buralarda yokken izlediklerim

Love, Simon (2018) Keyifli, eğlenceli, sürükleyici bir film olmuş Love, Simon. Her şeyden biraz var filmde. Gizemi yerinde, dramı yerinde… Süresi bana biraz uzun gibi geldi ama sıkmadan izlettirdi. Filmin dozajı iyi ayarlanmış. Film aslında bir gençlik filmi bu çerçevede hareket ederken ana karakterin içinde bulunduğu durumu açıklaması ve kendisine karşı toplumun tepkisi klasik ama bilinçli bir şekilde aktarılmış. Ana karakterin içinde bulunduğu durum dedim ana karakteri gay olarak tanımlayıp bunu bir gay filmi olarak lanse etmek istemedim. İçinde yaşanan tüm duygular aslında her heteroseksüelin yaşayabileceği şeyleri yaşaması. Tabi buna internetten yüzünü bile görmediği birine aşık olması dahil. Film Simon ile birlikte yaşanan merak duygusunu da izleyiciye geçiriyor. Aslında konuyu özetlemek gerekirse, Hikaye, gay bir lise öğrencisi olan Simon’ın bu tercihini ailesine ve diğerlerine açıklamasını ve karşılaştığı zorlukları anlatıyor. Filmde abartıdan çok oldukça doğal olabilecek her şey anlatılmış. Filmin en sevdiğim kısmı da buydu. Yazı giderek uzuyor. Yönetim açısından filmde …

The Girl Next Door

Aylar önce aynı isimli bir filmden bahsetmiştim. Hatta onun tanıtımında bu filmi izlemeyi düşündüğümü ve karşıma çıkan film karşısında şoke olduğumu belirtmiştim. Yoksa şimdi duyguları mı mı abartıyorum. Elbette diğer The Girl Next Door bu filmden daha iyiydi. Bu film ise bildiğiniz uyduruk, Amerikan gençlik filmlerinden. Filmin gereksiz yerlerden üç adet ödülü var. Tabi bu ödüller tartışılır olduğu için hiç mi hiç yer vermiyorum. Film, Matthew Kidman adında bir gencin etrafında geçiyor. Matthew, geleceği parlak olan inek düzeyinde bir öğrencidir. Tabi insan inek olunca etrafında insan da olmuyor pek ve okuldaki diğer öğrenciler tarafından da itilip kakılıyor. Tabi hiç kız arkadaşı da yok. Bu da başarılı olmasına rağmen alay konusu olmasına bire bir geliyor. Derken bir sabah, karşı evde bir kız görüyor ve ona birden tutuluyor. Ama kahramanımız inek olduğu için kıza nasıl yaklaşacağını bilmiyor ve onu kaçak kaçak gözlüyor. Bu röntgencilik sonunda, yakalanıyor tabi ki. Kız bir sabah kapılarını çalıyor. …

Back to Top