Hadi İnşallah

Filmi çok merak ettiğimden izlemedim. Aslında izlemek için bir şey olsun Türkçe olsun derken izledim. İnternet’te Türk korku filmi bulmak biraz zor. Komedi çekmek kolay olsa gerek bu tarz filmler bol miktarda var. Komedi dediğime bakmayın siz. Öyle sınıflandırılmış diye bende öyle dedim. Filmin yönetmen koltuğunda A.R.O.G ve Hokkabaz gibi Cem Yılmaz filmlerinin yönetmenliğinden de tanıdığımız Ali Taner Baltacı var. Şimdi bu yapımlardan sonra yönetmenin Hadi İnşallah gibi bir filmle karşımıza çıkması çok ilginç olmuş. Burada anlıyoruz ki Senaryo, yapım kaliteliyse yönetim de kaliteli oluyor. Ancak  Hadi İnşallah için bunların hiç birini söyleyemeyeceğim. Yönetmen için bence büyük bir hata olmuş bu film.

Gecenin Kanatları

    Mahsun Kırmızıgül’ün sinemaya açılma olayına pek sıcak baktığım söylenemez. Kendisini de çok başarılı bulduğumu söyleyemeyeceğim. Cümleleri söyleme sebebim Mahsun Kırmızıgül’e olan antipatimden değil, bu işi beceremediğini düşündüğümden kaynaklanmakta. Zaten bu filmin senaryosunun da Mahsun Kırmızıgül‘e ait olduğunu filmi izlerken öğrendim. Filmi asıl izleme sebebim, yönetmeninin Serdar Akar olması. Ancak, Gemide, Maruf, Barda, Dar alanda kısa paslaşmalar gibi çok iyi filmlere imza attıktan sonra, bu filmle karşımıza çıkması beni çok şaşırttı. Öncelikle filmin senaryosu, Serdar Akar için çok düz ve basit bir senaryoydu.  

Rina

Film hakkında ne demeli bilemedim. Öncelikle konu olarak güzel bir film. Konu olarak güzel olmasına rağmen bir şeyleri eksik olan bir film. Bu eksikler filme girme konusunda yada filmin gerçekliği konusunda sizi tereddütte bırakıyor. Monologlar ne kadar başarılıysa diyalogları o kadar kötü bir film. Teknik açıdan ışık ve ses tam anlamıyla ayarlanmamış. Çekimlerde kullanılan bazı açılar oldukça gereksiz. Film iyi oyuncuları bünyesinde barındırıyor. Buna rağmen üç arkadaşın hikayesinin anlatıldığı filmde üç arkadaş gözüme biraz fazla sırıttı. Ayrıca Türk filmleri ve dizilerinde anlayamadığım bir diğer olay ise, otuzuna, kırkına merdiven dayamış kişilerin genç insanları oynaması. Filmin samimiyetini yitirmesine en büyük etkende bu. Film bir adada yaşayan üç arkadaşın hikayesini anlatıyor. Ali plajda çalışmaktadır. Her yaz buraya ailesi ile birlikte gelen bir kıza aşıktır. Umut, babasıyla balıkçılık yapmaktadır. Adanın en güzel kızlarından olan (tek kız sanırım) ve sepetçilik yapan Zehra’ya sırılsıklam aşıktır.  Ancak Zehra’nın abisi sert biridir ve ona durumu bir türlü söyleyemezler. Ömer, ise babasıyla …

Kısık Ateşte 15 Dakika

Arada derede bırakan bir filmde Kısık Ateşte 15 Dakika. Film için ne demeli bilmiyorum. Çok güzel bir kadro karşımızda. Senaryo bu kadro karşısında biraz ezilmiş. Öyle ki bir çok karakter kendisini taşıyan ünlü oyuncuların altında sönük kalmış. Metin Akpınar’ın oynadığı Resul karakteri bunlardan biri. Hikaye kendisinin çevresinde dönmesine rağmen bu karakter oldukça baştan savma olmuş. Evet aslında filmde mesaj verme olayı bu karaktere verilmiş ama karakter, söyledikleri, oynayan pek bağdaşmamış. Filmi izlenilir kılan iki karakter var. Bunlardan biri, Özkan Uğur’un canlandırdığı Fazıl karakteri, diğeri ise Haluk Bilginer’in canlandırdığı Muhtar karakteri. Bu iki karakter kesinlikle uymuş. Yani ne çok fazla abartılmış ne de çok sığ kalmış. Ancak Cezmi Baskın’ın canlandırdığı Marcel karakteri içinde aynısını söyleyemeyeceğim. Marcel karakteri zorlama bir karakter olmuş. Filme genel olarak bakıldığında bir karakter problemi var. Evet filmde çok iyi oyuncular var ancak ya kendilerine karakterlerle ilgili gerekli doneler verilmemiş yada biz bu usta isimlerin gerçekten kötü oyunculuklarını görüyoruz. Aynı şekilde Ata Demirer’de …

Neşeli Hayat

Film araya sıkışmış bir film. Sıradan bir kurgu sıradan bir hikayeye sahip. Elbette hikaye sıradan olduğunda filmi film yapan kurgu ve oyunculuktur ancak bu filmde televizyonda gördüğümüz kurgudan öteye geçmiyor. Oyunculuk ise zaten Çok Güzel Hareketler Bunlar ile ünlü olmuş popüler kişileri kullanmaktan öteye geçmemiş. Muhtemel bir gişe kaygısı yaşanmış samimi bir film yapmaya çalışalım derken. Evet tek düze gülük hayatı yansıtan filmlerin samimi olmasını bekleriz. Oyunculuk bu anlamda bize samimiyet vermiyor. Karakterlerin çok ünlü olmaları ün yakaladıkları karakterlerin damarlarında dolanmasına sebebiyet vermiş. Yani skeç karakterlerinden karakterler görüyoruz film boyunca. Filme kara komedi mi demeliyiz bilemiyorum. Komedi kısmı sıfır, dram kısmı sıfır. Standart eleştiriler ki tüm televizyon ve reality şovlarda görüyoruz. Film kesinlikle standardın dışına çıkamayan televizyon filmi kalitesinde bir film. Rıza Şenyurt, sabit bir işi olmayan varoşlar diye tabir ettiğimiz yerde yaşayan biridir. Hayatı çok iyi değildir. Bir çok iş yapar. Bu arada üye yap sat sende kazan ürünlerinden …

Back to Top