The Expendables

Aksiyonun duayenleri bir araya gelmiş ve bir film yapmış izlemeden durulmaz tabi. Tabi burada gördüğümüz şey hepsinin nasılda yaşlandığı. Tamam hepiniz aksiyon adamısınız belki ama artık yaşlanmışsınız. Film zaten sırf gişe için yapılmış bir film. Hikaye ve kurgu olarak bize hiç bir şey vermiyor. Aksiyon sahneleri ise sırf bu işin duayenleri olduğu için güzel ve eğlenceli.

Filmin hikayesinde öyle önemli bir şey yok. Sylvester Stallone Rambo ile başladığı adalıları özgürleştirme hikayesine burada da devam ediyor. Tabi filmin balında göndermeler de yaparak filmi ne için çektiğini demokrasiyi nasıl getirdiklerini anlatıyorlar. Eh ne yapalım Amerikalı bunlar diyoruz. Ancak bu kez biraz daha insaflı davranmış işin içine bir Amerikalı sokarak bu kötü zulmeden yöneticiyi de yöneten birini devreye sokmuş. Aslında mesaj belli “ne yaparsak biz yaparız siz piyonsunuz” diye.

Neyse konumuz bu değil. Film aksiyonun dibine vuruyor. Arada gelen replikler fazla düşündürmeyecek ve eğlendirici nitelikte. Zaten kimse Sylvester Stallone’dan Oscarlık bir film beklemiyor. Kadronun bu şekilde geniş olması zaten para kazanmaktan başka bir şey değil. Ama Sylvester Stallone’un o botokslu hali gözümden gitmiyor desem yeridir. Resmen mimik yoksunu bir şebeğe dönmüş. Şişirilir şişirilir bu kadarda şişirilmez yani.

Filmde Mickey RourkeArnold SchwarzeneggerBruce Willis‘i yan karakter olarak görüyoruz. Ancak varlıkları didişmeleri bile yetiyor. Sanki eskilerden hasaplaşmalarla karşılaşıyor gibi hissediyorsunuz. Tabi bu kadar ünlü isim bir arada olunca insan kime odaklanacağını bilemiyor. Filmde de böle bir durum mevcut. Kardeşim hepsine kamera aynı anda dönemez ya. Bu sebepten dolayı Sylvester yönetmen ve senarist olduğundan dolayı kendine kıyak geçmiş ve hem lider hem en çok gözüken pozisyonunda. Gerçi ekibin diğerleri de biz ezeriz bakmayız ardıma diye bir havada.

Tabi yaz yaz bitmeyecek bir film ile karşı karşıyayız. Aslında filmde anlatılacak çok şey yok ama her karakter baş rol olunca insan değinme ihtiyacı duyuyor her birine. Ama ben bu oyuna gelmeyeceğim. Filmin konusundan biraz bahsetmek gerekirse, ekibimiz paralı askerdir. Bir gün gizli bir hükumet yetkilisi gelir anlara bir ada gösterir diktatörlükle yönetilen ada birde eski Amerikan ajanının yönetimi altındadır ve uyuşturucu işi yapılmaktadır. Ekibimiz oraya gider hem adayı özgürleştirir ven de uyuşturucuyu yok eder.

Özetlemek gerekirse eski tip aksiyonun tava yaptığı, kadrosunun iyiliği sebebiyle sırf bu yüzden izlenmesi gereken bir film. Siz senaryoyu hiç hesaba katıp kafanızı karıştırmayın. Aksiyon mu aksiyon bol miktarda var. Keyifli dakikalar geçireceğinize eminim. Vur, kır, patlat. Olay bu.

Yönetmen: Sylvester Stallone

Senaryo: Dave CallahamSylvester Stallone

Oyuncular:

Sylvester Stallone Barney Ross
Jason Statham Lee Christmas
Jet Li Yin Yang
Dolph Lundgren Gunnar Jensen
Eric Roberts James Munroe
Randy Couture Toll Road
Steve Austin Paine
David Zayas General Garza
Giselle Itié Sandra
Mickey Rourke Tool
Arnold Schwarzenegger Trench
Bruce Willis Mr. Church

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt1320253/

The Controversies Behind Expendable Film Series

Skyline

Bir çok filmde özel efektler ile aklımıza kazınmış Colin Strause, Greg Strause kardeşlerden bir film daha karşımızda. Tabi film görsel efektler bakımından tatmin edici. Ancak kurgu ve senaryo bakımından sınıfta kalmış. Tabi konuya gerek yok görsellik yeter biz eğlenelim diyorsanız bu film bire bir. Eh tabi senaryo iyi değil dedim ama film insanı heyecanlı tutmayı başarıyor.

Aslın yapılan hata zaten başlamış bir olayın bir gün öncesine gitmesi. Burada karakterlerin kim olduklarını, neden orada olduklarını anlatıyor. Karakterlerin büyük bir özelliği de yok. Bu bir günlük gereksiz insan hayatı ayrıntılarına dönüş filme oturmamış. Filmin gidişatı ile bir gün öncesinin alakası yok. Zaten bir alaka beklenemez ama o bölümden alacağımız bir tüyoda yok. Sadece filmin efekt masrafı biraz düşürülmek filme iki insansal faktör ekleyelim amaçlı eklenmiş bir bölüm.

Filmin insanı heyecanlandıran ve olana bitene adapte eden kısmı ise bilinmeyen bir şeylerin olması. Oyuncularla birlikte sizinde ne olacağını bilmeden filmi izlemeniz başarılı bir şekilde merakta bırakıyor insanı. Bazı yerler tüyo vermeye çalışmış ancak başarılı olamamış. Bu da filmin gizemini arttırmış tabi. Ancak filmde diyaloglar ve insanların hal, hareketleri çok basit. İnsan diyalogları ve tepkileri aslıda daha iyi olabilir karşımıza daha iyi bir yapım çıkabilirdi.

Vizyonda pek uzaylı filmi olmayınca bir umut insan bu filmden çok şey bekliyor. Ancak bekleneni vermeyen bir film. Bu film diğer filme geçiş gibi olmuş. Fİlmin düştüğü yerlerde kısmende olsa insan psikolojisine yer verilmeye çalışılmış ancak başarılı olmamış. Bunda oyunculuğunda etkisi var. Başarılı bir oyunculuk yok karşımızda. Filmin bir çok sahnesini attığımızda bir sonraki filmin alt hikayesini oluşturuyor. Ancak ikinci filmin beklenen hikaye gelişine göre sadece özel efekt olması şart gibi. Yani ikinci film bu düzeyde insanlar içeren bir film olursa kesinlikle hayal kırıklığına uğratır.

Film tanıtımlarında da görüleceği gibi, uzaylıların istilasını anlatıyor. Neden geldiklerini, ne olduklarını bilmiyoruz. Tek bildiğimiz insanların beynini kullandıkları ve bunun için insanları kaçırdıkları. Filmde dünyayı kurtarmaya çalışan insanların olmaması güzel. Yani bir kahraman yok ama doğuyor. Bu kahramanın sevgiden doğduğunu düşünüyoruz ancak bize ön hikayeleri vermesine rağmen bu sevgiden bu büyük aşktan anlamamız gerekeni göstermiyor.

Genel olarak çok eksikleri olan bir film. Efekt olarak tatmin edici, sürekli aksiyon ve bilinmezlik ile izlenebilir kılıyor kendini. Ancak çok umut bağlamamak lazım. Eğlenceli vakit geçirmek için izlenir. Bir de değinmek lazım ki, yine çeviri uzmanlığı yapmışız. Yukarıdaki Tehlike.

Yönetmen: Colin Strause, Greg Strause

Senaryo: Joshua Cordes, Liam O’Donnell

Oyuncular:


 
Eric Balfour
Jarrod

 
Scottie Thompson
Elaine

 
Brittany Daniel
Candice

 
Crystal Reed
Denise

 
Neil Hopkins
Ray

 
David Zayas
Oliver

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt1564585/