Etiket arşivi: Cingöz Recai

Şeytani Tuzak: Cingöz Recai 7 – Server Bedi / Peyami Safa

Serinin 7. kitabı Şeytani Tuzak. Ancak bu sıralamada bir gariplik var. 5. kitapta Mister Şerlok Jolmes yer almazken, bu kitapta aziz dostu Dr. Vatson ile birlikte yine sahneye çıkıyorlar. Ancak bu kitap biraz daha Cingöz’ün kıvrak zekası ile tecrübeli, polis müfettişleri ile dalga geçmesine tanık oluyoruz. Hikayeler ise şöyle:

Şeytani Tuzak: Şerlok Holmes, yatmaya hazırlanırken Pera Palas’ta hizmetini gören görevli kapıyı çalar ve ona bir kartvizit uzatır. Kartta Cingöz Recai yazmaktadır. Holmes, Dr. Vatson’u çağırır ve durumu anlatır. Nitekim bir kaç dakika sonra, Cingöz odadan içeri girer ve ziyaret sebebini anlatır. Yan odada İtalyan bir hırsız oturmaktadır. Amacı ise, İtalyan prensesinin mücevherlerini soymaktır. Cingöz bunu İtalyan hırsız tarafından kendisine yapılan hakaret olarak algılar ve onun oyununa çomak sokmak için Şerlok Holmes’ten yardım alır. Ancak olaylar hiçte beklendiği gibi gelişmez.

Çalınan Vazolar: Şerlok Holmes, Dr. Vatson ve Mehmet Rıza müdüriyette otururken yanlarına bir adam gelir. Adam Ayaspaşada, Bulgurcuyan Apartmanında oturmakta olan bir mühendistir. On beş gün önce kendisinden, yaşlı ve zengin bir kadınla evlenmiştir. Dört gün önce sabah uyandıklarında ise evdeki kıymetli vazolardan birinin çalındığını görürler. Mühendis olayı kendi çözmek ister ancak ertesi gün bir başka vazo çalınınca, müdüriyete gelmiştir. Mehmet Rıza, Şerlok Holmes ve Dr. Vatson olayı çözmek için incelemeye başlarlar. Ancak işin sonunda yine Cingöz’ün bir oyunu vardır.

Sahte Şerlok: Cingöz Recai ve adamları polis tarafından köşeye sıkıştırılmıştır. Recai’nin aklına bir fikir gelir ve adamlarından birini arar. Ona Şerlok Holmes’in kılığına girmesini ve kendisini tevkif ederek götürmesini söyler. Adamı onun dediklerini yapar ancak bu durumdan gerçek Serlok Holmes’in de haberi olur ve önlem almaya çalışır.

Domuz Sokağı Vakası: Galata’da, Domuz sokağında şarapçı Nikola polis müdüriyetine gelir ve Mehmet Rıza’ya başına gelen garip olayı anlatır. İyi giyimli bir adam Nikola’ya gelmiş, dükkanını üç gün kapalı tutması karşılığında para teklif etmiştir. Bir miktar para verir ve üç gün sonunda Mudanya’dan, Bursa’ya gitmesini orada bir adamın tüm masrafları ile birlikte parasının ödeneceğini söyler. Nikola başta bunu kabul eder ama sonra bir gariplik olduğunu düşünerek müdüriyete gelir. Mehmet Rıza ve Şerlok bu ilginç olayda Cingöz’ün parmağı olduğunu düşünürler ve onu yakalamak için paçayı sıvarlar.

Polis Tuzağı: Şerlok, Cingöz’ü yakalamak için bir oyun tertip eder. Kendisinin Edirne’ye gittiğine dair bir haber çıkarttırır gazetelerde. Daha sonra ise İngiliz mücevherlerinin satılıp sergileneceği, bir sergi tertip eder. Üç polis hafiyesi kılık değiştirerek serginin başında dururlar. Böyle bir sergiye Cingöz gelmeden durmaz. Nihayet serginin son günü Cingöz gelir üç polis hafiyesi onu tanırlar ve tevkif etmek isterler. Ancak Cingöz kolay lokma değildir.

Cingöz’ün Ziyafeti: Şerlok Holmes ve Dr. Vatson’un İstanbul’u terk etme vakitleri gelmiştir. Mehmet Rıza ile vedalaşırlar ve ertesi sabah trenle ayrılmak üzere Pera Palas’taki odalarına çekilirler. Ancak Mehmet Rıza akşam ziyaretlerine gelir ve bir olaydan bahseder. Olayı söyleyen adam dışarıda kapıdadır. Evi soyulmuştur. Üç hafiye adamı izler ve evine doğru giderler. Ancak burada onlara tertip edilmiş bir oyun vardır. Binaya girdiklerinde Cingöz Recai’nin onlara bir ziyafet masası hazırladığını görürler.

Gece Kuşları: Zengin Ermeni Tüccarı Aram Karabetyan’ın Yeniköy’deki köşklerinin gece yarısı kapısı çalınmış, altı kişi kapıda belirmiştir. Birinin ise başı kanlı ve sargılıdır. Yardım istemektedirler, Zengin tüccar yardım için onları eve alır ancak onlar Cingöz ve adamlarıdır. Cingöz ve adamları ev ahalisini yakalar. Tüccar’un küçük oğlunu ise odaya kitlerler. Polisiye hikayeleri çok seven çocuk pencereden yan odaya geçerek polise haber verir. Polisler gelir ve villayı abluka altına alır. Cingöz ve adamları köşeye sıkışmışlardır. Bir plan yapıp polislerin elinden kurtulmaları gerekmektedir.

Gece Tuzağı: Şerlok Holmes’i bir gece telefona çağırırlar. Arayan Mehmet Rıza’dır. Bir olaydan bahseder ve araba gönderdiğini söyler. Gelen arabaya Şerlok ve Vatson biner ve olay yerine giderler. Ancak orada onları karşılayan Cingöz Recai’dir. Üstüne üstlük Mehmet Rıza’da onun elindedir. Tuzağa düşmüşlerdir.

Barkod : 9789944148474
Boyut : 13×19 cm
Sayfa Sayısı : 120
Basım Yeri : İstanbul
Basım Tarihi : 2008
Baskı : 3
Kapak Türü : Karton Kapak
Kağıt Türü : 2.Hamur
Dili : Türkçe

Zeyrek Cinayeti: Cingöz Recai 6 – Server Bedi / Peyami Safa

Zeyrek’te oturan Hacı Zihni Efendi geceleri evinin bahçesine çıkarak elinde bir bıçak ve bir fenerle dolanmakta, toprağa yatmakta, bahçedeki büyük ağacın üzerine bir şeyler kazımaktadır. Genç güzel karısı, kızı ve komşuları onun delirdiğine kanaat getirmeye başlamışlardır. Zihni Efendi, eski dönemden alavere dalavere ile kaçırdığı altınları olduğu bilinmektedir. Ancak bu altınlardan kimsenin haberi yoktur. Zihni Efendi de o kadar cimridir ki bunları bir türlü harcamaz. Altınların yerini söylememekle birlikte ben ölünce kızım anlayacak der. Durumu kontrole gelen bir kaç polise de saldırmıştır.

Bu hikayeyi gazetede okuyan Cingöz’ün olay dikkatini çekmiştir. Derhal, Hacı Zihni’nin karşısındaki evi kiralamış ve geceleri onu gözlemeye başlamıştır. Üç gecenin üstüne Hacı Zihni evden çıkmış, bahçedeki büyük ağacın altına gelerek hareketler yapmıştır. Bu sırada ağacın dallarına gizlenen, Cingöz ve adamlarının göremediği biri ise Hacı Zihni’yi öldürür ve kuyunun içine atar. Buna intihar süsü verir. Başta polis olmak üzere herkes Hacı’nın delirip intihar ettiğini düşünür.

Cingöz asıl olayı görmüş ve bunu Mehmet Rıza’ya bildirmiştir. Mehmet Rıza ise polisteki işinden emekli olmak zorunda kalmış, kendi açtığı dedektifhanesinde çalışmaktadır. Cingöz’ün hikayeyi anlatması ile birlikte Zeyrek olayını incelemeye başlar. Bu konuda ona Cingöz’de yardımcı olmaktadır. Cingöz’ün amacı ise altınlara el koymaktır. İki düşman, ayrı ayrı olayın gizemini çözmeye çalışırlar.

Zeyrek Cinayeti başarılı bir kurguya sahip. Bilinmedik şeyler çıkabiliyor okurken karşınıza. Kısa hikayelere oranla bu tek hikayelik kitaplarda, karakterlere dair daha fazla ayrıntı ile karşılaşabiliyorsunuz. Cingöz Recai 6 olarakta numaralandırılmış. Bu pek kronolojik bir sıralama değil bunu da anlamış bulundum.

Barkod : 9789944148528
Boyut : 13×19 cm
Sayfa Sayısı : 240
Basım Yeri : İstanbul
Basım Tarihi : 2008
Baskı : 3
Kapak Türü : Karton Kapak
Kağıt Türü : 2.Hamur
Dili : Türkçe

Esrarlı Köşk: Cingöz Recai 5 – Server Bedi / Peyami Safa

Serinin beşinci kitabı Esrarlı Köşk. Bir önceki Kitapta Türkiye’ye gelen Mister Şerlok Holmes ve aziz dostu Dr. Vatson ülkelerine geri dönmüşlerdir. Polis dedektifi Mehmet Rıza ile Cingöz Recai, iki düşman, iki dost baş başa kalmışlardır.

Hikayeler ise şöyle:

Esrarlı Köşk: Bir gün polis dedektifi Mehmet Rıza’nın odasına atmış yaşını geçkin olduğu halde sapa sağlam dik bir adam girer. Bu adam Anadoluhisarı’nın körfeze bakan bir tepesinde özel yapım bir villada oturmaktadır. Aksiyonu seven bu adam evini de çeşitli maceralar yaşayacağı şekilde yaptırmıştır. Ancak kuşun bir uçmasının zor olduğu bu evde, bazı eşyalar kaybolmaktadır. Adam, kendi başına bu işi çözmeye çalışmış ancak çözememiştir.Son çare Mehmet Rıza’ya başvurmuştur.

Madam Çiviciyan’ın Gerdanlığı: Mehmet Rıza, polis merkezindeki odasında otururken telefonu çalar. Arayan ise Cingöz Recai’dir. Cingöz beş ay hapiste yatmış ancak buradan kaçmıştır. Şimdi ise yeni yapacağı işi heyecan olsun diye haber vermek için Mehmet Rıza’yı aramıştır. Madam Çiviciyan’ın gerdanlığını çalacaktır. Tabi ki Mehmet Rıza bu olay gerçekleşmesin diye bütün önlemleri alacaktır.

Soyulan İngiliz: Meşhur İngiliz milyarderi Mister John Çarlıçester bir kaç günlüğüne İstanbul’a gelmiş ve Pera Palasta kalmaktadır. Cingöz Recai İngiliz milyarderi ile bu haberi gazeteden okur ve bu İngiliz’i soymak için bir plan yapar.

Karanlıkta Bir Işık: Celal Paşa İstanbul’un sayılı zenginlerindendir ve Moda’da oturmaktadır. Celal Paşa, Türkler’le pek arkadaşlık etmez, gerçek dostluğun yabancılarla olduğunu düşünür. Kızı Meliha Hanım’a da Mister Edward adında İngiliz Profesör tutmuş bu şekilde kızın İngilizce eğitimini de tamamlamak istemiştir. Ancak bir gün balkonda otururlarken, odalarında bir ışık görürler. Mister Edward ışığın ne olduğuna bakmaya gider ancak ondan da bir süre ses çıkmaz. Celal Paşa ve ailesi merdivenlerden aşağıya indiğinde Mister Edward’ı yerde yatarken görürler. Eşyaları da çalınmıştır.

Kanlıca Vak’ası: Nâfiz Bey, Doktor Ahmet Fuat’ın kızı Gönül Hanım’la evleneli bir ay kadar olmuştur. Ancak çiftin evlerinden, bazı eşyalar çalınmaya başlanır. Durumu Mehmet Rıza’ya haber verirler. Mehmet Rıza eve gelir ve olayı inceler ve keşfeder ki, Nâfiz Bey aslında Cingöz Recai’dir. Gönül Hanım bunu duyunca şok olur. Cingöz ise Mehmet Rıza’nın elinden kurtulmak için oyun düşünür.

Çalınan Vasiyetname: Büyük manifatura taciri Hulusi Bey yazıhanesinde otururken ziyaretine Cingöz gelir. Hulusi Bey duruma şaşırır. Cingöz’ün ziyaret sebebi ise şudur; Hulusi Bey’in kardeşi Mahmut Saffet Bey üç buçuk ay önce ölmüş mal varlığını da bir vasiyet ile üç yetim ve Hulusi Bey’e dört kişiye pay etmiştir. Ancak Hulusi Bey bu vasiyeti saklamış ve tüm paraya konmak istemiştir. Cingöz’ün amacı ise bu vasiyeti almak ve üç yetime parayı dağıtmaktır. Ancak Hulusi Bey onu odaya kitler ve polisleri çağırır.

Barkod : 9789944148504
Boyut : 13×19 cm
Sayfa Sayısı : 120
Basım Yeri : İstanbul
Basım Tarihi : 2008
Baskı : 3
Kapak Türü : Karton Kapak
Kağıt Türü : 2.Hamur
Dili : Türkçe

Kaybolan Adam: Cingöz Recai 4 – Server Bedi / Peyami Safa

Cingöz Recai serisinin 4. kitabı Kaybolan Adam. Bu kitapta da diğerlerinde olduğu gibi kısa hikayeler bulunmakta. Ancak bu hikayeleri özel kılan ise dünyanın en büyük hafiyesi olan Şerlok Holmes’ün aziz dostu Dr. Vatson’la İstanbul’a gelmesi. Tabiki sebep belli. Cİngöz Recai…

Kitaptaki kısa hikayeler ve açıklamaları ise şöyle:

Şerlok Holmes İstanbul’da: Polis memuru Mehmet Rıza, mühim bir mesele için dünyanın en meşhur dedektifi olan Şerlok Holmes’i İstanbul’a çağırmıştır. Mesele ise şudur: Milli devletlerin mühim bir müdürü bazı işler için Londra’ya gitmiştir. Varır varmaz ailesine telgraf atmıştır. Ancak bunun üzerinden sekiz gün geçtikten sonra Osmanlı bankasına telgraf çekerek tüm hesabının bir Londra bankasına yatırılmasını istemiştir. Ancak ailesinin bu durumdan haberi olmadığı için şüphelenmiş ve polise haber vermiştir. Müdür’ün yaptıkları incelenmiş ancak bir yerden sonra izi kaybolmuştur. Şerlok Holmes ise bu olayı araştırmak için çağrılmıştır. Cingöz ile tanışması bu vesile ile olmuştur.

Şerlok Holmes’in Gece Ziyaretçisi: Şerlok Holmes İstanbul’a geleli on iki gün olmuş Cingöz’ün adam kaçırma vakasından sonra İstanbul’dan ayrılmamış, polis teşkilatının düzeni ile ilgilenmektedir. Bir gece yarısı, Beyoğlu’nu en meşhur kuyumcularından Ermeni Muratyan kendisini otelde ziyaret eder ve mühim bir durum anlatır. Muratyan, bir Rus prensesinin pahalı küpelerini almak için prensesin kaldığı yere gider, parayı verir ancak otelden ayrılacağı sırada darp edilir ve küpeler kendisinden çalınır. Şerlok Holmes bu olayı araştırmaya başlar. Tabiki rakibi bellidir.

İmdat: Mehmet Rıza yatağına yatmış uykusundayken telefon çalar. Arayan Altunyan Hanından, Mısırlı İsmail Paşa torunlarının yazıhanesi katibidir. Elinin ayağının bağlı olduğunu  yazıhanenin soyulduğunu, zor durumda dişleri ile telefon numarasını çevirdiğini derhal gelmesi gerektiğini söyler. Mehmet Rıza, Şerlok Holmes ve Dr Vatson’u da çağırarak Mısırlı İsmail Paşa torunlarının yazıhanesine giderler. Ancak düşündükleri gibi bir durum yoktur. Geriye dönerler ve Mehmet Rıza’nın evinde bir kahve içerler. Bir süre sonra bir telefon daha gelir, aynı adam aynı yerde zor durumda olduğunu söyler. Üç hafiye, tekrar hana gider, ancak bekçiler onları hırsız diye suçlar. Anlarlar ki Cingöz adamları ile üç hafiyenin yerine geçmiş ve yazıhaneyi soymuştur.

Han Baskını: Azaryan Han’ında zengin komisyoncu, Mektubizâde Faik Bey, büyük bir stok malı satışından sonra 126 bin lirayı almış ancak bankalar kapandığı için parayı yazıhanesindeki kasasına koymuştur. O sırada bir telefon gelir ve karşıdaki kişi karısının Kadıköy’de hastaneye yatırıldığını acele gelmesi gerektiğini söyler. Mektubizâde Faik Bey apar topar yazıhanesinden ayrılır ve Kadıköy iskelesine gider. Ardından katibi, yazıhane hizmetlisini, Mektubizâde Faik Bey aradı diye iskeleye gönderir. Ancak katip Cingöz’in adamıdır. Mektubizâde Faik Bey, hizmetlinin gelmesi üzerine bir oyun döndüğünü anlar ve polise haber verir. Cingöz ve elemanı ise handa kapalı kalır. Mehmet Rıza, Şerlok Holmes ve Dr. Vatson olayı araştırır. Ancak Cingöz ellerinden kurtulmayı yine başarır.

Yerin Dibinde Sesler: Mehmet Rıza gecenin bir saati, Şerlok Holmes ve Dr. Vatson’ı müdüriyete çağırır. Mehmet Rıza’nın yanında meşhur kuyumcu Vasilaki ve Ahmet Nail Paşa bulunmaktadır. Mehmet Rıza ikisini de taktim eder. Mesele ise şudur. Vasilaki’ye ince uzun bir adam gelir ve Ahmet Nail Paşa’nın kızı ile nişanlanacağını söyleyerek ondan bir mücevher alır. Ancak üzerinde para olmadığını evine kadar eşlik ederlerse parayı vereceğini söyler. Vasilaki, Ahmet Nail Paşa’yı arayarak teyid alır. Bunun üzerine, oğlunu bu adam ile gönderir ancak oğlundan bir daha haber alamaz.

Ateşten Gözler: Cingöz gazetede bir haber okur. Fatma Nine adında bir kadın polise müracaat etmiş ve kırmızı gözlü şeytanların evine geldiğini ve altınlarını istediğini söylemiştir. Cingöz bu durumu merak eder ve araştırmaya başlar. Merakı kadının altınları ve bu şeytan kılığındaki adamdır. Kadının evine gider ve altınları bulur. Şaytanı görmek için de gizlenir. Bu sırada Mehmet Rıza, Şerlok Holmes ve Dr Vatson’da incelemek için olay yerine gelir. Cingöz yine yakalanma arifesindedir.

Al Kanlar İçinde: Cingöz, Düyunu Umumiye’nin kasasını soymaya niyetlenir. Tatil olduğu saatler içerisinde Düyunu Umumiye’ye girer ve bir köşeye saklanır. Akşam vakti tüm bekçilerin, yemek saatinde yardımcısı ile birlikte büyük kasa dairesinin kapısını açar ve içeri girer. Paraları çantasına doldurur. Ancak o sırada bekçilerden biri yemeğini erken bitirince Cingöz telaşla kapıyı kapatır. Ancak kapının içeriden açılmadığına dikkat etmez. Kalın ve korunaklı odanın içinde kalmışlardı. Cingöz nasıl kurtulacağını hesap etmektedir ancak çıkış yolu yok gibi gözükmektedir.

Barkod : 9789944148467
Boyut : 14×20 cm

Sayfa Sayısı : 117
Basım Yeri : İstanbul
Basım Tarihi : 2008
Baskı : 4
Kapak Türü : Karton Kapak
Kağıt Türü : 2.Hamur
Dili : Türkçe

Elmaslar İçinde: Cingöz Recai 3 – Server Bedi / Peyami Safa

Cingöz Recai serisinin üçüncü kiatbı Elmaslar içinde. bu kitapta da Tiyatro Baskını’nda olduğu gibi kısa hikayeler mevcut. Bu kısa hikeyeler eşliğinde ana akrakterleri daha iyi tanıyoruz. Hikayeleri okurken bu seri neden dizi olmuyor diye düşünmüyor değilim.

 

Kitaptaki kısa hikayeler ve ufak açıklamaları ise şöyle:

 

Elmaslar İçinde: Cingöz Recai bir oyun ederek kendi halinde tüccar Mösyö Aharonyan’ı kaçırır. Ancak Mösyö Aharonyan çok zengin biri de değildir. Onu kaçırma sebebi Mösyö Aharonyan’ın evinin altında kuyumcu dükkanı olmasıdır. Cingöz düşünmüş taşınmış, kuyumcu dükkanına girmek için Mösyö Aharonyan’ın evinden bir delik açmanın daha iyi olacağını bulmuştur. Tabi aksilikler yine yakasını bırakmaz.

 

Cingöz Tehlikede: Mehmet Rıza son görevini de başarılı bir şekilde tamamlamış, gazetelerde methiyeleri de okumuştur. Evde kendisine bir balo davetiyesinin geldiğini görür. Pera Palas’taki bu partiye katılarak üzerindeki yorgunluğu atmayı düşünür. Balo salonuna girer. İstanbul’un tüm tanınmış, zengin kişileri oradadır. Mehmet Rıza, davetliler arasında Cingöz Recai’yi de görür. Mehmet Rıza onu yakalamak için hazırlık yaptığında Cingöz yanına sokulur ve onla sohbete başlar. Tabi iki arkadaş, iki düşman arasında kovalamaca başlar.

 

Nazar Boncuğu: Cingöz Recai bildi oyununu yine tekrarlar. Sinema salonunda gözüne kestirdiği mücevherin yanında tüm locaları satın alır. İkinci perdenin başlarında adamları göz diktikleri mücevherlerin olduğu locadaki beyi çağırır ve onu uzaklaştırır. Cingöz ise locaya girerek kadını bayıltır. Ancak Cingöz’ün adamı, loca sahibi beyin el bağlarını düzgün yapamayınca iş üstünde adam çıkar gelir. Olay yerine Mehmet Rıza çağrılır. Cingöz ile yine yüz yüze gelirler.

 

Yangın Yerinde: Mahmut Bey, Fatih’te oturmaktadır. Zengin olduğu kadar da bir o kadar cimridir. Üzerinde çok para taşımaz. Fatih’te kimsenin pek uğramadığı yangın yerinden geçerken yanına bir kaç adam yaklaşır. Bunlar Cingöz’in adamlarıdır. Nitekim Mahmut Bey’i kaçırırlar. Cingöz Mahmut Bey’in evine girer ve karısını yakalar. Amacı kasayı bulmaktadır. Yardımcısına teslim ettiği kadın ise kaçar ve ortalığı ayağa kaldırır. Polisler eve gelir. Cingöz ve adamı evin içinde sıkışırlar.

 

Alevlerden Sonra: Cingöz Recai, Harbiye’de, Nişantaşı Caddesinde büyük bir ev alır ve burada yabancı bir doktor ismiyle kalır. Burada ev alma amacı Yunanlı olan yan komşusunun antika meraklısı olması ve elinde çok kıymetli bir vazı olmasıdır. Cingöz vazoyu çalmak için kendi evini ateşe verir. Evler boşaltılırken de vazoyu zimmetine geçirir. Ancak vazonun çalındığı anlaşılınca Mehmet Rıza’ya haber verilir. Mehmet Rıza bu işin Cingöz Recai tarafından yapıldığını anlar hatta olay yerine dönen Cingöz’ü tanır ve iki rakip arasında kovalamaca başlar.

 

Yayın Yılı: 2012
Kitap Kağıdı
176 sayfa
13,5×21 cm
Karton Kapak
ISBN:6051311050
Dili: TÜRKÇE