Romantik Komedi

Film adından da anlaşılacağı gibi Romantik Komedi. Yada film için ikinci adı olan Aşk Tadında’yı mı kullanmalıydık bilmiyorum. Velhasıl kelam Film o bildiğimiz Amerikan, Fransız romantik komedilerinden farklı değil. Biraz daha Türk işinden uzaklaşarak daha Avrupai şekilde çıkmış karşımıza. Hikaye hızlı ilerliyor, hareketli ortamlar mevcut. Bu da filmin izlenilebilirliğini arttırıyor. Tüm bunlara ek olarak romantik komedinin erkeklere hitap etmeyen bir tür olduğunu da hesaba katarsak bu film kadınların tüketmesi için bire bir. Filmi izlerken kıyafetlere çok dikkat ediyorsunuz mesela. Kim olursa olsun her biri, defile adasıyla kıyafet giyiniyor filmde. Bu da bayan izleyicileri filme başlamakta birebir.

Mezuniyet

Film hakkında araştırma yaptığınızda ilklerin filmi diye yazılarla karşılaşıyorsunuz. Peki neymiş bu ilkler bende değineyim… ”MEZUNİYET’ FİLMİNDE YAŞANAN “İLK”LER -Türkiye’nin en genç yönetmeni Doğa Can Anafarta 20 yaşında filmi hem yazdı, çekti ve oynadı. -İlk kez hiçbir oyuncu ücret almadan filmde rol aldı… -Türkiye’nin en genç oyuncu yaş ortalaması (23) Mezuniyet’te buluştu. -Billur Kalkavan ilk kez “Mezuniyet”te hayat kadını rolünü canlandırdı. -Türk sinemasında çekilen ilk mezuniyet filmi. -Mezuniyet’in yapımcıları Selen Sevigen, Hatay Tozkoparan ve Batu Müftüoğlu 27 yaş ortalamasıyla “En Genç yapımcı” ünvanına sahip. -Mezuniyet filminin afiş tasarımını 19 yaşındaki Ege Üniversitesi öğrencisi Dilara yaptı… -Filmin Görüntü yönetmeni Sezer Uçar (23) Türkiye’nin en genç sinema yönetmeni ünvanına sahip oldu… -Mezuniyet filminin Web Sitesi 19 yaşındaki genç Enez tarafından hazırlandı… -Mezuniyet’in uygulayıcı yapımcısı Sercan Çiçekoğlu (22) en genç sinema uygulayıcı-yapımcısı oldu… http://www.hurriyet.com.tr/magazin/magazinhatti/12864273.asp?gid=222 Şimdi bunları neden yazdım. İlk maddeden ele alalım  yönetmen Türkiyenin en genç yönetmeniymiş, 20 yaşında hem çekmiş hem yazmış …

Cennet

Nerden başlamalı nasıl yazmalı. Söz konusu Türk filmleri olunca kalemimin ucunu biraz daha biliyorum sanırım. ama bunun yapılması gerektiği kanaatindeyim. öyle ki görüyoruz sinemamızın halini… Filmimize dönelim evet karma senaryo bulma konusunda Biray Dalkıran’ın eline kimse su dökemez demiştim sanıyorum Araf yazımda. Bir ikincisi ikinci filmi olan Cennet’te de karşımıza çıkıyor. Hep demişimdir aslında konu aynı olabilir ancak anlatılması gereken, işleyiş tarzı önemlidir diye. Cennet bu konuda bocalamış. Öncelikle filmde bir tür karmaşası var. Drama mı, komedi mi, korku mu, psikolojik gerilim mi bunların yanıtını veremiyor bize. Bir dönem filmlerde rastladığımız hatta birde hatırlıyorum da Krystof Kieslowski‘nin filmlerinde kullandığı, kötü bir şey olacağı zaman karenin etrafını karartma efekti gibi Cennet’te bu karartmalardan fazlasıyla bulunmakta. Ama bu karartma filmin geline yayılmış. Bu yüzden insanı huzursuz eden bir kötülük olacak düşüncesi sürekli insanın kafasında ama hikaye hiçte öyle gerçekleşmiyor. Acaba bu karartma hataları kapatmak için miydi? Hayır, ben böyle düşünmüyorum Sanıyorum ki …

Back to Top