Etiket arşivi: Eskiler

yaşlandık mi ne?

mynet sitesini gezerken çocukluğumuzun çizgi filmleri diye bir bölüme rastladım. eh olay çocukluk ve çizgi film olunca bakmadan geçemezdim tabii. bir de ne göreyim tüm çizgi filmler 80 ve 90 lara ait. bu durum aklıma şu soruyu getirdi. herkesle mi yaşıtız yoksa? bu çizgi filmleri belli jenarasyonun dışında bilen çıkmaz ,acaba neden böyle bir genellemeye gidilmiş ki? tamam bizim dönemimiz herkesinkinden güzel olabilir. bir nevi kıskandırmadır mı bu? 🙂 Yanlız mynet Voltran eklememiş, Pluto var mesela ilk aklıma gelen. Onlarda niye geldi geçen gün indirmeye başladığımdan olabilir…

eski şarkılar…

Sabah kahvaltıdan sonra kendi yerime gitmeden (ofis) önce arkadaşın yanına uğradım (benim odanın yanı). Eskilerden müzikler açmış dinliyordu. eski dediğim çokta eski değil en fazla 10 sene hani o okul dönemlerine ait olanlardan… yanına oturdum sessizce dinledim… o dünemde çıkan her şarkının ne kadar da anlamı, hatırası varmış üzerimde… sürekli birşeyler hatırlayıp durdum.
düşünüyorum da artık şarkılar o kadar iz bırakmıyor hayatımda. acaba bırakacak şarkı mı yok, yapılacak iz mi? yoksa zaman geçtikçe daha mı bilinçli oluyoruz…
üç gündür filmlere ara verdim… bu akşam artık 3 film birden yaparım 🙂

Eskilerden Kimler Kaldı: Dr Skull

Vokal: Murat Ersöz – Murat Baştepe – Alper Yarangümeli
Gitar: Murat Ersöz – Murat Baştepe
Bas Gitar: Mustafa Erman
Bateri: Alper Yarangümeli

Ankara Fen Lisesinde okuyan dört kafadarın biraraya gelmesiyle başlar Dr. Skull’un hikayesi…Elemanların dördü birden Hacettepe Tıp Fakültesini kazanınca Dr. Skull adı ile ortamlara çıkar adamlarımız..Bu topraklarda varolan en sağlam topluluktur Dr. Skull.

İmkansızlıkların had safhada olduğu dönemlerde yaptıkları albümlerle tarihe altın harflerle yazıldılar..Ne yazık ki Dr. Skull artık yok, belki birçoğu bırakın dinlemeyi adını bile duymadılar..Zaten albümlerini bulmak imkansızdır ama en azından böyle bir grup varmış bir zamanlar diyebilirler artık..Güven Erkin Erkal’ın önderliğinde bir proje başlatılmış, Dr. Skull için saygı albümü..

http://www.myspace.com/drskull06
http://www.anatolianrock.com/Dr_nd__Skull
http://tr.wikipedia.org/wiki/Dr._Skull
http://metal.deliriyum.com/bands.php?bid=254
http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=dr+skull

yaramaz ben!!!

Efendim Gay Kedi şurada bir yaramazlığını yazmış, e haliyle bende özenmeden edemedim 🙂

Elektronik cihazlara olan zaafım küçük yaşlardan itibaren vardı. Sonradan anladım ki insan bu işi meslek olarak belirliyorsa kesinlikle eski hazları almıyor.

Yanlış hatırlamıyorsam 9 yaşındaydım. Kime sorarsanız sorun melek gibi sessiz sakin bir çocuktum ama aslında değildim. Aslında bütün becerim yaptığım yaramazlıkları çok iyi örtbas etmemdi.

Almanya’dan hediye olarak küçük bir radyo getirmişlerdi akrabalarım. O zaman FM bandı şimdiki kadar gelişmiş değildi tabi, cızırtıdan başla bir şey yoktu. Radyo 9 voltla çalışıyordu. O zaman bizim memlekette 9 voltluk pil zor bununsa gerek, sürekli istememe rağmen pil bir türlü gelmemişti.

Boş kaldıkça bende aile dostumuz olan bir televizyon tamircisi vardı onun yanında vakit geçirir bu ne bu ne diye sorarak adamcağıza kriz geçirtirdim.

O zaman televizyonların altında regülatörler vardı kısmende olsa. Yeni televizyon alınca bizde bu eski regülatörü dolaba kaldırmış o orada öylece kuzu kuzu bekliyordu. Bir gün yine dükkanda beraberken regülatörü gösterdim ve ona bu ne işe yarıyor diye sordum. O da bana “voltajlar düşüp çıkıyor ya onları sabitlemeye yarıyor” dedi. Anlamış gibi yaptım ve “yani yükselen voltajları indiriyor mu?” dedim o da “evet” diye yanıt verdi. O ara aklımda bir şimşek çaktı. Madem bu regülatör dedikleri cihaz voltaj düşürüyor o zaman bunu radyomda kullanabilirim diye. aradan iki gün geçmiş bu soru aklımı kurcalıyordu. Bir gün amcamla dolabı kurcalarken ona da sordum aynı soruyu. Bu voltaj ayarlaması yapıyor voltajı düşürüyor değil mi diye? O da “evet”in yanına eklemeler yaptı ancak benim için önemli olan “evet”ti.

Bir gün evde yalnız kaldım tabi hemen aklımdaki o şahane buluşu deneyecek haftalardır duran radyomun sesini duyabilecektim. Regülatörü çıkardım, küçük radyomu da. Radyonun pil yuvasını çıkardım pile takılan uçlarını kopardım ve regülatörün priz girişine soktum. Şimdi yapmam gereken regülatörün fişini prize takmaktı.

Bunu yaptım da. Büyük bir gürültü koptu havada bir kapak ve şeritler uçuşmaya başlardı. Bütün her şey sustu. Prizden hemen çektim fişi. radyoyu elime aldım içindeki bütün parçalar paramparça olmuştu, kondansatörlerden şeritler uzanıyordu. Apar topar ortalığı toparladım, regülatörü yerine koydum. baktım ki sigorta atmış, sigortaları kaldırdım sopa yardımıyla. ama yine hiç bir şey çalışmadı. yatağıma gittim uzandım, patlamış radyomu kokladım, tadı nasıl diye yaladım Hiçbir şey olmamış gibi tavana bakıp garip sesler çıkardım.

Benden mi kaynaklanır bilmem ama bütün sokakta elektrikler gitmişti 🙂

dağınık oldu sanki çok ara verdim yazamadım bir türlü…

O ve Z Hikayesi – ÜNLÜ

Evet biliyorum albüm çıkalı yaklaşık 10 sene olmuş ama lezzetinden birşey kaybetmemiş. Aslında albümü unutmuşum ama bu gün Özgür’ün msn’den albüm linkini göndermesiyle indirmem ve dinlemeye başlamam bir oldu. E tabiki albüme ilk ses [‘x] tiryakisi ile başladım. Bu ne tad bu ne hazdır ki albüm hala dönüp duruyor. Kendimi albüme odakladığım anda birden bire beni içine çeken eski vurdum duymaz hovarda hallerim gözlerimin önünde canlanan. Walkmen kulağımda, sırtımda yeşil bez çantam, İzmit’te fuardan alkol etkisiyle kendimi atıp, E5’in üzerinden geçişim…

Ah kaç kez almıştım bu albümü 1-3-5. Sayısını hatırlamıyorum ancak fazla olduğu kesin…

Bir dönemin hatırası, bir dünemin özlemi ve yavaşça çürümeye başlamam…
Hatıraları aralamamak lazım birden…