Nightcrawler

Nightcrawler nedense adını pek duymadığımız ama oldukça başarılı bir film. Adını pek duymadık ama film en iyi senaryo dalında Oscar kazandı.  Filmin yönetmen koltuğunda Dan Gilroy var. Bu yönetmenin ilk filmi ancak bu ismi The FallReal Steel gibi filmlerin senaryosundan tanıyoruz. Bu filmlerin senaryoları da başarılıydı Aynı şekilde Nightcrawler’ın da senaryosu oldukça başarılı. Continue reading “Nightcrawler”

Real Steel

Filmin yönetmen koltuğunda Night at the Museum serisinden tanıdığımız Shawn LevyShawn Levy‘nin bulara ek olarak Date Night ve The Pink Panther gibi filmleri de çektiğini düşünürsek aslında Real Steel yönetmenin ustalık filmi gibi çıkıyor karşımıza. Film diğer filmleri gibi akıcı, insanı sıkmıyor. Renkler, kamera açılarıları ve derinlikler oldukça başarılı. Tüm film boyunca kendinizi filmin içerisindeymiş gibi hissediyorsunuz bu da filmden zevk alma kat sayınızı yükseltiyor. Müzikler de hikayesine uygun zaten filme adapte olmakta başarısı oldukça büyük.

Film bu kadar iyi giderken senaryo için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Bir çok konu havada. Film kendisine ne kadar çekiyorsa hikaye de kendisinden o kadar uzaklaştırıyor. Öncelikle zaman kavramı kafanızı kurcalıyor. Tam anlamıyla günümüzde geçen bir film izlenimi yaratılmışken görüyorsunuz ki aslında yıllarca uzakta film. İnsanlar boksu bırakmış yerlerine dövüşecek kadar yetenekli robotlar var ancak bu robotlar sadece dövüşler için kullanılıyor. Hayat 2011’deymiş gibi sürerken bizi gelecekte olduğumuza ikna etmeye çalışan sadece cep telefonları ve bu dövüşçü robotlar. Continue reading “Real Steel”

The Fall

Uzun zamandır afişine bakıp izlemeye yeltenip izleyemediğim bir filmdi, The Fall. Çünkü gördüğüm kadarıyla bu film öyle kıyıya köşeye sıkıştırılacak bir film değildi. Görsellik son derece etkileyiciydi anlatımında bu şekilde olması gerekliydi Nitekim bu şekilde de çıktı.

Film 21. yüzyılın masalsızlık çeken insanlarına derman olmuş bir film. Güzel hikaye, güzel oyunculuk, güzel görseller, güzel kurgu. Eh şimdi filmin eksikleri yok mu diyen çıkacaktır, elbette var ama onların hiç birisi göze batmıyor. Öncelikle çok iyi bir açılış sahnesine sahip ve bunun yanında 23 farklı ülkeyi gezen bir film. Continue reading “The Fall”