buralarda yokken izlediklerim

Seriye devam edelim bari. Aslında oturup yazmam gerek diyorum ama nerede… Tembellik, tembellik, tembellik… Belki bu şekilde parmaklarım daha fazla ısınır yazmaya. The Gateway (2018) Filmin konusunu okuyunca dedim ki işte budur. Işınlanma, paralel evren üzerine bir film. Bu paralel evren üzerine yapılan filmlerin düşük bütçellileri de fena olmuyordu. Bir merak oturup izlemeye başladım. Yönetmen John V. Soto‘nun ilk filminden peh hazetmesem de… Işınlanmayı bulmaya çalışan bir bilim kadınımız var. Az zamanı kalmış ödeneği kesilmek üzere. Bu stresin altında deneylere devam ederken bir gün ışınladığı elma geri gelir hemde ısırılmış olarak. Bir kaç deneyden sonra aslında bu yolcuğuğun paralel evrene yapıldığını anlar. Bunun sevincini yaşadığı sırada kocası ölür ve kadın depresyona girer. Derken aklına diğer boyuttaki kocası gelir. Oraya gider ve kocasını getirir. Orada da aslında kendisi ölmüştür. Kocasını getirir getirmesine ama bu getirdiği adam kocası ile aynı karakteri patlaşmaz bir katildir. Durumu fark eder ve onu geri göndermeye çalışır.   Hikaye …

Source Code

Moon ile gönlümüzde yer aralayan Duncan Jones ikinci filminde de gönlümüzdeki yerinde sabit kalmaya devam ediyor. Adam gibi bilim kurgunun pek fazla ortalıkta dönmediği sinemalarda bir nebze olsun Duncan Jones yaptığı filmlerle gönlümüze su serpiyor. Filmi izlediğimde benim aklıma, Koci Suzuki’nin Ring serisinin son kitabı olan Doğum Günü geldi aklıma. Şimdi okuyucu ne alaka diyecektir ancak kitapta da bir bilgisayar programında yaşama dair şeyler anlatılmakta. Neyse konumuz bu değil… Filmin bir çok filme benzediği konusunda yorumlar var. Tabi konu paralel evren olunca bir çok filmle benzerlik içeriyor. Ancak film teknik açıdan oldukça iyi. Sahne devamlılıkları, kurgu bir çok rakibi filme taş çıkartır. Film finali çok mu sıradan oldum diye düşündüm ancak paralel evren ile ilgili bir film yapıyor ve paralel evrenin varlığına inanıyorsanız filmin bu şekilde bitmesi pek normal. Ancak bir paralel evrenin varlığını keşfetmek için, sürekli aynı olaylarla mı karşılaşmamız lazım o da ayrı bir konu… Colter Stevens bir gün uyandığında kendini bir …

Moon

Film hakkında ayrı görüşler ortaya çıksa da ben pek kıyaslama yapmadan düz olarak filmi anlatma taraftarıyım. Tabi ki türünün öncülerinden esinlenmiş bir yapım Moon. Tabi bu onu kıyaslamaya sokar yada iyi kötü  yorumu yapmaya getirir mi bilinmez ama bilim kurgu olarak ele alınan filmi ben bilim ve kurgu olarak yorumlayayım (nasıl bir cümleydi bu sonunu yazarken başını unuttum devamı gelmeyecek sandım…) Film düşük bütçe ile çekilmiş. Zaten bütçe gerektirecek ahım şahım görsel efektleri yok, oyunculuk Sam Rockwell‘den beklemediğim kadar iyi. Biraz okuyucuyu aptal yerine koyarak söyleyeyim zaten Sam Rockwell‘den başka oyuncu yok filmde… Aaa deyip şaşırdınız değil mi? Yok yok cidden yok… Filmde robotumuz Gerty’i seslendiren Kevin Spacey. Başarılı bir seçim ancak robot biraz yersiz olmuş. Yani şu tarihe gelmişiz, onuda geçtim filmin tarihi bizden yıllarca ötede robot yetmişlerden kalma gibi. Belirtmeliyim ki robot tasarımını sevmedim. Anlamadığım diğer konulardan biri ise robotun Sam’e geçtiği kıyak. ayır bunu yapacaktın baştan niye yapmadın… Neyse ben film monoloğuna girmeyeyim tek başıma… …

Back to Top