Etiket arşivi: Damon Lindelof

Tomorrowland

Tomorrowland oldukça keyif alarak izlediğim bir film. Filmin yapımcısının Disney olduğunu belirtmem lazım başta. Bu sebeple, film bir aile – çocuk filmi kıvamında ilerliyor. Ancak öyle sıkıcı çocuk filmleri gibi de değil. Sanki biraz daha bakış açısını değiştirseler, bize de hitap eden güzel bir film çıkarmış ortaya.

Aslında filmin afişinde George Clooney‘i gördüğüm zaman beklentimin bir çocuk filmi olmadığını belirtmeliyim. İlk dakikalar beni hayal kırıklığına uğratsa da sonrasında filmin akışı keyifli bir izlenim sundu bana. Yine de George Clooney bu filme olmuş mu derseniz, yok derim. Okumaya devam et

The Leftovers

Şöyle diziler bitmiş yaz dönemini nasıl geçiririm derken araştırmaların sonucunda karşılaştığım dizi The Leftovers. True Blood bitmiş tam bir boşluk anına gelmişti. HBO’nun çok fazla boş dizi yapmayacağını düşünerek okuduğum yorumlarda da Lost vari bir dizi olduğunu gördüğümde bende bir kaç bölüm diziyi izleyeyim dedim. Tabi dizinin kadrosuna bakmam izlemem için de bir sebep oldu. Justin TherouxAmy BrennemanLiv Tyler diziyi izlemek için iyi bir nedendi. Gerçi sadece Liv Tyler’ın olması izlemek için bence büyük bir neden.

Dizi Tom Perrotta‘nın aynı isimli romanından uyarlama. Romanı okumadığım için dizi ile arasında bir kıyaslama yapamayacağım ama ben diziyi oldukça başarılı buldum. Genel olarak baktığımızda dizi oldukça yavaş ilerliyor. Bu ilerleyiş sırasında bir çok soru işareti yaratmasına rağmen bu soru işaretlerine çok fazla yanıt vermiyor. Yani dizi sezon finali yapmasına rağmen hala bir çok soru işareti mevcut. Yaptığım araştırmalar sonucunda aslında kitabın da sorulara çok fazla yanıt vermediğini okudum. Gelecek günlerde kitabı da okumayı düşünüyorum açıkçası. Okumaya devam et

World War Z

İzlediğim en iyi zombi filmi olmamakla beraber son dönemde çekilen zombie filmleri arasından sıyrılan bir film World War Z. Film Max Brooks‘un aynı isimli romanından uyarlanmış. Kitabı okumadığım için uyarlamanın durumu hakkında fazla yorum yapamayacağım. Ancak gördüğüm kadarıyla fazla eksikleri olan bir film.

Öncelikle filmi diğer zombi filmlerinden sıyıran en büyük özellik korkutma amacı güderek yapılmış bir film olmaması. Bunun üstüne filmin aksiyonu bol tutulmuş. Filmi götüren kısımda bu. Biraz da siyasi fikirler eklenerek filmin içi doldurulmaya çalışılmış. Ancak genel anlamada bir hastalıktan türeyen zombilik ilk kez karşılaştığımız bir şey değil. Okumaya devam et

Star Trek Into Darkness

Bu filmle aslında Holywood’un son dönem umutlarından olan ‘ın da kof çıktığını öğrenmiş olduk. Gerçi kendisine ben hiç bir zaman umut bağlamadım. İnsan ne kadar çok destekle girerse işin içine o kadar çabuk batıyor. Zaten yapımcılık dışında Super 8 haricinde iyi bir film görmedim J.J. Abrams’tan. Star Trek Into Darkness’ta tamamen klişelerle dolu bize ekstra hiç bir şey vermeyen bir film.

Peki filmde ne var? Aslında ekstra hiç bir şey yok. Kirk kendi kafasına göre takılan biri, Spock mantıklı ve Kutsallarla göre hareket eden biri. İki kişi karakterinden pek şaşmıyor. Gerçi arada Spock’un biraz duygulandığını görüyoruz ama film bundan ibaret. Bunun haricinde bol aksiyon efektler film tamamdır. Okumaya devam et

Prometheus

Son dönem yapılan bilim kurgular içerisinde en iyi filmlerinden biri de Prometheus. Tabi filmin kadrosuna baktığımızda beklentilerde o denli yüksek oluyor. Yönetmen Ridley Scott, senaristler ise Alien serisinden de bildiğimiz (İlk film Ridley Scott imzalı hatırlatma yapmak lazım) Dan O’BannonRonald Shusett ve son dönemin en ses getiren dizilerinden Lost’un senaristlerinden de olan Damon Lindelof var tabi bu isimi Cowboys & Aliens ve Avatar: The Last Airbender‘dan da tanıyoruz. Tabi hal böyle olunca beklentiler oldukça yükseliyor ancak filmin bu beklentileri karşıladığı konusunda tereddütteyim. Film daha iyi olabilirmiş.

Film görsel olarak tam bir şölen. Kesinlikle izlerken sıkmıyor ancak bazı havada kalan eksik noktaları da mevcut. Film biraz Alien serisinin etkisinde kalmış. Tabi bu senaristlerin aynı olmasının etkisiyle yadsınamaz bir şey. Ancak film Alien ile paralel yada bir devam filmi olarak düşünülemez. Filmin sonunda da gördüğümüz üzre bir devam filminin geleceği olası. Bu yönden de filmi Alien’a benzetebiliriz. Okumaya devam et