Etiket arşivi: Demet Evgar

Aile Arasında

Halkımız çok mu sinemaya gidiyor yoksa başka bişi mi var anlayamadım. Bu filme de yer yoktu. İlk gün olduğundan mı bilemedim. İnsanlar ilk giden olup herkesten önce film esprilerini savunmak hakkında konuşmak mı istiyor anlamadım.

Bunlar nasıl düşünceler böyle?

İlk sırada yer buldum. Sürekli film izlediğim salon ama bu salonda hiç bu kadar yakından izlememiştim. Açı da biraz değişik. Yani filmi bir başka bakış açısıyla izleyeceğim diyebilirim. Neyse bakalım beğenirsem tekrar giderim.

Bu arada filme gelecek olursak Gülse Birsel’in yanlış hatırlamıyorsam ilk sinema filmi senaryosu bu. Filmden tek beklentim eğlenceli vakit geçirmek ki Vodafone Net’e oldukça kızgınım. Filmin kadrosu güzel, oyunculuk bakımından iyi olacağını düşünüyorum. Muhtemelen karşımıza ete süte dokunmayan klasik bir komedi çıkacak. Daha sonra tecrübelerimi paylaşmaya devam edeceğim…

Başıma bir şey gelmeyecekse diye başlayıp kendimi, ekşi sözlüğün hiçbir şeyi beğenmeme timine dahil etmek istemiyorum ama yarısı itibari ile bence olmamış bir film Aile Arasında. Evet konu fena değil hikaye de fena değil ama karakterler biraz abartı geldi bana. Yani dizi için her karakteri geniş zamana yayar hakında detaylar verirsin ama filmde bu detaylar yok. Karikatürize diken bir karakterimiz varsa bu karakterler şahsına münhasır karalterlerse onların hakkında ayrıntıları es geçemezsiniz. Es geçtiğimizde karakterlerin şapşallıklarına insanların gülmesini beklersiniz.  Şu ana Kanada bu filmde de bolca bu var.  Dil olarak dizilere göz kırpmsa da bence performans biraz düşmüş. Diyalogları fazla beğenmedim. Çekim açısından çok fazla sahne değişimi gözüme çarptı. Çarptı diyorum geçişlerde ne estetik ne de sahne, konu bütünlüğü vardı. İnsanlar ilk yarıda güldüler baya ama ben o kadar gülecek bir şey bulamadım. Bir iki sahne ancak. Sanırım gülmeye açız. Sanmıyorum, açız!!!

Film bitti, ben de pılımı pırtımı tıoplayıp salondan ayrıldım. Aslında yukarıda yazdıklarıma ek pek bir şey yazmayacağım. İkinci yarıda biraz daha duygusallık ve herkes için mutlu son. Tek şaşırtan Mihriban’ın başına gelen oldu ama zaten öyle bir şey olacağıbelliydi, kim olacağıönemliydi aslınad. Ana karakter etrafında sürekli dönen karakterlere dair bir şey yoktu filmde. Ben bu konuda büyük bir eksiklik gördüm. Karakter derinlikleri olmayınca da hikayede bunlar sadece hal ve hareketlerle komiklik olsun diye var oldukları izlenimi yarattı. Velhasılkelam bende olmamış bir film izledik. Ama kadronun iyiliği filmin izlenebilirliğini arttırıyor. Tabi çok iyi mi oynamışlar dersek, ona da eh derim.

Sen Aydınlatırsın Geceyi

Onur Ünlü’nün İtirazım vardan önce çektiği Sen Aydınlatırsın Geceyi öncelikle festivalde yer bulmuştu. Tabi festivalde de filme yer bulabilene aşk olsun. Sonrasında da vizyona girmiş az salon, az gün derken el mahkum filmin DVD’sini bekler olduk. Ancak DVD çıkmayacak söylentileri etrafta dolanır olunca filmden umudumu iyice yitirmeye başladım. Geçtiğimiz günlerde Star Tv filmi yayınlayacağını duyurdu. Ancak hafta içi yayınlanan film bir de gece on ikiden sonra olunca ertesi gün için işe gidecek biri için filmi izlemek oldukça işkenceydi. Bu sebepten dolayı televizyonda yayınlanmış olmasının verdiği rahatlıkla internette filmi araştırır oldum(sanıyorum hala filmin dvdsi çıkmadı.) Araştırma sonucunda Youtube’da filmin sansürsüz ve hd haline rastladım. Onur Ünlü filmi dvd ile piyasaya sürmek yerine internet ortamına vermişti. Ne diyeyim takdir ediyorum kendisini zaten bu filmden zarar yaptık deyip duruyordu. Olmuşken tam olsun istedi sanırım. Okumaya devam et

Yahşi Batı

Artık Cem Yılmaz filmlerine alışmış durumdayız. bana öyle geliyor ki, arada gişe filmleri arada, ise biraz daha sanatsala yakın filmler yapma çizgisi üzerinde ilerliyor. Gişe üzerine oynayan filmlerden birisi de Yahşi Batı. Ancak bu işi rakiplerine emsalle daha uğraşlı bir şekilde yerine getiriyor.

Filmin hikayesi basit. Belki de milyonlarca kez bu konuya yakın western filmi izlemişizdir. Bu klasik konu içine konulan “buraya Türk’ gitse” fikri eklenmiş. Tabi dönem itibari ile Osmanlıyı göndermişler. Görsel olarak başarılı bulduğum bir film. dekor ve kıyafetlere bilhassa dikkat edilmiş. Zaten filmi kurtaran da bu. Onun haricinde yer yer karşımıza çıkan espriler, çok tatmin edici değil.

Filmde Cem Yılmaz şovu izliyoruz, sanki gösterisine gitmişiz gibi. Karakterler çok olmasına ve çeşitlilik olmasına rağmen espriler tek bir ağızdan çıkıyormuş gibi geliyor. Film bazı bölümlerde akıp giderken bazı bölümlerde akmakta zorlanmış bu da skeçler bütünü gibi gözüken filmin aralarda bağlanmasında sorunlar çıktığını gösteriyor. Görüntü ve dekor açısından ilerlemiş, kurgu ve hikaye açısından gerilemiş bir filmdi. Filmde biz götürdük imajı daha ağır basmıştı. Günümüze olan göndermeler o kadar fazla ve açıktı ki, göze batıyordu.

Filmin devamının geleceği kesin çünkü ekip bu kez uzak doğuya gidiyor. Eminim ki Cem Yılmaz’dan daha iyi uzak doğu malzemeleri çıkar. Film kesinlikle başka filmlerle kıyaslaması gerekmeyen bir film. aşlı başına bir film. Tek sorun ki kendi gerçekliğinin dışına çıktığı için biraz havada kalıyor. Ancak bu bir komedi filmi. Bir komedi filminin de ne kadar iyi olduğu görecelidir. Ancak belirttiğim gibi ben, kostüm ve dekor, aynı zamanda karakter ve oyuncululara tam puan veriyorum. Keşke senaryo, kurgu ve espriler daha iyi olsaydı.

Yönetmen: Ömer Faruk Sorak

Senarist: Cem Yılmaz

Oyuncular:

Cem Yılmaz Aziz Bey
Ozan Güven Lemi Bey
Zafer Algöz Sheriff Lloyd
Demet Evgar Susan Van Dyke
Özkan Uğur Kızılkayalar

Linkler:

http://www.yahsibati.com/

http://www.imdb.com/title/tt1567448/