Etiket arşivi: 31. İstanbul Film Festivali (2012)

Code Blue

Film 31. İstanbul Film Festivalinde Mayın Bölge bölümünde gösterilmiş an itibari ile dikkat mi çekmedi yoksa dijital kopyaları ortalıkta mu geziyordu bilmem ama filmi izlemeye gitmemiştim. Aslında filmi izledikten sonra filme gitmememi taktir ile karşıladım. Öyle söylendiği gibi pek mayınlı bir film değildi. Yönetmen, Urszula Antoniak‘ın ikinci filmi bu. İlk filmi Nothing Personal‘ı henüz izlememiş olsam da (şu an listede) ismini çok duyduğumu belirtmem lazım. Zaten bu film hatırı sayılır bir yer edindirmişti yönetmene.

Code Blue bana biraz zorlama bir film gibi geldi. Yönetmen ne anlatmak istediğini bir türlü kestirememiş. Ana karaktere dakikalarımızı harcarken onun hakkında kesin bir bilgiye sahip olamıyoruz. Ölüme yakın hastalara hemşirelik yapan ana karakterimiz bazen onların ölüm meleği rolünü üstleniyor. Tabi kendine bu rolü biçmişken o yaştaki insanların da yaşama isteklerine tanık oluyoruz. Bahsettiğim karakter Marian karakteri. Okumaya devam et

Blackthorn

Ben western filmlerden pek anlamam. Aslında tek sürekli takip ettiğim western olarak Red-Kid’i sayarsak konu hakkında pek bildim de yoktur. Tabi klasikleri izlemişliğim vardır ancak ayrıntıları sorarsanız pek bilmem. Velhasıl kelam Blackthorn’da benim bilmediğim kısımdan. Okumaya devam et

Le moine

Filmin en çekici tarafı baş rollünde Vincent Cassel‘in oynaması. Gerçekten de Vincent Cassel oldukça başarılı bir oyun sergilemiş. Film Matthew Lewis‘in aynı adlı romanından uyarlanmış. Tabi bu romanın ilk uyarlanışı değil. Aynı isimle bu filmden önce 1972, 1990 yılında iki film daha çekilmiş. Tabi ben bu iki filmi izlemediğim için kıyaslamaya giremeyeceğim.

Bu filmin yönetmen koltuğunda ise Dominik Moll var. Yönetmenin bu izlediğim ilk filmi. Anlatımın görselliğin güzel olduğunu söyleyebilirim. Ancak nedense film beni zaman zaman sıktı. Odaklanmakta sorun yaşadım. Bu belki de filmin gizem boyutunun, bilinmezlik dozunun biraz fazla arttırılmış olması. Okumaya devam et

Monsieur Lazhar

Philippe Falardeau‘nun yazıp yönettiği Kanada’nın 2011 Oscar adayı film Monsieur Lazhar. 31. İstanbul Film Festivali kapsamında da şu arada gösterimde. Filmde oyunculuklar oldukça başarılı. Başrol oynayan Mohamed Fellag‘ı bir yana koyarsak çocuk oyuncuların performansı takdire şayan. Kesinlikle oyunculuklar göze batmıyor.

Monsieur Lazhar konu olarakta başarılı bir film. Konu olarak bu tarz filmlerin bir çok örneğini görmüş olsakta bu film diğerlerinden biraz kendini sıyırıyor. Sınıfa gelen yeni bir öğretmen ve öğrencileri ile yakınlaşması filmin ana konusu. Ancak faklı olan şey ise, Kanada’nın çocuklara, dokunmaya, laf söylemeye izin vermeyen eğitim sistemi ve Cezayir’den kaçan, Bachir Lazhar’ın Kanada’dan sığınma talep etmesi ve bu kişinin  bir ilk okulda öğretmen olarak göreve başlaması. Okumaya devam et

Hodejegerne

Son dönem Norveç filmlerindeki yükselişin bir diğer göstergesi Hodejegerne. Film oldukça başarılı. Klişelerin dışında, bir kurguya sahip. Bu da film boyunca sizi kitliyor. Filmin belkide kurgusunun bu kadar sağlam ve düşünilmiş olmasının sebebi Jo Nesbø‘nun romanından uyarlanması. Nesbø’nun kitabını okumadım ancak, başarılı bir uyarlamanın karşımızda olduğu besbelli.

Filmin görüntü yönetmeni oldukça başarılı bir iş başarmış. Norveç’in havasını, atmosferini kesinlikle hissediyorsunuz. Yönetmen filme aykırı düşecek yada insanı filmin geriliminden koparacak gereksiz açılardan sakınmış. Film ilerlerken sahnelerdeki bazı eksiklikler kafanızı kurcalarken, filmin sonunda bir çoğuna mantıklı sebep bulabiliyorsunuz. Filmde aklımı kurcalayan iki şeyden biri ise, Roger’ın ortağı tarafından taranarak öldürülememesi. Diğeri ise polis arabası ile uçurumdan yuvarlandıklarında, Roger’in hala yaşıyor olması. Gerçi yanındaki iri yarı kilolu polisleri hesaba katarsak bu da biraz olası bir durum.

Oyunculuklar oldukça başarılı ve sırıtmıyor. Roger karakteri yada onu canlandıran Aksel Hennie uzun saçları ile bana pek çekici gelmedi diyebilirim ancak adam saçlarını kazıdıktan sonra birden karizmaya döndü. Bu arada film, güzelliği ile filme renk katan Synnøve Macody Lund için bile zevkle izlenebilirdi. Bu arada Game of Thornes‘tan tanıdığımız Nikolaj Coster-Waldau‘da oldukça başarılı bir oyunla iyi bir karakter sermiş karşımıza. Filmin müzikleri de oldukça başarılı. Akılda kalacak yada etkilenerek dinlenecek müzikler değil ancak film ile oldukça uyum içerisinde.

Roger Brown bir danışmanlık şirketinde Headhunter (Kafa Avcısı) (personel bulan kişi), olarak çalışmaktadır. Oldukça zengindir ve karısı Diana ile mutlu sayılabilecek bir evliliği vardır. Roger iyi para kazanmaktadır ancak bunun yanı sıra ünlü sanat eserlerini de çalarak para kazanmaktadır. Diana’nın ise bundan haberi yoktur. Onun tek isteği bir çocuktur. Diana’nın sergisinin olduğu bir akşam Dinana kocasını Clas Greve adında biri ile tanıştırır.

Clas Greve Norveç’e yeni gelmiş ve bir iş aramaktadır. En önemlisi de Clas’ın büyük annesinden kalan evde çok pahalı bir tablo bulunmaktadır. Roger, tabloyu çalmak için Clas ile yakınlaşır, ona iş bulmaya çalışır ancak amacı Clas hakkında daha fazla bilgi edinmektir. Ancak Clas özel eğitimli eski bir asker, aynı zamanda nano teknoloji insan takip sistemi üzerinde çalışmış biridir.

Roger bir planla tabloyu çalar, ancak tanbu esnada karısının Clas ile birlikte olduğunu öğrenir ve işler karışır. Bu arada Clas, Roger’in peşine onu bulmak için takılmıştır. Ancak Clas, Roger nereye giderse gitsin onu takip etmektedir. İkisi arasında gerilim dozu yüksek bir kovalamaca başlar. Roger’in hayatta kalması için Clas’tan kurtulması gerekmektedir. Tabi işin içine polisler, Roger’a ihanet eden bir ortak girince olaylar karmaşık bir hal alır.

Film açılışta komedi filmiymiş gibi hissettirse de kendini, ilerleyen dakikalarda başarılı bir şekilde soluksuz bir maceranın içine sokuyor insanı. Filmde, bütün dozlar, başarı bir şekilde ayarlanmış. Romantizm yerinde, aksiyon yerinde, sahneler olması gerekenden uzun değil bu da oldukça keyifli bir izlenim sağlıyor.Film Norveç sinemasının başarılı filmlerinden. Kesinlikle izlenmesi gerekenler arasında.

Yönetmen: Morten Tyldum

Senaryo: Lars GudmestadJo Nesbø (kitap), Ulf Ryberg

Oyuncular:

Aksel Hennie Roger Brown
Synnøve Macody Lund Diana Brown
Nikolaj Coster-Waldau Clas Greve
Julie R. Ølgaard Lotte
Kyrre Haugen Sydness Jeremias Lander
Reidar Sørensen Brede Sperre

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt1614989/

http://www.magpictures.com/headhunters/

http://film.iksv.org/tr/film/314