Etiket arşivi: Danielle Panabaker

The Flash

Benim Flash ile tanışmam çocukluk dönemlerine 90’lara dayanır. O zaman televizyonlarda Flash vardı. Tabi akabinde bunun bir DC Comics çizgi romanı olduğunu öğrendim ve o dönemin şartlarıyla çizgi romanları okumaya çabaladım tabi ki herkes gibi. Son dönem bir Flash vardı neden onu tekrar çekmiyorlar diye düşünürken karşıma 2014 yapımı Flash çıktı. Bu duruma çok mutlu olduğumu söylemeliyim.

Başlarda yadırgamadım desem yalan olur. Beni bıraktığım dönemlerde daha az teknolojik olan Flash günümüze uyarlanmış, eskiden sadece radyo ve televizyon, gazete ile haber alınırken işe cep telefonları ve internet girmiş. Tabi biz bu kadar gelişirken Flash’ın geri kalması olmazdı. Sonuçta aynı şekilde onlarında da zamanda ilerlemesi gerekiyordu. Bu yadırgama bende çok kısa sürdü. Okumaya devam et

The Crazies

Bir mantık çerçevesine sığdırılmış ancak tam anlamıyla işlenememiş bir film The Crazies. Türkçe isim olarak Salgın demişler. Sonuçta bir hastalık söz konusu. Orijinal isimde çevirselermiş aslında filmin fazla alıcısı olmayacakmış. İnsana pek korku filmini anımsatmıyor. Hoş film zaten korku diye geçmesine rağmen korkunun “k”sını bulmak biraz zor.

Film uzak kendi başına güzel bir Amerikan kasabasında geçiyor. Kasabanın içme sularını tedarik edildiği bir gölet üzerine bir uçak düşer. Uçak içerisinde bulunan zehirli madde, suya karışır ve bir süre sonra bu sudan içen kasaba halkı psikopata dönüşür. Hastalığı kapan herkes insanları öldürmeye başlamıştır. İlk hastalanan ise kasabanın şerifi tarafından öldürülmüştür.

Amerikan üst düzey yetkilileri bu durumu fark eder ve bu küçük kasabayı karantinaya alır. Salgını önlemeye çalışan askeriye, hastaları ve sağlamları ayırır. Tabi kasabada kalan hastalar bu duruma karşı çıkar ve ayaklanır. Büyük bir kaos başlar. Filmin toplumsal boyutu bu şekilde.

Film ise kasabanın şerifi, Şerif David Dutton, hamile eşi Judy, sağlık merkezinde asistan Becca ve Şerif yardımcısı Russell etrafında dönüyor. Şerif David’in karısı hamiledir. Vücut ısısı yüksek olduğundan dolayı askeriye onu da karantinaya almıştır. Şerif David önce arkadaşının da yardımıyla karısını kurtarır. Sonra bu ekip şehirden ayrılmak için kapatılan sınıra doğru ilerlemeye başlar.

İzlediklerimiz ise hastalığı kapmış insanlardan korunmaları ve askeriyeden kaçmalarını konu almakta. Bu arada askeriye kasabadaki herkesi öldürmektedir hastalıktan kurtulmak için.

Aksiyonu eksik, korku sahnesi olmayan, basit oyunculukları ve senaryosuyla izlenecek film statüsünde olmayan bir film, The Crazies. Boş vakti olanlar izleyecek hiç bir şey bulamazlarsa izleyebilirler. Bunun haricinde ne görsellik ne oyunculuk nede müzikler insanı tatmin etmiyor.

Bu arada unutmamak gerekir ki film aynı adlı 1973 yapımı filmin uyarlaması. Bu filmi izlemediğim için nasıl bir uyarlamadır, bu film nasıldır, yorum yapamayacağım. Ancak ilerde izlerim sanırım.

Yönetmen: Breck Eisner

Senarist:

Scott Kosar
Ray Wright
George A. Romero 1973 yapımı “The Crazies”

Oyuncular:

Timothy Olyphant David
Radha Mitchell Judy
Joe Anderson Russell
Danielle Panabaker Becca
Christie Lynn Smith Deardra Farnum
Brett Rickaby Bill Farnum

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt0455407/

The Ward

Filmin yönetmen koltuğunda John Carpenter ismini görmek bile ayrı bir zevk veriyor insana ve tabi ki büyük bir beklenti de oluşturuyor. Bunda Carpenter’in uzun süre sessiz kalması da etken tabi. Ancak Carpenter bu filmde biraz bizi ters köşe yapıyor. Bu film onun en iyi filmleri arasına girmeyecek ama en kötüsü olur mu sorusunu da gün ışığına çıkartıyor.

Peki bu film neden bekleneni vermiyor? Buna Carpenter’in daha etkileyici filmlerini de gördük diye yanıt verebilirim. Carpenter’in diğer filmlerine bakarsak bizi daha fazla içine aldığını görüyoruz. Fog, Christine, They Live  filmlerinde izleyicinin sanki kendinden bir parça bulup hikayeyi yaşadığını görüyoruz. Ancak The Ward bunu bize vermiyor.

Bunun başlıca nedeni The Ward’ın çoklu kişilik bölünmesini filme konu etmesi. Bu gibi bir senaryoda her ne kadar, müzikler çekimler güzel olsa da, izleyicinin kendini bulamadığı bir film olması sebebi ile film insanı pek etkileyemiyor. Bu konuda, yapılması gereken de, insanı korkutmaya daha fazla eğilmesi. Ancak The Ward bu onuda da eksik. Çünkü yeterli korku unsuru ve şiddet içermiyor.

Ancak filmde pek fazla klişe görmediğimiz için bir çok konuda bizi ters köşeye yatırıyor. Kristen karakteri akıl hastanesine yerleştikten sonra, aklımızdan türlü türlü senaryo geçiyor. Bunlardan, bu hastanenin perili olması (bu yöne kayıyor film), çalışanlarının garip olması, doktorların hastaları üzerinde deney yapıyor olması ki film bu konuda başarılı bir şekilde bizi ters köşe yapıyor. Final ise beklemediğimiz bir şekilde gelişiyor.

Ancak tüm bu ters köşelere, finalde de olan bitenin açıklanmasına rağmen bir çok soru işareti uyandırıyor izleyicinin aklında. Yani film temeli iyi oturtma yönüne giderken finali tam anlamıyla yapamıyor.

Kristen, bir evi yaktığı gerekçesi ile tutuklanır ancak psikolojik sorunları nedeniyle bir hastaneye tedavi / suçunu çekmek için yatırılıyor. Burada başka hastalarla da tanışıyor. Tabi her birinin ayrı sorunu var. Bu arada, geceleri de gizemli bir şeyler olmaya başlıyor.

Kristen, diğer kızların bazıları ortadan kaybolduğunda ise, onları bu gene gelen gizemli hayaletin olduğunu söylüyor ve işi araştırmaya başlıyor. Tabi araştırmaları sonunda da gizemli bir gerçeğe ulaşıyor.

Son söz olarak izlenemeyeecek bir filmde. Söz konusu Carpenter olunca da, usta yönetim ve kurguyu izlemek için izlenmesi gerekli.

Yönetmen: John Carpenter

Senarist: Michael RasmussenShawn Rasmussen

Oyuncular:

Amber Heard
Kristen
Mamie Gummer
Emily
Danielle Panabaker
Sarah
Laura-Leigh
Zoey
Lyndsy Fonseca
Iris
Jared Harris
Dr. Stringer

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt1369706/

http://theward.theofficialjohncarpenter.com/