Siccin 4

Yeni bir olaya girsem de acaba sinema da izlediğim filmlerin yorumlarını böyle hemencecik film arasında ve sonunda mı yapsam. Siccin 4 ile bir deneme başlatayım en bakalım olacak mı? Bu arada iyi bayramlar.  Filmin ilk yarısı sorunda, Bir önceki filmine bağlantısı var mı yok mu tereddütünde kaldım. Küçük kız bir önceki filmde de vardı başından birşeyler geçmişti. Eğer o önceki filmdeki kız, aile de o aile ise bu arada küçük erkek çocukları var mıydı hatırlamıyorum ailenin gayet sıradan hiç birşey olamamış gibi hareket etmesi gayet enteresan. Ben önceki film ile bağlantısı olmadığını varsayıyorum.  Aile borç batağı içinde adamın annesinin evine taşınır. Küçük çocuğun kalp gözü açıktır ve olan biteni görür. Ancak konuşmaz. Bu durumdaki çocuğa anne ve babasından çok küçük ablasının destek ve göz kulak olması garip. Bu konuda çok fazla ayrıntıya girmeyeceğim.  Geçen ilk bölümde film en fazla elli saniyelik sekanslara ayrılıyor ve her birinde bir aksiyon mevcut. Bu parçalar …

Sabit Kanca 2

İlk film sebebiyle ikinci filmden de pek bir şey beklemiyordum aslında. Yine evde ses olsun, ilkini seyrettik bari ikincisini de seyredelim diye oturdum başına. Açıkçası bu filmde beni tatmin etmedi. Öncelikle ilk filmde olmayan konu kavramını bu filmde oturtmaya çalışmışlar. Bu sebeple karşımıza hazır cevap olarak çıkan Sabit Kanca bu yönüyle biraz daha sönük kalmış. Filmde bir konu olsun diye hareket edince seçilen konu bir mahalle komedisi üzerine olmuş. Evet film zaman zaman güldürdü ama yine tam bir bütün olacak seviyede değildi. Yine skeçlerin birleştirilmesi ile oluşturulmuş bir film vardı karşımızda.

Sabit Kanca

Karakter olarak sevdiğim Sabit Kanca’yı film olarak karşımda gördüğümde neler olacağını kestirememiştim. Tabi aylar öncesinden ana cadde direklerinde reklam flamaları asılı rüzgar eşliğinde sallanarak dikkatimi çekiyordu. Tabi sinemada izleyecek kadar iyi olduğunu düşünmüyordum. Tabi bu da ayrı bir tartışma konusu. Sinemada izlenmyecek kadar iyi film?! Geçtiğimiz günlerde birden aklıma geldi ev içerisinde ses olsun diye filmi izlemeye koyuldum. Bir konu, bir hikaye beklemiyordum zaten. Oyunculuk desem karşılaşacağım şey belliydi. Bir skeç olarak Sabit Kanca güldürmesine rağmen bir film olarak yüz hatlarımı esnetmedi bile.

Musallat 2: Lanet

İlk filmden mest kaldığımı şuradaki yazımda yazmıştım. Ancak ikinci film bazı konularda ilk filmin üstüne çıksa da ilk filmin verdiği zevki vermiyor. Aslında filmden çok şey beklemediğimi söylemem lazım. İlk filmde tam anlamıyla bir Musallat ekrana gelirken, ikinci film geçmişe dair bir büyüyü konu alıyor. Filmi izleme sebeplerimden biri de baş rolünde Türkü Turan‘on rol alması. Kendisinin nasıl bir oyuncu olduğunu biliyoruz, ancak bu filmde bana beklediğimi vermedi. Bir korku filmi için kendisinin iyi bir seçim olduğunu gördük ancak karakter ile ilgili sanıyorum bazı problemler vardı. Karakter gizemli bir karakterdi ve bunu Türkü Turan iyi yansıtmıştı. Ancak karakterin gizemi o kadar fazlaydı ki bize beklediğimizi vermiyordu. Karakterlerden bahsetmişken, Elif’in sosyetik sayılabilecek aile ve çevresi dışında diğer oyunculukları başarılı buldum. Elif karakterleri gibi sanki aile ve çevresi de zorlama gibi geldi bana. Tabi filmin en iyi performansı, Ümmü karakterini canlandıran Tülay Bursa‘nın sergilemiş olduğu performanstı. Hikaye fena bir hikaye değildi. Ancak o kadar yavaş ilerliyordu ki …

Kanal-i-zasyon

Kısa süre önce bir Kanal-i-zasyon furyası gelip geçti. aslında furya demek abartmak oluyor. Öyle televizyonlarda çok reklamını görmedik. Tabi para verilip oynatılan reklamları diyorum. Onun haricinde hiç bir televizyonda ben reklam yapıldığını görmedim. Yani öyle haber bültenlerine falan da konuk olmadı. Elbette ki bunun sebebi konusu. Film televizyon sektörünün istemeyeceği şeyleri gözler önüne seriyor. Zaten filmde, orada, burada gülerek izlediğimi karakterlerin hepsine rastlıyoruz. Hatta daha fazlaları bizimle birlikte. Geçen gün diğer blogumda bahsettiğim “köyün delisi” dile bu filmde. Düşünün işte nasıl bir kurmaca içerisindeyiz. İşte Kanal-i-zasyon bize bunları açıkça gösteriyor. Tabi yukarıda da bahsettiğim gibi bir çok yapımcıya, kanal sahibine çomak soktuğu için reklamının yapılacağını (adının geçeceğini), hatta televizyonlarda gösterileceğini bile düşünmüyorum… Sinemasal olarak baktığımızda başarılı bir film değil aslında. Bir çok skeçi bir araya tıplayıp, bir film çıkarmışlar karşımıza. Eh zaten biz böyle yapımlara alıştık film olsa ne olur deyip izliyoruz bizde. İmdat annesi ile birlikte yaşayan fakir bir …

Back to Top