+1

Yunan asıllı yönetmen Dennis Iliadis‘i Hardcore filmi ile beğendiğimi söylemiştim. Aynı yazıda Last House On The Left‘in yeniden çevriminden sonra yönetmene Holywood’un pek yaramadığını da söylemiştim. Hal böyle olunca yönetmenin ikinci Hollywood filmini sonunda izlemek nasip oldu. Sonunda diyorum uzun zamandır gözüme ilişen filmler arasındaydı +1. Evet aslında bu film de değişik konu olarak özgün ama olmamış bir film. Neden olmamış sorusuna film tür olarak ne olması gerektiğini bilememiş yanıtı verebilirim.

Hardcore

O kadar film izledim bunların içinde Yunan filmleri de vardı tabi ancak Hardcore içlerinden sıyrılan bir film. Yunan halkının tutucu olduğunu elbette bilirsiniz. Ancak öyle bir toplumdan Dennis Iliadis‘in böyle bir film çıkartması takdire şayan… Aslında olmayacak iş değil ama cesaret gerektiren bir işi yapmış. Dennis Iliadis, Aleka Laskou‘nun romanından uyarlamış bu filmi, Hardcore’de kendisinin ilk filmi oluyor. İkinci filmi ise Last House On The Left. Blogda bu film hakkında pek iyi şeyler yazmadığımı hatırlıyorum. gerçekten uyarlama olarak başarılı bulmadığım filmler arasındaydı. Ancak Hardcore için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Görünen o ki Dennis Iliadis‘e Holywood pek yaramamış. Film 2004 Oldenburg film festivalinde “German Independence Award” ödülü almış. Biri 16 diğeri 17 yaşında iki uyuşturucu bağımlısı ve bir eskort evinde fahişelik yapan iki kızın hikayesini anlatıyor. Martha hayattan ümidini kesmiş, Nandia ise hayalleri olan bir kızdır. Bu hayallerini gerçekleştirme uğrunda elinden gelen her şeyi yapacaktır. Nandia yanına Martha’yı da çeker bu amaç …

The Last House on the Left – Soldaki Son Ev

Yazıya şunu belirterek başlamalıyım ki 1972 yapımı Wes Craven imzalı film kadar başarılı bir yapım değil. Tamam 1972 yapınında da oyunculuk üst düzeyde değildi ancak vermesi gerekenleri daha iyi verebiliyordu. 1972 yapımına bakınca filmden insan çok şey bekliyor ister istemez ama karşımıza çıkan ne basit bir film. Yani kısacası vakit harcamaya değmez bile… Dedim ya eğer bu filmi izleyecekseniz 1972 yapımını izleyin diye en azından Craven’in karakterleri daha gerçekçi ve etkileyici geliyor size. Yönetmen son versiyonunda ne yapsam ne etsem diye düşünmüş durmuş. Mantık hataları hat safhada. Final sahnesinde mikrodalga fırına ne demeli yada çekiç… ve sıralanabilecek onlarca saçma sahne. Anlamıyorum eğer iyisini yapamayacaksanız bırakın eskisi kalsın ortada… Filmde korku öğesi sıfır. Yani film sizi ne rahatsız ediyor nede geriyor. Anlatılmak istenen sessiz sakin bir ailenin damarına basarsanız ne kadar vahşi olabilecekleri. Anlatabilmiş mi tartışılır elbet. Mari ve ailesi, dağ evlerine kafa dinlemeye giderler. Mari arkadaşı, Paige le takılmak için …

Back to Top