Etiket arşivi: Erdal Tosun

Düğün Dernek 2: Sünnet

Filmi hafta sonu izledim. Evet hafta sonu izlemiş olmama rağmen anca yazmaya vakit bulabildim. Bir yandan yazmak istemesem desem yeridir. Yani özel olarak vakit ayırmak. Bunun başlıca sebeplerinden biri filime çok fazla ısınamamış olmam. Ekibi çok sevmeme rağmen bu işin para için için yapıldığına eminim. Eh tabi bir yerde de para kazanmak için bu gibi işler yapılmalı, yapılmalı ki gelen para ile diğer işler yapılsın.

Tabi bu film bir devam filmi olunca, değerlendirmeyi de ilk film üzerinden yapmak gerekli. İlk filme oranla bu film, tamamen kurgusuz. Belli bir olay örgüsü ve hikaye işlenişi yok. Sadecede güldürmeye odaklanmış, bunlar için de belli bölümler oluşturulmuş, bunların bazılarının arasında da espriler sıkıştırılmış. İlk filmde izleyiciyi eğlendirme görevi oyuncular arasında dağıtılmışken bu filmde sadece Tüpçü Fikret. Diğer karakterler tam anlamıyla yan karakter olarak kalıyor filmde.  Okumaya devam et

Bana Masal Anlatma

Sevdiğim bir isim olan Burak Aksak’ın ilk sinema deneyimi ile karşı karşıyayız. Bu hem sinema filmi hem de yönetmen olarak kendisinin ilk deneyimi. Şimdi nasıl cümleler kurarak başlasam bilemedim anlatmaya. Filmi beğendiğimi belirtmeliyim. Hatta son dönemde gözerimden yaşlar gelerek izlediğim tek film. Ancak bu filmin çok iyi olduğu anlamına da gelmiyor. Gözüme batan çok fazla eksiklik vardı. Okumaya devam et

Rina

Film hakkında ne demeli bilemedim. Öncelikle konu olarak güzel bir film. Konu olarak güzel olmasına rağmen bir şeyleri eksik olan bir film. Bu eksikler filme girme konusunda yada filmin gerçekliği konusunda sizi tereddütte bırakıyor. Monologlar ne kadar başarılıysa diyalogları o kadar kötü bir film.

Teknik açıdan ışık ve ses tam anlamıyla ayarlanmamış. Çekimlerde kullanılan bazı açılar oldukça gereksiz. Film iyi oyuncuları bünyesinde barındırıyor. Buna rağmen üç arkadaşın hikayesinin anlatıldığı filmde üç arkadaş gözüme biraz fazla sırıttı.

Ayrıca Türk filmleri ve dizilerinde anlayamadığım bir diğer olay ise, otuzuna, kırkına merdiven dayamış kişilerin genç insanları oynaması. Filmin samimiyetini yitirmesine en büyük etkende bu.

Film bir adada yaşayan üç arkadaşın hikayesini anlatıyor. Ali plajda çalışmaktadır. Her yaz buraya ailesi ile birlikte gelen bir kıza aşıktır. Umut, babasıyla balıkçılık yapmaktadır. Adanın en güzel kızlarından olan (tek kız sanırım) ve sepetçilik yapan Zehra’ya sırılsıklam aşıktır.  Ancak Zehra’nın abisi sert biridir ve ona durumu bir türlü söyleyemezler. Ömer, ise babasıyla sahibi oldukları üzüm bağında çalışmaktadır. Aynı zamanda kendi şaraplarını üretmek için formüller üretmeye çalışmaktadır. Bu üç arkadaşın tek hayali adada bir şarap fabrikası kurmaktır.

Film bu üç arkadaşın hikayeleri üzerine gider. Ali aşık olduğu kıza açılmaya çalışır, ona kendini göstermek için türlü türlü şeyler yapar. Umut ise Zehra ile bir düğünde dans ederken kızın abisine yakalanınca ortalık karışır. Tam bu sırada adanın Papazı Vasilis’ten bir haber gelir. Ömer Fransa’da şirketten şarabı için teklif almıştır. Üç arkadaşın bağlarının sorgulanacağı bir dönem başlar.

Ali ve Umut hayatlarındaki pürüzü oradan kaldırırlar. Tek pürüz Ömer’in gitmesi kalmıştır. Ömer ise gitmeye karalıdır. Herkesle vedalaşır vapura atlar ve gider. Ancak giderken arkadaşları ve ailesi vapurun halatını tutar ve onun gitmesini engeller. Ömer de geri döner.

Genel hatları ile baktığınızda film sadece son sahnesi için çekilmiş gibi duruyor. Ancak final çekim tekniğinden ötürü beklenen etkiyi bırakmıyor insanın üstünde. Hikaye genel hatlarıyla çok sığ. Ancak filmde aklımda kalan ve beni güldüren tek kısım Erdal Tosun’un oyunculuğu elinde şarap şişesi ile çocukla konuşması oldu. Tabi çocuğun elindeki gazozda ayrı bir olay.

Çok şey beklenmeyecek, ancak Türk sinemasındaki bazı filmleri düşünürsek destek verilip izlenmesi gereken bir isim. Artık castı popülerliğe değilde yaşa göre yapsalar iyi olacak.

Yönetmen: Şenol Sönmez

Senarist: Şenol SönmezLevent Pala

Oyuncular:

Merve Sevi
Zehra
Erdal Tosun
Memo
Cüneyt Türel
Peder
Eray Türk
Ali
Cezmi Baskin
Hilmi
Sennur Canpolat
Serpil
Caglar Corumlu
Umut

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt1537891/

http://www.rinayapim.com/anasayfa.html

Çalgı Çengi

Değerlendirmesinde zorluk çektiğim filmlerden biri Çalgı Çengi. Senaryo, çekim tekniği, hikaye ve yer yer oyuncuk olarak filme baktığımızda oldukça sığ bir film görüyoruz. Kesinlikle film bu konuda bekleneni vermiyor. Amma velakin diyalogları oldukça başarılı. İzlediğimiz her Türk komedi filminde olduğu gibi bu filmde de oldukça küfür var ancak, sırf küfür olsun diye küfür edilmemiş filmde. Her şey olması gerektiği gibi bırakılmış.

Komedi eğer abartılar silsilesi ise bu filmde bolca var. Öyle bol ki biraz işin suyu çıkmış. Karakterlerin her biri gerçek olamayacak kadar abartılmış. Yani bu konuda karakterler ile empati kurmak biraz zor. Görüntüler insanı çekmediği gibi, diyalogları kaçırdığınız taktirde hiç bir şey anlamayabiliyorsunuz. Benim izlediğim kopyadan mıdır, filmin ses kaydından mıdır emin değilim ancak bir çok yerde de diyalogları anlamakta zorlanıyorsunuz.

Salih ve Gürkan, Ankaralı teyze oğulları. Köyde ne var ne yoksa anne ve babalarına sattırıp, İstanbul’a ünlü olmaya geliyorlar. Tabi bu arada da düğün, kına gecesi gibi organizasyonlarda müzisyenlik yaparak hayatını kazanmaktadırlar. Günün birinde barda program yapacaksınız diye kandırılıp hazırlanmaları için onları bir bodruma bırakırlar. İki arkadaş bodrumda bir köşeye tam işerlerken, üç kişi içeriye girer. İki mafya bir adamı almış tartaklamaktadırlar ve sonra adamı öldürürler.

Mafyalar, Salih ve Gürkan’in orada olduğunu görüncede, onları yakalar. Kimliklerini alırlar her ikisinin de ve cesetten kurtulmaları için onları tehdit ederler. Salih ve Gürkan elleri mahkum cesetten kurtulmaya çalışırlar. Cesedi evlerine götürürler. Tabi komşuya çaktırmamak için onu bir kanepenin içine saklarlar. Kanepeyi taşımak için kahveden de adam bulurlar. Kahveden buldukları adamlarda onlardan para isteyince evden apar topar kovarlar adamları.

Ancak ertesi gün uyandıklarında kanepe ortalarda yoktur. Kanepeyi ararken gece, kanepeyi taşımalarına yardımcı olan adamlar gelir ve onları bağlarlar. Kanepenin içinden bir adam çıkmış ve elemanlardan birinin elini incitmiştir. Şimdi adamı aramaktadırlar. Tabi işler iyice karışır. Adamın neden orada olduğunu öğrenmek için mafyaya gider taşımacılar ancak buradan elleri kolları kırık dönerler. Salih ve Gürkan için ise her şey zorlaşmıştır. Şimdi adamı bulup öldürmeleri ve onu yok etmeleri gerekmektedir.

Anlatılmayacak sadece izlenecek bir film Çalgı Çengi. Diyalogların yoksunluğu filmi yavan bir hale getiriyor. Bir çok açıdan film tatmin etmese de, insanı eğlendirmeye gülmeye yetiyor. Ne olay örgüsünün başlangıç sebebi belli nede finalde ne olduğu… Film öyle bir yerde bitiyor ki bir de sanki devamı gelecekmiş gibi. Grup halinde daha keyifli izlenebilecek bir film. Bu arada unutmamak lazım ki, müzikler oldukça iyi / eğlenceli yorumlanmış…

Yönetmen – Senarist: Selçuk Aydemir

Oyuncular:

Murat Cemcir
Salih
Ahmet Kural
Gürkan
Bora Akkaş
Cahit Gök
Hazal Kaya
Aykul Köseler
Tuna Orhan
Erdal Tosun
Şinasi Yurtsever
Berfu Öngören

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt1865569/

http://www.calgicengi.com/

 

Çakallarla Dans

Yazdığım Türk filmleri içerisinde Murat Şeker filmlerinin çokluğu göze çarpacaktır ancak bunu bilinçli olarak yapmadığımı yazıya başlarken belirtmek isterim. Murat Şeker filmleri nedense isteksiz birden bire çıkıyor karşıma. Bunlardan birisi de Çakallarla Dans. Film hakkında duyduğum iyi yorumlar üstüne filmi izledim bu sefer ve karşıma kadro göz önünde bulundurulduğunda beni çok fazla tatmin etmeyen bir film çıktı.

Belki kadroda bu kadar ünlü isim olmasaydı filmi çok beğenecektim. Film televizyondaki komedi ve macera filmlerindeki karakterleri bir araya toplamışsınız ve onlara oynayın demişsiniz gibi bir izlenim yaratıyor sizde. Zaten Murat Şeker son iki filmde bilindik simalar ile filmi yapmıştı bu filmde onlardan biri. Okumaya devam et