Etiket arşivi: Christopher Plummer

Beginners

 

 

Senaryo ve yönetimi Mike Mills‘e ait, 84. Oscar ödüllerinde en iyi Yardımcı erkek oyuncu ödülünü alan film aslında bunu sonuna kadar hak ediyor. Filmin oyunculukları oldukça başarılı. Oldukça doğal. Her bir karakter içimizden çıkmış gibi. Hiç birini yabancılamıyoruz. Anlatılmak istenen hikaye güzel ancak kurguda anlatımda biraz problemler mevcut.

 

Ancak filmin anlatımı oldukça yavaş ilerliyor. Bu yavaşlık ve sürekli kendini tekrar eden sahneler, film ilerlemeye çalışırken izleyiciyi oldukça sıkıyor ve bu da filme odaklanma problemi yaratıyor izleyicide. Senaryo bakımından başarılı ancak anlatım, kurgu bakımından çokta başarılı bir film diyemeyeceğim. Bu sebepten dolayı güzelim hikaye de biraz harcanmış gibi geldi bana.

 

Film yönetmen Mike Mills‘in küçük bir otobiyografik hikayesi. Yönetmen de babasının yıllar sonra eşcinsel olduğunu öğreniyor. Film çok doğal ve sahici demiştim. Belki de bu filmi bu kadar sıkıntıya iten, filmin fazla sahici olması. Film baskılar altında kimliğimizi nasıl gizlediğimiz ve ona göre nasıl şekillendiğimizi anlatıyor bize.

 

 

Ana karakterimiz Oliver Fields, 38 yaşında hayatına sürekli kendini tekrar ederek devam etmektedir. Babası yakın zamanda ölmüştür. Onun yokluğunu ise köpeği ile ile takılarak geçirmektedir. Annesinin ölümünden kısa bir süre sonra babası eşcinsel olduğunu açıklamış ve kendisine bir sevgili bulmuştur. Oliver başta buna anlam veremez ancak aslında babasında daha önceden de bunun olduğunu ancak o dönemlerde eşciselliğin hastalık olarak kabul edildiğini ve tedavi gördüğünü söyler. Tabi ki tedavi sonuç vermemiştir. Ancak ona aşık olan Oliver’in annesi ile evlenmiştir.

 

İki karı kocanın hayatı hiç bir zaman normal olmamıştır. Bunu filmde yönetmen başarılı bir şekilde aktarmış. Bu garip ilişkiden de kendi kabuğuna çekilmiş bir çocuk çıkmış ortaya. Baba Hal, eşcinsel olduğunu aşıklar ama bu sırada çok kısa bir ömrü kaldığını da öğrenir. Buna rağmen hayatta yapamadıklarını, sürekli bastırdığı gizlediği duygularını yaşamak ister ve bunun için çabalar.

 

 

Aslında Oliver’in de babasından farkı yoktur. İçine kapanık, kendi halinde yaşamaktadır. Düzgün bir ilişkisi olmamıştır ve yalnızlığı seçmiştir. Günün birinde arkadaşlarının zorlamasıyla bir partiye gider. Burada oyuncu olan Fransız Anna ile tanışır. Ona aşık olur ancak Anna da sorunlu bir kişidir. İki sorunlu kişi, ilişki kurmaya başlarlar ancak işler ciddileşmeye başladığında ise birbirlerinden uzaklaşmaya başlarlar.

 

Hikaye ve diyaloglar oldukça abartısız ve doğal. Bir ailenin tüm bireylerini, bu ailedeki bireylerin dışa dönük sevgi ve aşk ilişkilerini başarılı bir şekilde analiz eden bir film Beginners. Ancak izleyiciyi fazla sıkmayacak şekilde daha iyi bir kurgu ve yönetimle daha iyi bir film çıkabilirdi karşımıza.  Film biraz daha kısa tutulup, geçmiş ile günümüz arasında daha sağlam temeller sağlansaydı daha akıcı olurdu.

 

 

Özet olarak, başarılı oyunculuklar ve hikayeye sahip bir film Beginners. Eksiklikleri de olsa fotoğraf kareleri ile birleştirilerek, yapılan anlatım başarılı olmuş. İzlemenizi tevsiye edeceğim bir film Beginners. Bu arada belirtmek lazım ki filmdeki köpek oldukça başarılı oyunculuk sergilemiş. Kesinlikle Oscar’da ve diğer film festivallerinde buna yönelik bir ödül bulunması taraftarıyım.

 

Yönetmen – Senaryo: Mike Mills

 

Oyuncular:

Ewan McGregor
Oliver Fields
Christopher Plummer
Hal Fields
Mélanie Laurent
Anna
Goran Visnjic
Andy
Kai Lennox
Elliot
Mary Page Keller
Georgia

 

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt1532503/

 

9 / Nine / Dokuz

Uzun süredir yazamıyordum buna tembelliğim ve vakit bulamamam da eklenince tabi süre arttı. Bu arada izlenen klasörü yani yazılacakların listesi bir hayli kabardı. Ben de klasörü açarak alfabetik olarak yazmaya karar verdim. İlk filmim bu gün izlediğim başarılı bir animasyon…

Yönetmen ve hikaye yazarı Shane Acker‘ın  yaptığı işlere biraz bakarsak, karşımıza The Lord of the Rings: The Return of the King ve Wanted‘in özel efekt yönetmeni olarak karşımıza çıkması. 9’un yapımcıları arasında da büyük isimler karşımıza çıkıyor; Timur Bekmambetov ve Tim Burton. Tabi bu isimleri biliyoruz. Boş işler çıkmayacağı da aşikar… 9’da boş bir iş değil zaten… 9 Shane Acker‘ın 2005 yılında bitirme tezi imiş…

Yönetmen Shane Acker‘a senaryolaştırma aşamasında Pamela Pettler‘de yer almakta. Seslendirenler arasında tanıdık isimleri de bulmak mümkün. Film tamamen CGI ortamında hazırlanmış. İlginç karakterler ve ilginç konusu insanı ekrana bağlamaya yetiyor…

Film 9’un hikayesini anlatıyor. 9 ruh bulduğunda bir insanın öldüğüne tanık oluyoruz. 9 Her şeyden bir haber pencereden gördüğü kendi türünden birinin peşine çıkıyor. Onu bulup arkadaş oluyor ama bir yaratığın saldırısına uğruyorlar. Onu kurtaran arkadaşı bu yaratık tarafından alıkonuluyor. Çok sıradan anlatmaya başladım…

Öncelikle mekanı tasvir etmem gerek sanırım. İnsanlar ve robotlar, büyük bir savaşa tutuşmuş ve makineler bu savaşı kazanmıştır. Üretmiş oldukları kimyasal bir bomba sayesinde tüm insan ırkını yok etmişlerdir. Ancak kendilerinden de bir tane robot kalmıştır. 9 arkadaşı olduğu 2’yi kaybettikten sonra kendi türünden olan diğerlerinin yanına gider. Bunlara 1 önderlik etmektedir.  Ancak 9, 2’yi kurtarabileceğini düşünür ve yanına bir arkadaş daha bulur ve yola koyulur.

Amacı o yaratığın elinden arkadaşını kurtarmaktadır. 9 bu türün son temsilcisidir. Bu arada her biri insan gibi aynı karaktere sahiptir. Görünüşte bez parçasından farkları yoktur ancak içlerinde bir ruh barındırıyorlardı. Arkadaşlarını bulmak için yaratığın inine giden iki kafadar, onlara yardıma gelen 7’nin de yardımı ile bu yaratığı öldürürler. 9’un çıktığı evden bulduğu değişik şekilli bir kristalimsi parça bu yaratığın eline geçmiştir. Yaratık öldürülmeden öncede bu parçayı, bir yere takmaya çalışmaktadır. 9 bu parçanın ne işe aradığını merak eder ve parçayı yerine takar.

Bu yaptığı şey dev bir robot yaratığı canlandırır. Tabi bizim kafadarlar, bu yaratığı da öldürdüklerini sanıp özgür olduklarını düşünürler ama iş bu kadar da basit değildir. 9 bu yaratığı öldürmek için 6’nın kaynak olarak bahsettiği ve sürekli resmini çizdiği şeyi bulmaya gider. Bu arada uyandırdığı yaratık arkadaşlarını öldürüp onların ruhlarını almaktadır. 9 her şeyin başladığı yere gri döner can bulduğu eve. Burada kendi adına bırakılmış bir kutu bulur.

Kutuyu açtığında bir insan figürü belirir ve tüm hikayeyi 9’a anlatır. Bu kişi bu yaratığı yapan bilim adamıdır. yaratığın asıl amacı insana gerek duymadan yeni makineler icat etmektir. Tam tamamlanmadan devlet bu robotu kullanmaya başlar. Ancak sadece profesörün zekası ile dolu makine ruhu da olmadığı için tüm insan ırkına kafa tutar ve onları öldürür. Profesör ise makineden kurtulacak ve dünyanın geleceğini şekillendireceğine inandığı 1 ile 9 arasındaki bu canlıları yaratır. Makinelerden farkı, o kristalimsi cihaz yardımıyla ruhunu bu 9 yaratığa aktarmış olmasıdır. Zaten son kısmı 9’a verince bilim adamı ölmüştür…

Biraz dağınık anlattım. Çünkü hikayeyi anlamaya çalışmak izlerken de zaman alıyor. Mekan karakterler konu farklı olunca insanın aklında biraz parçalı kalıyor hikaye. Ancak izlenmesi gereken fevkalade yapımlar arasında. Tanrı, varoluş, ruh, gerçek üzerine çok başarılı bir animasyon…

Seslendirenler:

Christopher Plummer #1 (voice)
Martin Landau #2 (voice)
John C. Reilly #5 (voice)
Crispin Glover #6 (voice)
Jennifer Connelly #7 (voice)
Fred Tatasciore #8 / Radio Announcer (voice)
Elijah Wood #9 (voice)
Alan Oppenheimer The Scientist (voice)
Tom Kane Dictator (voice)
Helen Wilson Newscaster (voice)

Linkler

http://www.filminfocus.com/focusfeatures/film/9/splash/

http://www.imdb.com/title/tt0472033/

http://en.wikipedia.org/wiki/9_(2009_film)

http://www.facebook.com/9theMovie