Etiket arşivi: Dwayne Johnson

buralarda yokken izlediklerim

Jumanji: Welcome to the Jungle (2017)

Jumanji’nin ölüsü bile para yapar mantığıyla çıktığımız yolda hızla devam ediyoruz. Filmin devamı ile ilgili söylentiler var. Gider mi, gider. Ben izlerim. Zaten bu tarz filmler pek kalmadı. İşin aksiyonundan çok fantastik yapısı önemli benim için. Bu kez Jumanji bir video oyunu olarak çıkıyor karşımıza. Birbiri ile pekte anlaşamayan lise öğrencileri bir ceza esnasında eski bir video oyunu bulurlar. Oyunu oynamaya başladıklarında ise kendilerini oyunun içerisinde oyun karakterleri olarak bulurlar. Aksiyonu bol, kendi içinde çelişkileri olan, kafayı takmadan izlenebilecek bir film Jumanji. https://www.imdb.com/title/tt2283362/

Hwayugi (2017)

Aslında diziyi beğendiğimi söyleyemeyeceğim. Ancak gerek fantastik öğeleri gerek Kore mitolojisine çalan tarafları diziyi izleyip sonunu getirmem için sebeplerden biriydi. Şu sıralar genelde Kdrama izleyen genç kızlarımız erkek oyuncular için izlerken bende işi çevirip bu filmi kadın oyuncular için izledim dersem ayıp olmaz sanırım. Onun haricinde dizinin hikayesi değişik olmasına rağmen kurgusu hiç mi hiç yanıltmadı ve çok fazla açık vardı. Sahne devamlılıklarındaki sorunları saymıyorum. Zaten kdramalar için klasik bir durum oldu bu. Hayaletli, tanrılı, tanrıya karşı çıkmalı bir dizi A Korean Odssey. https://www.imdb.com/title/tt7099334/

Kokkoku (2018)

Değişik bir anime Kokkoku. Zaten Japonlardan değişik olmayan bir şey beklemek garip olur. 19 yaşında iş görüşmeleriyle uğraşan Juri Yukawa bir güne ve geldiğinde yeğenin ve abisinin kaçırıldığını öğrenir. Onları kurtarmak için ise çok kısa süre içerisinde yüklü bir miktarda bir parayı eski bir depoya getirmesi gerekmektedir. Yaklaşık on beş dakika içerisindeki bir sürede bu parayı bulmaları bulsalar bile oraya götürmeleri imkansızdır. O esnada dedesi onları bir taşın başına toplar ve o esnada zaman durur. Aile fertlerini kurtarmak için depoya giderler. Ancak depoda onlar gibi hareket edebilen insanlar vardır. Juri hem bu taşı, hem bu taşın peşindeki tarikatı, hem de güçlerini keşfetmeye başlar. Anime insanları, zamanı ve gerçekliği başarılı bir şekilde sorguluyor. Tavsiye ederim. https://www.imdb.com/title/tt7933666/

Cold Skin (2017)

Aslında çok farklı ve güzel konusu olan bir film Cold Skin. Ancak nedendir bilmiyorum bilme bir türlü adapte olamadım. Sanki yer yer film hikayeden kopup farklı yerlere gidiyor gibiydi. Bir saat kırk sekiz dakika film için uzun olmuş bence. Anlatılmak istenen aslında bir saat içerisinde de anlatılabilirdi. Oyunculuklar fena sayılmazdı daha iyi olabilirdi elbet. Genç bir bilim adamı bir adaya buranın coğrafyasını incelemeye gelir. Adada bulunan bir başka bilim adamıyla yer değiştirecektir ama adam yoktur sadece deniz fenerinden sorumlu Gruner vardır. Genç bilim adamı adadaki ilk gecesinde bazı yaratıklar ona saldırır. Sonra öğrenir ki adaya bazı deniz canlıları gelmektedir ve onlarda Gruner’e saldırmaktadırlar. Bilim adamı bunun Gruner’in yaratıklardan birini alı koymasından kaynaklandığını anlar. İnsanlığı, zeki bir yaratık olmanın getirdiği şiddet ve baskı olgusunu anlatmaya çalışmış. İkinci deniz yaratığı ile çiftleşme filmi diye not düşelim. Yeni trend bu olacak sanırım. https://www.imdb.com/title/tt1034385/

Jungle (2017)

Film aynı isimli romanın yazarı aynı zamanda ana karakteri olan Yossi Ghinsberg ‘in başından geçenleri anlatıyor. Yani gerçek bir hikayeden uyarlama film. Şimdi garip dediğim tesadüfler olmadı mı filmi izlerken oldu. Gerçekten öyle miydi hadi kurgulayalım bu şekilde mi olsun dediler onu bilmiyorum. Birde filmde çok fazla din teması vardır. Tamam kurtuldun Allah’a şükür de bu kadar göze sokulmalı mıydı bilmiyorum. Yossi genç yaşta dünyayı dolaşmaya çıkar. Hindistan’a geldiğinde burada tanıştığı birkaç kişiyle Bolivya ormanlarına gider. Bu esnada grup içinde çatışma çıkar ve derken işler iyice karışır. Bu sırada ikiye ayrılan grup yollarına farklı şekilde devam eder. Yossi arkadaşından da ayrı düşerek nehirde sürüklenir. Mucizevi bir şekilde hayatta kalması anlatılıyor filmde de. https://www.imdb.com/title/tt3758172/

Journey 2: The Mysterious Island

Doksan dört dakikalık süresiyle birden başlayıp biten bir film Journey 2: The Mysterious Island. Öyle ki süreyi geçtim filmin hikayesi kurgusu da bu şekilde. Ne zaman adanın şifresi geldi, nasıl geldi, birden bire nasıl çözüldü. Ne zaman kalkıp oraya gidildi. Derken helikopter bulunması, adaya tamda istenildiği gibi varılması, burada her şeyin ve yaşanan maceraların bir çırpıda olması ve geri dönülmesi… Filmi izlerken hangi arada tüm bunlar oldu şaşırdım.

Hikaye oldukça kısır. Filmin bir içeriği yok. Bir şeyler izliyorsunuz ama bunun neden olduğu hakkında bir fikir oluşturamıyorsunuz kafanızda. Üvey babanın, üvey oğluna yaranması, gözüne girme çabası diyebiliriz ancak hiçte bunu veren sahnelerle karşılaşmıyoruz. Film kendi içerisinde oldukça tutarsız. Sırf aksiyon olsun diye mantıksız sahneler var. Aklıma takılan konu ise, adanın belli dönemlerde suyun dibine çökmesi ve sonra tekrar yer yüzüne yükselmesi. Peki burada yaşayan devasa hayvanlar ne oluyor suyun altında bu konuda hiç bir şey söylenmemiş. Tabi tüm bu mantıksızlıklara kafa yorduğunuzda film izlenmez bir hal alıyor.

Dikkatimi çeken bir diğer konu ise karakterlerdi. Hiç bir karakter sağlam ve tutarlı değildi. Hank ve Sean karakterleri ana karakterlerdi. Gabato filmin komedi unsurunu oluşturmak amacıyla eklenmiş basit bir karakterdi. tam anlamıyla bir ayak bağıydı. Kailani’nin ise filmin güzel kız açığını doldurmaktan başla bir işe yaramadığını söyleyebilirim.

Film aksiyonla başlayıp aksiyonla bitiyor. Bu sebepten dolayı aksiyon olsun da ne olursa olsun mantığı güdülmüş. Belirttiğim gibi konu, kurgu, görsellik çok başarılı değil. Filmin Journey to the Center of the Earth tan pek bir farkı yok Zaten onun üzeirne oynanmış bir film. Ancak onun kadar eğlenceli ve üstüne düşünülmüş bir film olduğunu söyleyemeyeceğim.

Hikayeyi kısaca özetlemek gerekirse; Sean dedesinden bir mesaj alır ve bu mesajı çözmeye çalışır. Bu arada üvey babası ile de arası pek iyi değildir. Üvey babası Hank onunla arasını düzeltmek için şifreyi çözmeye yardım eder. Şifreyi çözünce de bu gizemli adaya doğru yola koyulurlar. Gittikleri yerde onları istedikleri koordinata götürecek kimseyi bulamazlar. Onlara yardımcı olan para göz üç kağıtçı Gabato ve güzel kızı Kailani’dir. İstedikleri adaya giderler ve burada Sean dedesini bulur. Ancak ada suların altında kalmak üzere olduğundan adadan kaçmaları gerekmektedir.

Filmi 3D izlemediğim için, 3D konusunda nasıldır bir bilgi veremeyeceğim. Ama konusuna ve oyunculuklarına bakınca, filmi 3D ile kurtarırız edası seziyorum. Aslında bu da zor gibi görünüyor. ben gayet basit çekimlerle karşılaştım. Tüm bu saydıklarıma takılmadığınız zaman bir çırpıda biten bir film. Vakit geçirmek için bire bir. Ama ben takarım diyorsanız, izlemeyin derim.

Yönetmen: Brad Peyton

Senaryo: Brian GunnMark GunnRichard OuttenJules Verne (kitap)

Oyuncular:

Dwayne Johnson
Hank
Michael Caine
Alexander
Josh Hutcherson
Sean
Luis Guzmán
Gabato
Vanessa Hudgens
Kailani
Kristin Davis
Liz

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt1397514/

http://www.themysteriousisland.com/

Planet 51 / Gezegen 51

Aslında tüm hatlarıyla bilindik bir konu üzerine yazılmış bir hikayesi var Planet 51’in. Ancak bu kez roller biraz değişmiş. Burada uzaylılar bize gelmiyor da biz uzaylılara gidiyoruz. Tabi uzaylı olarak.  Bu da filmi izlenebilir kılıyor. Tabi hep biz saldırıya uğramayacağız ya…

Tabi film animasyon olması nedeni ile çok fazla saldırı yok. Uzaydan geldiğini bildiğiniz bir yaratık gezegeninizde dolanırsa aslında ne yapacağınız her şeyi Gezegen 51 ahalisi yapıyor. Bu gezegende yaşayanlar henüz, bizim dünyamıza göre 50’lerde yaşıyorlar. O uzay ve yaratık filmlerinin bol olduğu çeşitli söylentilerin döndüğü dönemde.

Hal böyle olunca gezegene bir uzaylının inmesi, uzaylılar hakkında dosça bir kaynak olmadığından gelen ziyaretçiyi beyin yemek isteyen yaratık olarak tanımlamaları oldukça normal. Tabi aradaki dil uyumunu evrensel hatta galaksiler arası, dil olan İngilizce ile çözmüşler. Bize göre uzaylılarda İngilizce konuşuyorlar. Aslına bakarsak biz onlarız…

Lem uzay gözetleme kulesinde yeni işe başlamıştır. Planet 51’in insanları ise uzaylılarla kafayı yiyecek duruma gelmiştir. Bir gün gezegene bir uzar aracı iner ve içinden bir dünyalı, Astronot Charles T. Baker iner. Ancak gezegende ünü kötü olan uzaylılar, Astronot Charles T. Baker’ın peşine takılır. Tabi herkes bu beyin yiyen uzaylıdan korkmaktadır.

Lem ile Charles tesadüfen karşılaşırlar. Lem, Charles’ın kötü bir yaratık olmadığını anlar ve onun uzay aracına geri dönmesine yardım eder. Charles iki gün içinde ana gemiye dönmelidir aksi taktirde burada kalmaya mahkum olacaktır. Tabi Gezegen 51 askerleri de General Grawl komutasında bu uzaylıyı aramaktadır.

Lem, arkadaşları ile birlikte Charles’ı gemisine ulaştırmaya çalışırken türlü türlü maceraya atılırlar. Tabi bu macera eğlenceli bir filme dönüşür.

Yönetmen:

Jorge Blanco, Javier Abad,Marcos Martínez

Senaryo: Joe Stillman

Seslendirenler:

Jessica Biel
Neera
John Cleese
Professor Kipple
Gary Oldman
General Grawl
Dwayne Johnson
Charles T. Baker
Justin Long
Lem
Seann William Scott
Skiff
Freddie Benedict
Eckle
Alan Marriott
Glar

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt0762125/

http://www.sonywonder.com/planet51/

Race To Witch Mountain

Disney’den yine vakit geçirmelik bir film karşımızda. Yormadan, sıkmandan, zorlanmadan izleyebileceğimiz şöyle kafa boşaltacak bir film. Yine bir aile filmi. Hem de tam anlamıyla aile filmi. Kahramanların çocuk olması onları ekrana çekerken gerekli aksiyon ve iki oyuncu büyükte, büyükleri tatmin ediyor. Ben neden mi sevdim? Çünkü uzaylılar var filmde.

Bir çok filmden kolajı görebiliyoruz. Film ne çok iyi ne de çok kötü ancak film için uğraşıldığı belli. Biz daha kötü filmler gördük. Peki izlemesek ne kaybederiz elbette hiçbir şey. Özellikli bir film değil bu sadece bir film. Bir çoğumuzunda aman ya diyeceği cinsten.

Öncelikle filmin adı ile filmin konusunu bir türlü bağdaştıramadım belirtmem lazım. Jack Bruno, Las Vegas’ta taksi şoförlüğü yapmaktadır.. Tabi eskiden kötü kişilere bulaşmış sonra ise bu bulaştığı kişi ve işlerden emekli olmuştur. Ancak geçmişi de onun peşini bırakmaz. Filmin geçtiği dönemde ise Uzaylılar ile ilgili şehirde konferanslar düzenlenmektedir. Hatta bu konu hakkında konferans düzenleyen bir profesörü de gideceği yere bırakır. Jack aslında haliyle her insan gibi uzaylılara inanmamaktadır.

Aynı zamanda dünyaya bir uzay gemisi iner. Devlet bu işi gizli olarak araştırmaktadır. Ancak kimsenin haberi yoktur. Yapılan araştırmalar sonucunda uzay gemisinden iki uzaylı kaçmış ve insanların içine karışmıştır. Tabi büyük bir takip başlar. Bu esnada Jack iki çocuk yolcu alır arabasına. Gidecekleri yer çok uzaktır, ancak çocuklar bir tomar para uzatıp Jack’e. Jack gerekeni alır ancak bu çocuklardan da şüphelenmiştir. Onları izler. Bu arada çocuklar biri tarafından saldırıya uğrar. Jack onları kollayama başlar. Daha sonra öğrenir ki çocuklar uzaylıdır.

Jack çocuklara inanır. Çocukların amacı dünyada bulunan bir şeyi alıp götürmektir. Kendi dünyalarında yaşam bitmiştir. Anne ve babaları, kendi dünyalarını kurtarma projesinde çalışmaktadırlar ancak aldıkları karar yüzünden öldürürler. Aldıkları karar ise bu yapay öğe ile dünyalarını kurtarmaktır. Ancak askeriyeleri karşı çıkar ve dünyayı ele geçirmeyi ister. Çocuklara bu şeyi götürmek ve savaşı engellemek kalmıştır. Ancak ordu büyük bir savaşçı göndermiştir ve çocukların peşindedir.

Jack, çocukları korurken hem devlete hem de bu savaşçı uzaylıyla uğraşmaktadır. Çocuklar dünyadaki görevlerini tamamlamış, gemilerine gitmeye çalışılar ancak gemi devlet tarafından başka bir yere götürülmüştür. Yapacak bir şeyleri yoktur. Yardım alacak kişi olarak Jack’ın aklına, söyleşiye götürdüğü profesör gelir ve durumu ona anlatırlar. Başka bir profesöründe yardımı ile gizli bir dağ olduğunu ve devletin burada araştırma yaptığını götürse götürse uzay gemisini buraya götüreceklerini öğrenirler.

Tabi alırlar çocukları giderler. Ellerini kollarını sallaya sallaya çok korunan bölgeye girerler ve uzak gemisini ele geçirirler. Çocuklar kaçar gider. Ben final olarak bizim elemanlarında gideceğini düşünmüştüm ama onlar kalıp evlenip bu yaşadıkları maceradan bol bol para kazanırlar. Belirttiğim gibi çok gerekli olmayan boş vakitte zaman geçsin diye izlenebilecek bir film…

Yönetmen: Andy Fickman

Senaryo:

Mark Bomback
Matt Lopez
Alexander Key kitap

Oyuncular:


Dwayne Johnson
Jack Bruno

AnnaSophia Robb
Sara

Alexander Ludwig
Seth

Carla Gugino
Dr. Alex Friedman

Ciarán Hinds
Henry Burke

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt1075417/