boyunca ilk kez gördüğü, hiç konuşmadığı bir erkek hayali kurması, onunla ilk diyaloğa girmesi ile yatağa yatması ironisi aklımı çok kurcaladı. Bir de her biri güzel diyebileceğimiz kızların hala evde neden kalmış olabileceklerini bir türlü anlamadım. Filmin yarısına kadar platonik bir aşk karşımızda. Sonraki on beş dakikada, ilk kez bir araya gelmeleri sevişmeleri sonra terk edilmesi. İnsan aşk bunun neresinde ne beklemeliyiz diye soruyor kendine. Biz de bu iki karakterin aşık olduğuna inanıyoruz.

Filmde her şey yapmacıktı. Bir çok şeyin gerçeklikle alakası yoktu. Filmde romantizm olmadığı gibi komedi unsuru da yoktu. Yine film biraz gülümsetiyorsa bunu Gürgen Öz sayesinde başarıyordu. Müzikler ve görsellik, reklamlardakinin aratmıyordu. Zaten hikayenin bir kısmının reklam ajansında geçmesi bunun avantajı. Karşımızda insanları, ilişkileri, kıyafetleri pazarlayan bir film var.

Film bir ABD filmi olsaydı ortalama bir film denebilirdi. Ancak böyle bir filmin Türkiye’den çıkması insanın üstünde bir şeyler değişmiş deme etkisi yaratıyor. Ama bu şekilde mi olmalı orası ayrı bir konu. özetlemek gerekirse, bir erkek olarak sevdiğimi söyleyemeyeceğim. Oyunculuk, senaryo, kurgu bakımından da bence sınıfta kalmış. İster izleyin ister izlemeyin bir şey diyemem.

Yönetmen: Ketche

Senaryo: Ceren AslanAslı Zengin

Oyuncular:

Sedef Avcı
Esra
Cemal Hunal
Mert
Begüm Kütük
Ece
Engin Altan Düzyatan
Cem
Sinem Kobal
Didem
Gürgen Öz
Yigit

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt1587263/

http://www.romantikkomedi.com/

fikrin nedir?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top
%d blogcu bunu beğendi: