Etiket arşivi: Ethan Hawke

Predestination

Yine bir  filmi ile karşınızdayım. Bu iki kardeşi, Undead ile tanımış Daybreakers ise çok sevmiştim. Şimdi ise bu iki kardeşin yeni filmini izledim. Yeni dediysem film 2014 yapımı. Yani üzerinden bir sene geçmiş. Daybreakers’ta Ethan Hawke ile çalışan ekip bu kez aynı kişi ile çalışmış. Hikaye biraz çıkmaza girip zaman zaman kendi içinde tutarsızlığa düşsede genel anlamda film oldukça başarılı.

Bu başarı, oyunculuk, hikaye, kurgu, mekan, müzik yani her şeyi içeriyor. Tabi bir baş yapıt olacak özellikte bir film değil ama kafa karıştırtması, düşündürtmesi, garip duygulara yer açması bakımından film oldukça başarılı. Okumaya devam et

Çocukluk / Boyhood

Film ekiminin ilk filmi olarak seçtiğim Çocukluk / Boyhood Richard Linklater imzasını taşıyor. Yönetmenin bir çok filmi olmasına rağmen izlediğim ve hatırladığım tek film(ler)i Before Serisi (Before Sunrise , Before SunsetBefore Midnight). Açıkçası bu filmleri izlemem için de en büyük faktör Julie Delpy‘di. Filmi seçmemdeki en büyük etken ise filmin 12 senelik bir zaman dilimine yayılması. Film bir çocuğun / ailenin küçüklüğünden tutup üniversiteye girinceki dönemine kadar olan biteni anlatıyor. Tabi film böyle kapsamlı olunca dikkat çekiyor. Okumaya devam et

The Purge

Senarist ve yönetmen ‘nun ikinci filmi olma özelliğine sahip film The Purge. Öyle ki başarılı bir konu var karşımızda. Bu olumlu eleştirileri yönetmen de duymuş olacak ki filmin ikincisini çekmeye niyetlenmiş. Umuyorum ikinci film de ilk film gibi bir etki bırakmaz izleyenin üzerinde. Bu kez senaryoyu iyi oturtması lazım. Aksi taktirde film silinip gidecektir belleklerden.

Film Türkiye’de “Arınma Gecesi” adıyla gösterime girmiş. Konu olarak baktığımızda aslında ilgi çekici orijinal ve cezbedici. Eğer filmi hakkında hiç bir şey okumadan izliyorsanız, film sonunda bir çok izleyenin yorumunu yaptığı şekilde sizde aynı yorumu yapacaksınız: Konu çok güzel ama olmamış. Eğer hakkında bir şeyler okuyup izliyorsanız bu da beklentinizi yükselteceği için yine olmamış diyeceksiniz. Her halükarda olmamış bir film var karşımızda. Ancak hikayenin özgünlüğü de onu ayrı bir yere koymamızı sağlıyor.

Okumaya devam et

Sinister

‘un izlediğim filmlerine baktığımda genelde filmlerden hoşnut kaldığımı belirtmeliyim. Aynı şekilde Sinister’da beni tatmin etti. Bir korku filmi olarak Sinister tatmin edici olmayabilir ancak bir gerilim filmi için oldukça başarılı. Senaryo ve kurgu oldukça başarılı. Yazar bunalımı, yalnızlık, seri katil, paranormal olaylar derken yönetmen hepsini çok iyi kurgulamış ve karşımıza iyi bir film çıkmış.

Film tek kitapla parlayıp daha sonrasında devamını getirememiş olan Ellison Oswalt’ın başından geçenleri anlatıyor. Ellison Oswalt’un en büyük özelliği ise vahşi cinayetlerin işlendiği kasabaya yerleşerek burada analizlerini yaparak akıllıca kitabında işlemesi. Tabi bunu yaparken yerel polislere yüklenmesi sebebi ile de yerel polisler tarafından pek sevilmemektedir. Okumaya devam et

Daybreakers

Bildiğimiz vampir filmlerinden farklı bir vampir filmi olarak çıkıyor Daybreakers karşımıza. Tüm vampir filmlerinde alıştığımız klişeler bu filmde de mevcut ama bir şekilde konusu itibariyle filmi kurtarıyor. Hikaye iyi düşünülmüş, ayrıntılara yer verilmiş ama yapılan ufak tefek hatalar filmin çok iyi olmasını engelliyor. Herhalde bu da yönetmen ve senarist Michael SpierigPeter Spierig kardeşlerin biraz egoist davranıp dışarıdan fikir almamalarından kaynaklanıyor. Okumaya devam et