evde dağınıklığı toplarken bir dvd buldum, içinden eskiler çıktı buyrun bakalım hiçte birşey değişmemiş 🙂 “Buyuru burdan yakın.” diyor, yatağın baş ucunda bulunan paketi alıp, ter içinde, soluk soluğa kalmış, etrafına aptal aptal bakınan, boşalma sonrası rahatlamanın verdiği geri zekalılıkla, kendinden geçmiş adama. Uzun sürdüğünü sandığı beş dakikalık bir sevişmenin ardından, omzunu yastığa gururla dayayarak böbürleniyordu adam. Kadın adamın sigarasını yakıyor. Daha sigaranın dumanını içine ilk çekişinde beynine hücum eden duman onu bu rehavetinden kurtarıyor ve kulağına ilişen şarkının sözleriyle yastığın ve yatağın içine biraz daha gömülüyor. Ve bir tokat! “Küçük kaygan deliği, koskoca bir dünya mı sandın?” Hikayeyi biraz daha ilginçleştirelim. Son kelime dökülmeden dudaklarından kırmızı şarabında etkisiyle, iri kırmızı dudaklarını yapıştırıyor karşısındaki dudaklara. Kendisine söylenen sözlerin sarhoşluğuyla, göğüs uçları kalbi gibi atmaya başlarken bir elin onları kontrol etmeye çalıştığını hissediyor. Küçük bir zevk acısı çığlık olarak dökülecekken dudaklarından, birden alt dudağını ısırıyor. Bu arada ıslak bir dilin çenesinin …

şehir ne olursa olsun güzel yapan insandır…

Neden bu başlık? Doğma büyüme Bafralı olduğumu bilen bilir lakin Bafra’yı ne kadar sevdiğim ise tartışılacak bir konudur. Bunun sebebini aşağıdaki dört haberle anlayabilirsiniz… -1- İlgisizlik, Tarihi Yok Ediyor Samsun’un Bafra İlçesi Kolay Beldesi Sınırları İçinde Kızılırmak Nehri Üzerinde Bulunan ve Milattan Önce (Mö) 300’lü Yıllarda Yapıldığı Tahmin Edilen Asarkale’yi, İlgisizlik Yok Ediyor. (devamı) -2- Kuş Cenneti Kuş Gözlemevi Hayata Geçiyor Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti’nde Köylülerin Karşı Çıkması Nedeniyle 2 Yıldır Askıya Alınan Kuş Gözlemevi ve Kuleleri Projesi’nin Yeniden Hayata Geçirileceği Bildirildi. (devamı) -3- 355 Yıllık Tarihi Hamam Restore Edilecek Samsun’un Bafra İlçesinde, 355 Yıllık Tarihi Özelliği Olduğu Belirtilen Şifa Hamamı’nın Bafra Belediyesi’nce Restore Edileceği Bildirildi. Gazipaşa Mahallesi Ferah Sokak’ta Bulunan Tarihi Şifa Hamamı, 25 Senedir Kullanılmıyor. Yerli ve Yabancı Turistlerin İlgi Odağı Olan Şifa Hamamı’nın Restorasyon Çalışmasının Bafra Belediyesi Tarafından Yapılacağı Belirtildi. (devamı) -4- İkiztepe Kazılarıyla Tarih Gün Yüzüne Çıkarılıyor Samsun’un Bafra İlçesinde, 1974’ten Bu Yana Sürdürülen İkiztepe Kazılarında …

Emin Çölaşan kovulmuş(muş)

(bu işler bizi bozar ama…) Başlığa bakıp ta ne oluyoruz demeyin ya da deyin hiç mi hiç fark etmez. Hani Emin Çölaşan’ın fanatik okuru da değilim, okuduğum yazısı belki bir elin on parmağını geçmez ama 22 senelik bir Hürriyet yazarının birden işine son verilmesi bana garip geldi. Ne de olsa Hürriyet, Emin Çölaşan; Emin Çölaşan, Hürriyet demekti. Asıl garip gelen bu kovulma sebebinin dinci medyaya (?) karşı yazmış olduğu yazılardan kaynaklanması. Elbette ki laik medyayı (?) eline almış dinozor köşe yazarlarıyla yönetilmemiz, gereksiz, aslılı asılsız haberlerin ve polemiklerin çıkarılması herkesi rahatsız eder durumdaydı tabanın değişmesi gerekliydi lakin bunun üslubunca olması herhangi bir şeyleri bahane ederek yapılmaması gerekliydi. Şunu anlıyoruz ki seçimlerden sonra Doğan medya grubu bir yumuşama içersinde, Ali Atıf Bir’in de belirttiği bibi bu ılımlaşma İslamcı medyaya da yansıyacak ama mümkün olduğunca abartılmadan, gerilmeden, büyütmeden. Gazete ve televizyondan uzak olan ben bu haberi de iki gün sonra duyuyorum kendime …

Araf

‘Ben yanarım yane yane’ cümlesinin devamı elbette aşk boyadı beniyle devam etmeyecek. Öyle ki bu bir film eleştirisi yazısı olacak. Kendimle çok savaştım, bu yazıyı yazayım mı yazmayayım mı diye, sonuçta bu filmin iyi olduğu konusunda herkese telkinler veriyordum. Ama cıka cıka ne çıktı? Yani insanlar sende ne kaypakmışsın kardeşim? diye düşünmezler mi hakkımda. Yok ama o dönem bir arkadaş kimliğiyle yaklaştığım övgüleri, şimdi bir sinemacı (yok aslında bu kelime olmadı daha layık değiliz) gözüyle eleştirmek lazım. Sonuçta yaşadığım hayal kırıklığıydı. Ama her ne kadar eleştiriler olumsuz olsa da siz Türk Sinemasına destek için gidin efendim. Öncelikle biz Araf nedir ona bir göz atalım.Kuranın, 206 ayetten oluşan yedinci suresidir. Sözcük olarak, Arapça “kum tepesi” anlamına gelen urf sözcüğünün çoğuludur ve cennet ile cehennem arasında bulunan bir tepeyi adlandırır. Günah ve sevapları eşit olduğundan cennet ya da cehenneme giremeyenlerin durdurulduğu yerdir. Kimi bilginler de Arafı, peygamberlerle doğruluktan ayrılmayan Müslümanların bulundukları yüksek …

Uzun Kollu İletişimsizlik

Yanımızdan geçiyor hayatın kırıntıları. Bilmediğimiz yüzlerde, hissiyat oyunlarına bürünüyoruz. Küçük gurur oyunları oynuyoruz kendimize. Ardından bir fıçı biraya yenik düşüyoruz. Acı çektikçe olgunlaşacağımızı düşünüyoruz. Ve küçük yalan büyük bir girdap sürüklüyor bedenimizi. Haddinden uzun kollu kıyafetlerle örtüyoruz ellerimizi, tırnaklarımızın ucunu kemirmeye başlıyoruz, kendi ağıtlarımızın içinde, tanrımıza ulaşmaya çalışarak. Konuşamıyoruz konuşmaya çalıştıkça batıyor boğazımıza derin derin umutsuzluğun kılçıkları. Hep bir kederle çalıyor kapımızı mutluluklar, Uzanmaya çalıştıkça çarpıyor yüzümüze. Hep başkaları olmaya çalışıyoruz, onlar gibi gülüyor, onlar gibi yiyor, onlar gibi eğleniyoruz. Onlar oluyoruz kendi sıfatımızdan farklı. Çünkü onlar tadıyor aşkı, onlar yaşıyor hayatı ve biz onlara sadece buğulu bir camın ardından ağlamaklı gözlerle bakıyoruz. Kişisel gelişim kitapları okuyoruz ve bilgenin neden Ferrarisini sattığını düşünüyoruz günlerce. Sadece aklımızı karıştırmakla kalıyor gelişim kitapları ve umutsuzca yine kendimize sarılıyoruz. Jim Morison’a hayran kalıyor Leonard Cohen’nin melankolik aşkına imreniyoruz. Onlar gibi küfrediyoruz hayata ve bir beyaz perdede oynuyor anılarımız, hep bir ağızdan ağlıyoruz. Hep yaklaştıklarımız …

Back to Top