Etiket arşivi: Danny McBride

This Is the End

Evan Goldberg ve Seth Rogen‘dan süper bir absürt komedi This Is the End. Filmi izlerken oldukça eğlendim. Gerek göndermeleri gerekse kurgusu açıkçası çok hoşuma gitti. Filmin göndermeleri oldukça iyi. Tabi filmi tam anlamıyla anlamak için filmin gönderme yaptığı tüm filmleri izlemiş olmak gerek. Filmde sevdiğim bir diğer konuda karakterlerin kendilerini oynamaları. Film tam bir kurmaca olsa da nedense bana çok doğal tepkiler varmış gibi geldi. İlk dakikadan olaya girmiş olacağım ama Emma Watson’ın arkasından yapılan tecavüz muhabbeti çok iyi ve oldukça doğaldı.

Film Holywood’da ünlülerin yaşantılarından tutunda, dine ve kıyamete kadar ger türlü göndermeyi yapıyor. Tabi bunun yanı sıra, arkadaşlık, dostluk, fedakarlık gibi insan olgularına da güzel giydirmelerde bulunuyor. Okumaya devam et

Underworld: Awakening

Serinin dördüncü devam filmi Underworld: Awakening. Ne yalan söyleyeyim filmin beni pek tatmin ettiğini söyleyemeyeceğim. Sırf aksiyona dayanan filmin bir senaryosu olduğundan şüpheliyim. Elbette bir çekim senaryosu vardır ancak bu senaryonun bir konu içermediği aşikar. Biz bir devam filmi çekelim bol aksiyon olsun demişler ve filmi yapmışlar.

Öyle ki aksiyondan başım döndü desem yalan söylememiş olurum. Filmin ilk dakikalarından itibaren olanı biteni anlama bir anlam verme çabasına düştüm. Baktım olmuyor, bu arada da film akıp gidiyor bari aksiyona kendimi bırakayım film bitsin dedim. Filmde bu kadar aksiyon varken de filmin finalinin oldu bittiye gelmesi ayrı bir konu.

Üçüncü filmde görmediğimiz Kate Beckinsale bu filmde yine karşımızda. Belkide filmin en büyük artısı bu. Üçüncü film araya sıkışmış, sanki ikiden, dördüncü filme atlamış gibi bir durum var. Selena karakteri sevgilisi olan Lycan ile birlikte kovalanmaktadır. İnsanlar tarafından sıkıştırılır ve denizde bomba ile etkisiz hale getirilir. Yıllar sonra ise uyanır. Uyandığı yer ise, denek olarak tutulduğu bir laboratuvardır. Buradan bir başka deneğin yardımı ile kaçar.

Selena ortalıkta dolanırken zamanın baya geçtiğini, insanların tüm diğer yaratıkları yok ettiğini öğrenir. Kaçanlar ise yer altına saklanmışlardır. Bu arada Selena’nın kaçtığını öğrenen vampirlerin liderinin oğlu onu bulmaya gider ve eli ile koymuş gibi bulur. Bu ikili daha sonra Selena’yı kaçıran diğer deneği bulurlar. Bu genç bir kızdır ve Lycanlar’da onun peşindedir. Selena öğrenir ki  Lycanlar kızın peşindedir. Vampirlerin saklandığı yere giderler ancak burada Lycanların saldırısına uğrarlar. Kızı da onlara kaptırınca geri almak için büyük yıkım yaşanır.

Durum bundan ibaret. Filminin başından bitişine kadar aksiyon mevcut. Filmin durduğu yerlerde, gereksiz diyaloglardan, hikayenin tam oturmamış olmasından kaynaklı, izleyiciyi sıkma durumu mevcut. Tabi bir yerde insanın aksiyondan filme odaklanması da, izleyiciyi zorluyor. Yani kısacası izlenmesi zor bir film.

Özetlemek gerekirse bence serinin en kötü filmi Underworld Awakening. Aksiyon sahneleri dışında hiç bir şey vadetmiyor. Oyunculuklar filme göre başarılı. Zaten kadroda Kris Holden-Ried‘i de görmek beni sevindirdi. Garibimin kaderi kurt adam olmak sanırım. Yakışmıyor da değil hani. Neyse özetlemek gerekirse, serinin meraklısın izlemesi gereken (her ne kadar seri ile alakası olmasa da), onun dışında aksiyon sevmeyen vampir filmidir izleyelim diyenler için zor ve boş bir film.

Yönetmen: Måns MårlindBjörn Stein

Senaryo: Len WisemanJohn HlavinJ. Michael StraczynskiAllison BurnettKevin GreviouxDanny McBride

Oyuncular:

Kate Beckinsale
Selene
Stephen Rea
Dr. Jacob Lane
Michael Ealy
Detective Sebastian
Theo James
David
India Eisley
Eve
Kris Holden-Ried
Quint

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt1496025/

Your Highness

Filmi izlerken bu kadro acaba bu filmi ünlü olmadan önce mi çekti diye düşündüm. Ancak gördüm ki film 2011 yapımı sonrasında anladım ki, bu oyuncular bize oyun olsun arayı soğutmayalım mantığı ile yaklaşmışlar filme. Bu kadroyu toparlamak için bu filmin çok büyük bütçesi olduğunu düşünmüyorum. Sanırım olay hatır işi.

Film izlerken hemen hemen her dakikasında karşımıza çıkan oyuncu kadrosuyla bizi şaşırtıyor. Peki bunun haricinde ne var filmde aslında pek bir şey yok. Filmin hikayesi ve izlenme sebebi oyuncu kadrosu. Sürekli yeni kim çıkacak ya da b unların bu filmde ne işi var, bu oyuncular oynamışsa eğer acaba ilerleyen dakikalarda bir aksiyon olacak mı diye merak içerisinde izliyorsunuz filmi.

Ancak filmde o kadar aksiyon yok. Bilindik bizi şaşırtmayan da bir konuya sahip film. Ancak film İngiliz komedi filmleri kıvamında. Zaten o dönemde de geçmesi, filmin İngilizlilik tarafını ağır ortaya çıkarmış. Film kendi türündeki filmlere de bolca gönderme yapmış. Bazı sahneler güldürsede genel anlamda güldürmeyen kahkahaya boğmayan bir film.

Thadeous, kendi halinde tembel, kibirli, başarısız, umursamaz bir prenstir. Erkek kardeşi Fabious ise onun tam tersi başarılı, onurlu, savaşçı tam anlamıyla kral adayı biridir. Thadeous onun bu durumunu kıskanmakla beraber, hiç bir şey yapmamaktadır. Günün birinde Fabious seferden döner ve yanında Belladonna adında güzel bir kız getirir onunla evlenmek istediğini söyler. Başarılı kardeşin bu isteği kral tarafından da onaylanır ve düğün hazırlıkları başlar.

Düğün günü ise Leezar adında bir büyücü çıkar gelir ve Belladonna’yı kaçırır. Öğreniriz ki Belladonna’yı rehin tutan odur. Zamanı geldiğinde onunla birleşecek ve büyük bir gücün sahibi olacaktır. Sevgilisi kaçırılan Fabious onu kurtarmak için peşinden gider. Tabi Thadeous’da ilk macerasına atılmak için onun peşine takılır. Büyücüyü yenmek için bir kılıç bulmaları lazımdır. Onu bulmak için ise bir büyücüye giderler…

Bu esnada adamlarının ihanetlerine ve öldürülmelerine tanık olurlar ve iki kardeş baş başa kalır. Yollarına ikisi devam etmek zorunda kalır. Yolculukları esnasında yakalanırlar. Bir dövüş arenasında güzel savaşçı Isabel ile karşılaşırlar ve oradan kurtulurlar. Isabel de ailesini öldürdüğü için Leezar’ı aramaktadır. Bir anlaşma yaparlar ancak birbirlerine güvenmeleri de zaman alır. Bu arada Thadeous, Isabel’den hoşlanmaya başlamıştır ama Isabel ona pas vermemektedir. Thadeous onun gözüne girmek için elinden geleni yapar.

Tabi ki filmde mutlu son mevcut. Filmin olmazsa olmazı. Oyuncular pek bir performans göstermemişler kendilerini pek yormamışlar. Zaten aksiyon sahneleri dışında yorulacak sahnede yok pek. aslında bu filmi dizi olarak düşünebilirlermiş ancak bu kadro ile olması şartıyla. Eminim ki o zaman daha eğlenceli Merlin tadında bir yapım çıkarmış ortaya.

Bu kadro ve bir hassa Natalie Portman’ın enfes göl sahnesi için bile izlenir film. Televizyon filmi kıvamında boş zamanı geçirmek için birebir film Your Highness.

Yönetmen: David Gordon Green

Senarist: Danny McBrideBen Best

Oyuncular:

Danny McBride
Thadeous
James Franco
Fabious
Rasmus Hardiker
Courtney
Natalie Portman
Isabel
Toby Jones
Julie
Justin Theroux
Leezar
Zooey Deschanel
Belladonna

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt1240982/