gittim… geldim…

Gittiğimi haber etmiştim. Şimdi de geldiğimi edeyim. Gitme sebebi iş için olunca haliyle çok fazla gezme fırsatı bulamadım. Lakin otelin olduğu yerde havanın elverdiği oranda bir kaç restoran denedik. Malum Brüksel hava alanı biraz karışık. Dönüş hikayesini hiç anlatmayayım. Bir buçuk saatte sıralardan kontrollerden geçip uçağa binmeye hazır olduk. Tamam güvenlik güvenlik ama bu biraz garip olmuş. Zaten bir yerde insanları o kadar kalabalık ve bir arada tutmak olası bir olayda bir çok insan kaybına sebebiyet vermek demek. Neyse. Bu gibi saçma sapan canlı bomba olaylarını şiddetle kınıyorum. Kınarken tabi “şiddet” kelimesin kullanmam da biraz garip oldu değil mi? Gerçi biz yavan kınamalara zaten hükumetimizden alışkınız. Ah ne çenem düşmüş, tabi uzun zamandır yazmadım. Edegem’den ufak tefek bahsettim. Sessiz sakin yer yer yer insanları gördüğünüzde insanların varlığını hissettiğiniz bir yer. Bu gördüğünüz insanlar da yaz kış demeden bisikletle dolanıyor azizim. Yalnız öyle bir bisiklet yolları var ki bizim iki bizim …

Neler oluyor hayatta?

Az önce nedense bu şarkı aklıma geldi. Uzun zamandır yazıyorum, aslında yazmak gibi bir fikrim de yoktu aslında vardı… Olabilir  sanırım… Neyse her halükarda yazmam gerekirdi zaten uzun zamandır yazmıyordum. Şimdi turlu turlu bahane de uretmeyecegim.  Takatim yok. Şu an Belçika’dayim. Edegem diye bir yerde. Burası fena halde sessiz. Civarda bir üniversite var ama ben çok fazla genç göremedim. Sanırım hafta sonu diye. Ancak bu yerde bir iki restoran var birini denedim. Biri bu gün gittiğim De Specht diye bir yer. Cep telefonu ile yazdığım için çok ayrıntılı link olayına giremiyorum. Ancak bu gün yediğim deniz mahsulü salata güzeldi. Artık ayrıntıları ilerleyen zamanda degerlendiririm. Dedim ya burası acayip sakın bir yer diye. Resmen ölü şehir gibi. Bir yerde market, bakkal, çakkal AVM olmadan olur mu ya? Burada yok işte çok garip. Evler güzel betondan çok yeşillik var. Söyleyecek çok şey var ama şimdi yorgun ve uykusuzum.

Back to Top