0 – (1)

İnsan neden yalnız hisseder kendini. Halbuki doğasında olmadığını söylerler. Doğasında olmadığı için mi, olduğunu bilmediğimiz için mi acaba? İnsanın yalnızlık hissetmesi için yanında birilerinin olması şart bence. Çünkü en iyi kamuflaj yöntemi. Peki neden insanlar özel günlerde daha da yalnız hisseder kendini? Hayallerindeki mutluluğa erişemedikleri için mi?

0 – (0)

Unutulmak nasıl bir şey? Hatırlanmamak? Sanki hiç olmamak gibi mi? Bilmiyorum. Bazen unutulduğumu düşünüyorum. Muhtemelen unuttuklarım yüzüme vuruyor bunu. Ektiğimi biçiyorum sanki. Unutulmak ölmek gibi bir şey mi? Ölüleri unutuyoruz ya hep. Yada ölduklerine alışamıyoruz bir türlü. Öldüğünü unutuyoruz bazen. Acıyı mı unutuyoruz hep? Bu yüzden mi yıllar yavaş yavaş siliniyor hafızamızdan. Her sene üzerine koyarak, bi adım daha yaklaşarak düz çizgiye, daha mutlu olmak için belkide unutuyoruz hep. Hayatı, en çokta acıları. Sona adım adım yaklaşırken mutlu olmak için. O zaman ölüm mutluluk mu? Ondan mi yürüyoruz yavaş yavaş?

1 (-) 0

Biz acıya doğuyoruz. Daha ilk saniyede atılan feryatların, dökülen gözyaşlarının başka anlamı ne? Mutluluk denen şey biraz yitirilmişi acının. Toplasan bir ömürde bir gün etmez. Ve onlar da acıyla anımsanarak unutulur. Her şey bundan ibaret. Belki de var olmam…

2 (-) 1

Başlamak için bitirmek lazım. Bazen ayrıntıları düşünmeden, bazen nereye varacağını kestirmeden. Yani başlamak için savrulmamak lazım. Bir sonun ardından. Doğru, sonlar hep acıdır, öldürür, süründür belki. Zaten her başlangıç bir sonun hüznünü kapatmak için değil midir? Neye başlıyor olursanız olun, bir ilişkiye, bir işe, bir yürüyüşe. Ne yazık ki her başlangıç aynı zamanda bir değişimin parçasıdır. Belki o yüzden başlayamıyordum ben. Bir kez daha değişmekten korktuğumdan. Kendimi değiştirmeye çalışmaktan. Bir kez daha kaldırabilir miyim bunu bilmiyorum? Her değişim beni kendimden biraz daha uzaklaştırırken, insanlara daha da yaklaştırıyor. Bu yaklaşım ucuz, adi bir kopya yapmaktan öteye gitmiyor beni. Sessiz sedasız sosyal sitelerde dolanıyor daha ne kadar normal insan taklidi yapabilirim diye tecrübeye tabii tutuyorum kendimi. Bu doğru bir kaynak mı bilmiyorum elbet, lakin kitapların, filmlerin doğru karakterleri barındırmadığını biliyorum. Sonuçta hepsi hayali… Kim ne kadar gerçek diye sorguluyorum bazen… Kimsenin cevap veremediği bir soruya cevap verecekmiş gibi. Yine dönüyorum başlamaya… İyi bir …

2 (-) 0

İyi bir oyuncuyum. Bunu kimse inkar edemez… ve yüzüme düşürdüğüm her bir çizgi ile bunu daha da iyi kanıtlıyorum. Ne zaman olduğunu bilmediğim final sahnem için tüm hazırlıklarım tamam. Bütün ölümleri tattım… Daha doğrusu ölümlerin ardındaki tüm acıları.

3 (-) 0

İnce, keskin bir çizginin ardındayım. Her ne kadar ayaklarım geri gitmeye çalışsa da zaman beni yavaş yavaş ona itiyor. Ne hissedebilirim ki? Belki anın coşkusuyla tüm hüzün bulutlarının indirip geçici bir maske yapabilirim yüzüme. Geçici… Kilit kelime bu… ve ardından gün batımı gibi çekilirken yüzümden, ben de yavaş yavaş yitirilen eşyalara katılabilirim. Her ne kadar varsaysam da hayatı, aynada görebileceğim tek gerçek bu…

Back to Top