I, Frankenstein

Filme bir Frankenstein uyarlaması olarak baktığımızda vasatın altında bir yapım olarak karşımıza çıkıyor. Öyle ki filmin bildiğimiz Frankenstein’ın yanından bile geçtiği yok. Bu sebepten dolayı ben filmi bir Frankenstein uyarlaması dışında değerlendireceğim. Aslında filmde yapılmak istenen yeni bir kahraman yaratmaya çalışmak. Muhtemelen yapımcı ve senaristler de Frankenstein’ın bu konudaki ününü kullanarak gişeden daha fazla pay koparmaya çalışmışlar. Tabi bu başarılı da olmuş.

Total Recall

Philip K. Dick‘in kısa hikayesinden uyarlanmış bir film Total Recall. Filmi, 1990 yılnda Paul Verhoeven‘in çektiği ve baş rolde Arnold Schwarzenegger‘in baş rol oynadığı Total Recall‘den biliyoruz. Şimdi filmi ismi ve hikaye de aynı olunca insan ister istemez bu filmin yeniden çekimi olarak algılıyor 2012 yapımı Total Recall’ı. Zaten senaryo kısmında 1990 yapımı filmin senaristleri de mevcut. Yalnız hikaye olarak eskisinin altında ezildiğini söyleyebilirim. Bunun başlıca nedenleri filmin Mars ayağının tamamen hikayeden çıkartılmış olması. Tüm olan biten gelecek dünyasında oluyor. Bu sırada gelecek tasvirinin de oldukça başarılı olduğunu söylemeliyim. Hikayenin Mars ayağı olmayınca filmdeki yaratıcılık ve kovalamaca dünya ile sınırlanmış oluyor. Bu da filmin bilim kurgu ayağının biraz daralmasına sebep olmuş. Film yeşil perde önünde çekilmiş bir bilim kurgu. Bunu hissediyorsunuz ama film hızıyla akıp gidiyor. Sıkmadan eğlenceli bir şekilde kendisini izlettiriyor. Ancak filmde bazı mantıksızlıklar da ön planda. Dünyanın ortasından geçen bir teknolojin var, ama nükleer savaş sonrası havayı temizleyebilecek bir teknolojin yok. Bunun gibi soru …

G-Force

Aslını söylemek gerekirse bir umutla izleyip sonra da hayal kırıklığına uğradığım film. Kısa süre geçmesine rağmen belli kalıplar dışında pek bir şey hatırladığımı söyleyemem. Peki bu kalıplar ne? Hayvanlar özel bir proje için eğitilir ve FBI ajanı olarak yetiştirilirler. Tam da bu proje iptal edilecektir ki son bir şans tanınır ekibe. Ancak ekip, başarılı olamaz. Bunun üzerine proje kapatılır. Ancak bizim ajanlar olayı çözüp ekipleirni tekrar toplamak için işin üzerine giderler. Ekip, kararlı ve cesur lider Darwin; havalı ve gözü pek, uçuk kaçık silâh uzmanı Blaster; seksi savaş sanatları uzmanı Juarez; istihbarat uzmanı sinek Mooch ve bilgisayar ile bilişim uzmanı, yıldız burunlu köstebek Speckles’den oluşmaktadır. Filmden aklımda kalan tek replik, bir çocuk tarafından giydirilip süslendirilen Juarez’in yaptığı espridir. “Şimdi tam Paris Hilton’un köpeğine benzedim.”Filmde final şaşırtıcı olmuş. Yani o kadar hayal gücünün arasında nasıl şaşırmaya çalışıyorsak başka bir mesele ama final biraz beklenenin dışında. Aslında final olması gerektiği gibi ancak …

Underworld: Rise of the Lycans

Ben öyle gösterime girecek diye bekleyemedim. Hem zaten ne zaman gösterileceği de belli değil ya!(27 Martmış) İndirip izleyeyim dedim. İyi de etmişim. Filmin yurt dışında zaten dvdleri falan çıkmış. Neyse… “Underworld: Rise of the Lycans”, Underworld ve Underworld: Evolution geçmişine dönüyor. Hal böyle olunca Kate Beckinsale bu filmde yok ve dolayısıylada Selena karakteri. Üzüldüm diyordum ki Rhona Mitra‘nın oynadığını öğrendim ve mesud oldum. Kendisini Doomsday‘da izlediğimde “aa bu Kate değil mi?” olmuştum ama değil… sanki daha iyi. Bu arada bir süpriz filmin sonunda gözüküyor kendileri. 🙂

Back to Top