buralarda yokken izlediklerim

Ölümlü Dünya (2018) Film hakkında neler desem bilmiyorum. Film tamamen karmaşalar barındırıyor kendi içinde de izleyici tarafında da. Aslında beklediğimden daha farklı bir film çıktı. İzlerken keyif aldığımı da gizlemeyeceğim. Tabi filmin en büyük başarısı bence oyunculuklardı. O konuda bir şey diyemeyeceğim. Karakterler başarılı bir şekilde çizilmiş. Filmin senaryosunda olması gerektiği gibi absürt. Bu çerçevede de iyi kalıyor. Senaryoya baktığımızda aslında havada olun cevaplanması gereken oldukça soru var. Senaryo da oldukça kalabalık bir ekip tarafından yazılmış. Hissettiğim sanki her oyuncu kendi karakterini yazmış. Burada da en baskın karakter Feyyaz Yiğit’in karakteri olmuş. Zaman zaman monolog derecesine varacak sahnelerle baş başa kalıyoruz. Sanki filmin en göze batan kısmı bu. Filmde oldukça fazla küfür var. Şahsi görüşümü sorarsanız bence olması gerektiği kadardı. Yani bu tarz bir filmde olması gayet doğaldı. Senaryoyu biraz daha yatırırsak, oldukça güzel ve etkileyici giriş yapıyor. Daha ilk dakikadan ters köşe yapması filmin sonrasında nelerle karşılaşacağınızın hayalini kurduruyor …

Trespass

Joel Schumacher‘in son filmi Trespass. Tabi Schumacher ismini görüp ister istemez filmi izlemeniz gerektiğini düşünüyorsunuz. Filmin kadrosunda da Nicole Kidman ve Nicolas Cage gibi isimler var. Tabi ben Nicolas Cage’ten fazla performans beklemiyordum ama yine de Nicolas Cage standart performansını yerine getirmiş. Karşımızda yine aynı oyunculuk aynı mimikler vardı. Açıkçası pek yadırgamadım. Filmde gözüme çarpan şey ise Nicole Kidman’ın ne kadar yaşlanmış olduğuydu. Tabi botoksla falan yüz yeterince gerilmiş ama bu yaşlandığı gerçeğini gizleyememiş. Gerçi ne olursa olsun güzel yine güzel. Biraz filmde dönüp oyunculuğa baktığımda aslında kağıt üzerindeki karakterin zor bir karakter olmadığını görüyoruz. Bununla birlikte Nicole Kidman normal ve rahat bir oyunculuk çıkartıyor.

Needle

Ne için olduğu belli olmayan bir film Needle. Aslında nasıl anlatacağımı da bilmiyorum. Film geçmişte işlenen bir cinayetle başlıyor. Bunun ardından bir başka cinayet çıkıyor karşımıza. İki cinayet işlendikten sonra olay günümüze geliyor. Marcus üniversitede okumaktadır. Sevgilisi ve arkadaşları ile birlikte, mutlu denebilecek eğlenceli bir hayat sürmektedir. Marcus eski eşya koleksiyoncusu olan babasının öldüğünü haber alır. Adam ona miras olarak bir kutu bırakmıştır. Marcus kendisine hediye kalan bu kutunun ne olduğunu bilemez ve bunu hocalarına danışır. Ancak fazla alkol aldığı bir gecenin sabahı uyandığında bu kutuyu bulamaz. Tüm araştırmalarına rağmen kutu kaybolmuştur. Bu sırada Marcus’un görüşmediği, abisi Ben onu ziyarete gelir. Marcus, Ben ile atışır ama, Ben’in kardeşi ile barışmadan gitmeye niyeti yoktur. Polis fotoğrafçısı olarak part time işe girer. Bu sırada cinayetler de artmıştır ve bu cinayetler de Marcus’un etrafındaki kişilerdir. Marcus ve Ben, cinayetleri çözmek için paçayı sıvar. Bu sırada öğrenirler ki cinayete sebebiyet veren, Marcus’a babasından miras kalan kutudur. Kutunun …

9 dollars 99 cents / 9.99 $

Ağır bir animasyon, 9.99 $. Hayatın anlamını sorgulayan bir animasyon en başta. Yani şu an tamda insanlar için bire bir olan. Tüm yönüyle insan hayatını ele almış bir kara mizah örneği. Sokakta yaşayan bir insandan tutun, güzel bir mankene, iki oğlunu yetiştirmeye çalışan bir babaya, hayalleri olan bir gence kadar çok akılcı bir şekilde hayatın her noktasındaki insana değinmiş film. Animasyon Etgar Keret‘in kısa hikayesinden uyarlanmış. Aynı zamanda senaryoda kendisine ait. Yönetmen ise Tatia Rosenthal. Gerçekten de stop motion için başarılı bir iş çıkarmış ekip. Başta da belirttiğim gibi, hikaye hayatın tüm noktasına değinmiş. Film sıradan bir memurun hayatı ile başlıyor öncelikle. Bu kişinin iki çocuğu vardır. Büyük oğlu, özel icra görevlisi, küçük oğlu ise işsiz ve iş aramaktadır. Bu esnada reklamını gördüğü bir kitabı sipariş eder. 9.99 dolara hayatın anlamı diye. Kitabı alır ve okumaya başlar ancak o kitapta öğrendiklerini anlatacak ve fikirlerini tartışacak birini bulamaz. Bir kaç kez …

Back to Top