Ender’s Game

Geçtiğimiz sene sayılı olarak vizyona giren Bilim Kurgu filmlerinden biri de Ender’s Game’di. Film ‘ın aynı isimli roman serisinden uyarlanmış. Oldukça büyük bir bütçesi var filmin. Yönetmen koltuğunda ise X-Men Origins Wolverine‘den tanıdığımız aktör yönetmen  var. Filmin bütçesi büyük dedik ama film sadece çocuklara hitap ediyor gibi geldi bana. Yani son dönem fantastik çocuk filmlerinden birde bilim kurgusunu yapalım demişler.

Bütün hikaye çocuklar içinde geçiyor. Başarılı bir şekilde başlarken filmin finali sanki biraz sökün kalıyormuş gibi. Ancak final de bir sonraki filmin başlangıcı oluyor. Bütçesinin fazla olması  gibi bir ismin baş rolde olması beklentiyi yükseltse de aslında çok fazla umut bağlanmaması gereken bir film. Görsel olarak tatmin ediyor, hikayesi fena değil. Tabi roman uyarlaması olduğunu düşünürsek bu film nasıl bir uyarlamadır kitabı okumadığım için bir şey diyemeyeceğim. Ancak sanki filmde doldurulması gereken yerler vardı. Continue reading “Ender’s Game”

The Ultimate Gift

Jim Stovall‘ın aynı adlı romanından uyarlanan filmin yönetmen koltuğunda Michael O. Sajbel var. Aslında kendisini doksanların filmlerinden özel efektçi olarak tanıyoruz. Hikayeye baktığımızda, aslında bildiğimizin haricinde bir şey karşımıza çıkmıyor. BU konuyu içeren onlarca filmi izlediğimi söyleyebilirim. Bu filmi ise izlenebilir kılan, kurgusu ve doğal oyunculukları.

Film beklenenin dışında bir gidişat sergilemiyor. Bu bağlamda oldukça düz bir hikayeye sahip. Arada sırada da olsa, kurgular arası geçişte sıkıntılar yaşadım Film dramatik açıdan yoğun olmasına rağmen sahne aralarındaki geçişler, beni biraz sıktı gibi. Hikayenin sonunu tahmin ederken, bir türlü gelmeyen sahneler, bu sıkıntıya en büyük sebepti.

Red Stevens, kendi çabaları ile büyük başarılar elde etmiş büyük bir şirket kurmuş ve zengin olmuştur. Bu zenginlikten ailesi de nasibini almıştır. Ölümüne yakın vasiyetini içeren bir video bırakmıştır. Red ailesine her şeyi vermiş ancak onlara bir anlamda kötülükte yapmıştır. Hayata karşı göğüs germelerini engellemiştir. Bu hatasını da ölümüne yakın anlamıştır. Vasiyet videosunda herkese şartlı olarak bir şeyler bırakır. Ancak en büyük mirasını torununa bakmaya karar verir. Onun içinde de kendisine  bulunan cevheri görmüştür.

Ancak Jason’un bütün bu paraya ulaşabilmesi için bazı testlerden de geçmesi gerekmektedir. Tabi bu testler sırasında lösemili küçük bir kız ve annesi ile tanışır. Aslında Jason’un hayatını değiştiren kişilerle tanışmış olmasıdır. Jason bu şekilde bir insanın hayatında olması gereken bir çok olguyu, duyguyu öğrenir ve tadar.

Filmde Jason’un bu sınav süreci, oldukça hızlı ve basite indirgenmiş olarak karşımıza çıkıyor. Sahneler arası geçişlerde atlamalar oluyor. Bu kısımları bağlayan ise müzikler. Filmin müzikleri oldukça başarılı. Başarılı bir soundtrack’a sahip film. Film dram filmi olmasına rağmen fazla ajitasyon yapmamış. Yani her şey yerli yerinde. Başarılı oyunculuklar filmi izlenebilir kılıyor.

Görsellik ve kamera açıları oldukça sıradan. Filmin sanat ve görüntü yönetmenleri pek fazla iş yapmamışlar. Hikayenin doğallığı, daha doğrusu anlatımın doğallığı, filmi başarılı kılıyor. Özetlemek gerekirse izlenebilir başarılı bir film The Ultimate Gift. Bu arada filmdeki en iyi oyunculuk, Abigail Breslin‘e ait.

Yönetmen: Michael O. Sajbel

Senaryo: Cheryl McKayJim Stovall (kitap)

Oyuncular:

James Garner
Howard ‘Red’ Stevens
Bill Cobbs
Mr. Theophilus Hamilton
Lee Meriwether
Miss Hastings
George Lee
Pastor (as George Lee Masters)
Brett Rice
Bill Stevens
D. David Morin
Jack Stevens
Abigail Breslin
Emily Rose

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt0482629/

http://www.theultimategift.com/

Zombieland

İnsan Zombieland ismini görünce ister istemez kendini bir korku filmi ile karşılaşacak diye şartlandırıyor. Film hakkında pek bir araştırma yapmamışsanız korku filmi olarak izlemeye başladığınız film bekleneni vermeyince size gülmeye de pek adapte olamıyorsunuz. Ben filmi izlerken komedi faktörünü bilerek izledim ancak ne yalan söyleyeyim öyle sinema sitelerindeki gibi, çok yüksek seviyede komedi unsuruna rastlamadım.

Filmin ilk on beş – yirmi dakikası oldukça eğlenceli ve aksiyonu yüksek geçiyor. Ancak sonrasında aksiyon yer yer artsa da ilk dakikalardaki dozajı tutamıyor. Devam eden sahneler ise bilindik Amerikan esprileri üzerine kurulmuş. Görselden çok diyalog olarak karşımıza çıkıyor bu espriler. Filmin sonrası ise ailesini bulma umuduyla yola koyulan gencin hayatta kalma ve yolda edindikleri arkadaşlarını anlatmakta. Tabi yolda arıza birini ve kendine sevgili olacak güzel bir kızı bulur.

Yol boyunca ekipteki kişilerin geçmiş hikayelerini görürüz. Bunların içinde en iyisi yine Columbus adlı baş kahramanımızın başından geçen olaydır. Kızlar tarafından şans yüzüne gülmeyen Colombus güzel bir sevgilinin hayalini kurarken, yan komşusu kızıl bomba ondan yardım isteyerek kapısını çalar. Colombus kız ile ilgili fanteziler kurmaya başlarken kız birden zombi oluverir ve Colombus’un ondan kaçmasını eğlenerek izleriz.

Filmde akıllara kazınan bir diğer olay ise ekibin Bill Murray’ın evine gitmesi ve burada zombilerden kolay bir şekilde kendini kurtaran Bill Muray’ın öldürülmesi. Bir diğer olay ise, iki kızın adını bilemediğim yukarı aşağıya hareket eden şeyde mahsur kalmaları. Filmde hiç bir karakter ölmüyor yani acıtasyon yok. Geri kalanı ise aşırı derecede aptal olan ve neye göre hareket ettiklerini anlayamadığım zombilerin avı ile geçiyor.

Av sahnelerinde bağırsaklar, kafa, kol bacak ortalarda dolanırken komedinin fazla olmaması. Ancak film gülüp kırmasa bile oturup izlenebilecek bir film. Oyunculuklar iyi ancak Woody Harrelson‘un oyunculuğu diğerlerinin yanında resmen parlıyor. Filmin müziklerinn oldukça başarılı olması, her bölümün klip edasıyla geçmesini sağlamış, bu sebepten dolayı film hiç sıkmıyor.

Bol kan ve uçan organlar sizi rahatsız etmezse eğlenceli bir şekilde izleyebilirsiniz. Bu arada belirtmekte fayda var ki, palyaçonun zombi hali pek bir korkutucu…

Yönetmen: Ruben Fleischer

Senaryo: Rhett ReesePaul Wernick

Oyuncular:

Jesse Eisenberg
Columbus
Woody Harrelson
Tallahassee
Emma Stone
Wichita
Abigail Breslin
Little Rock
Amber Heard
406
Bill Murray
Himself
Derek Graf
Palyaço Zombi

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt1156398/

http://www.zombieland.com/

http://www.zombielandrules.com/

 

Nim’s Island

Nim’s Island

Hep büyük filmleri izleyecek değiliz ya, arada sıra çocuk filmlerini de izleyip çocukluğa dönmekte yarar var. Fantastik macera yapısına ait Nim’s Island’ın başrollerinde Jodie Foster, Gerard Butler ve Abigail Breslin rol almakta. Fİlmin yönetmenliğini ise Jennifer Flackett ve Mark Levin paylaşmış.
Nim, efsanelere inanan, günlük hayatı kitaplardan öğrenen hayal gücü geniş, babası ile birlikte okyanusta bilinmeyen bir adada yaşayan küçük bir kızdır. Babası National Geographic yazarı aynı zamanda bir bilim adamıdır. Bir gün araştırma için okyanusa açılır ve aniden patlak veren fırtınada kaybolur. Nim adada yalnız kalmıştır ve sütüne üstlük ada insanar tarafından keşfedilmiştir. Onları kovmak ve babasını bulmak için hayranı olduğu yazar ve maceraperest olan Alex Rover’dan yardım ister. Oysa Alex Rover hite düşündüğü gibi bir kişi değildir ama adaya gelmiştir.
Eğlenceli İzleyebileceğiniz bir film.
www.nimsisland.com/
http://www.imdb.com/title/tt0410377/