Bedevilled / Cinnet

김복남 살인사건의 전말 Çok başarılı bir film Bedevilled. Gerek senaryo, gerek oyunculuk, gerekse görsellik kesinlikle dört dörtlük. Filmi izlerken, bulunduğunuz ortamdan soyutlanıyor ve filmin gerilimine dahil oluyorsunuz resmen. Film başlardan kopmuyor. Tam kurguyu aklınızda hazırlamaya başladığınızda, birden bambaşka bir boyut alıyor ve hayalinizdeki film sekteye uğruyor. Sonraki gelişmeleri tahmin etmekte zorlanıyorsunuz. Aslında tahmin ediyorsunuz ancak karakterlerin yaklaşımı bir sonraki sahnenin ne olacağı konusunda size pek mesaj vermiyor. Tam anlamıyla filmin gerilimini üstünüzde hissettiriyor ve sizi kendine bağlıyor. Filmin yönetmeni Chul-soo Yang. Bu kendisinin ilk filmi. Ancak bu isim Kim Ki-duk‘in yıllarca ikinci yönetmenliğini yapmış. Görünen o ki usta yönetmenin yanında oldukça pişmiş yönetmen. Herley dozunda, her şey tam anlamıyla olması gerektiği gibi olmuş.

Hanyo / Hizmetçi

Festivalin iyilerinden, başarılı bir Kore filmi Hanyo. Film ilk olarak 1960 yılında Ki-young Kim tarafından perdeye taşınmış. Tam elli yıl sonra ise Sang-soo Im tarafından tekrar uyarlanmış. İlk filmi izlemedim ama başarılı bir uyarlama olduğu izlerken kendini belli ediyor. Gerek oyunculuk, gerek filmdeki gerilim, ufak soru işaretleri de olsa senaryo kesinlikle akıcı bir film vermiş bize. Filmin atmosferine girmemize yardımcı olan kamera hareketleri ve müzikler de cabası. Film sakin ve yavaş ilerlemesine rağmen insanı kendine bağlıyor. Az denebilecek erotik sahneler filmin akışına kendini kaptırıyor ve göze batmıyor bile. Belki bu konuyu daha önce çok izlemiş olabiliriz ancak bu film kendine özel bir yer ayırıyor.

35 Rhums / 35 Tek Rom

Ünlü müzik grubu Tindersticks ve usta yönetmen Claire Denis’in (şairliği daha ağır basar bende) bileşkesi ile festival kapsamında gösterilen “CLAIRE DENIS – TINDERSTICKS: MÜZİK VE FİLM”kuşağında izlediğimiz filmlerden biri de 35 Rhums idi. Bu iki isimle de Trouble Every Day filmi ile tanışmıştım. Tabi müziklerin ve bu filme haz görüntülerin güzelliğinden bahsetmek ayrı bir konu. Aynı duygular içinde filmi izlediğimde aklıma kazınan şeyler yine Tinderlicks’in yaptığı müzikler oldu. Elbetteki yönetmen Claire Denis’in kullandığı görsel materyaller oldukça başarılı ve filmle o kadar bağdaşıyordu ki, ancak müzikler yüzünden uzatılan bazı sahneler insanı sıkıyor. Yönetmenin bir çok filmi izlemiş biri olarak bu anlam veremediğim filmleri arasında yer almakta. Film Fransız işçi sınıfına göz atmış. Film Lionel ve kızı Joséphine’in etrafında geçiyor. Lionel karısının intiharından sonra kızı Joséphine’ni büyütmüştür. Kız ise babasına çok düşkündür. Lionel bir yandan kızının kendisine gebe kalmasını istemezken bir yandan da ondan ayrılmak istemez. Lionel vatman olarak çalışmaktadır. Bir gün üst kat komşuları Noé bir gün Joséphine’e ülkeyi …

As If I Am Not There / Yokmuşum Gibi

Festival kapsamında Sinemada İnsan Hakları Yarışması kapsamında yarışan filmlerden biri de As If I Am Not Here idi. Film İrlandalı yönetmen Juanita Wilson tarafından beyaz perdeye aktarılmış.  Film Bosna’da olanları yalın bir dille anlatmış. Öyle bir yalınlık ki bu filmde yaşananlar çoğu yerde bizi rahatsız etmiyor. Çoğu yerde oyuncular yaşanan atmosferi bize hissettirmekte başarısız olmuş. Sarsıntılı bir etki yaratacak film belki de yönetmeninin de bayan olması sebebi ile biraz daha yumuşak olmuş. Samira Saraybosnalı genç bir öğretmendir. Ailesi ile çok yakındır. İlk görev yeri olarak kırsalda bir köy kasabasına gider. Burada üç aylık geçici görev için gelmiştir. Okulun asıl öğretmeni köyü terk etmiştir. Çocuklar öğretmenin geri dönmeyeceğini söyleseler de Samira bu küçük köyde üç ay geçireceğine inandırmıştır kendini.

Shi / Şiir

Festival kapsamında izlediğim en doğal filmlerden biri de Güney Kore yapımı Shi idi. Tabi Öncelikle Kore yapımı olması filmi seçmeme sebepti Akabinde gelen, Cannes 2010 en iyi senaryo ödülü, filmin izlenmesi konusunda isteğimi arttırdı. Filmde olan tüm bu özellikler isminin ise “Şiir” olması beklentilerimi de arttırmıştı film hakkında. Kesinlikle çok iyi bir film izleyeceğimin düşüncesi içerisindeyim. Oysaki ben hayaller kurmamfilmler hakkında. Ancak bu kadar beklenti içerisinde film bende hayal kırıklığı yaşattı desem yalan söylememiş olurum. Aslında film hem diyaloglar, hem görüntüler, hem hikayesi, hem de oyunculukları ile kesinlikle göz dolduruyor. Peki beni bu filmde tatmin etmeyen neydi? Bunu soruyorum kendime. Elimizde karanlık bir hikaye var. Ancak filmin anlatımı o kadar berrak ki, karakterlerin düşüncelerine girmek yada etkilenmek biraz zor oluyor. Bir yanda büyük bir dram yaşanırken diğer yanda bunu dramatize etmek yerine sıradan bir günü görüyoruz. Aslında filmde önemli sandığımız yan konuların, filmin ana konularından daha sarsıcı olması ana konunun …

Jodaeiye Nader az Simin / Bir Ayrılık

جدایی نادر از سیمین Festivalin en iyi filmlerinden biri de Jodaeiye Nader az Simin’di. Zaten film 2010 Berlin Altın Ayı en iyi film, en iyi kadın ve erkek oyuncu ödülleri almış. Bu tabi büyük bir başarı. Ancak bir diğer ve ilk olan başarıdan bahsetmek gerek ki o da kadın ve erkek oyuncu ödüllerinin tüm oyunculara verilmesi. Tabi bu tam anlamıyla merak uyandırıyor insanda, bir filmde herkes mi ödüllük oynar diye. Aynı merakla izledim filmi, ve sonuna kadar da hak verdim aldıkları ödüle… Simin, kocası Nader ve kızı Termeh ve kayın pederi ile birlikte yaşamaktadır. Simin İran’dan gitmek istemektedir. Bu aslında alınan ortak bir karardır gereken tüm hazırlıklar aylarca uğraştan sonra yapılmıştır. Ancak gidiş zamanı yaklaştığında, Nader istemediğini belirtir. Bahane olarakta alzheimer hastası babasını gösterir. Onu geride bırakmak istememektedir. Bu sebeple Simin’in İran’dan gitme hayali suya batar. Ancak Simin bunun altında kalmaz. Kocasına boşanma davası açar ve evi terk eder. Boşanma davası, İran …

Shit Year / Boktan Bir Yıl

Festival kapsamında Mayınlı Bölge sınıflandırması altında gösterilmiş film belkide bu sınıflandırmanın en iyi filmlerinden birisi. Yönetmen koltuğunda Cam Archer var aynı zamanda, filmin senaristide. Ancak film için bir nevi, Ellen Barkin filmi diyebiliriz. Kesinlikle oyunculuğunu konuşturmuş. Shit Year, Colleen adlı emekliliğe ayrılmış başarılı bir oyuncunun içinde bulunduğu durumu anlatmakta. Colleen emekli olduğunu bir televizyon programında açıklar. Artık yeni bir projede görev almayacaktır. Yıllar önce bir arkadaşının tavsiyesi ile aldığı dağ köyündeki bir eve taşınma fikrindedir. Öyle ki Colleen kimin almasını tavsiye ettiğini, bu evi neden aldığını hatırlamamaktadır bile.

Back to Top