Huzursuz Kuklalar Kompozisyonu -II-

Odamın duvarları gibiyim. Boyam kalkmış, dökülen sıvaları yüzüme yerleşen çatlaklar gibi. Gece, uzadıkça içime sinen huzursuzluk. Kelimelerim, sessizliğimin arında bir sır. Hayatı nasıl yaşamalıyım bilmiyorum. Bir arabanın direksiyonunda gözüme çalan ışıkta mı yoksa şuursuzca sorguladığım günlerim de mi? Aklıma çarpan soğuk soru kütlelerinin, dondurucu düşüncesizli içersindeyim. Çözüldüğünde çırılçıplak kalacak biliyorum. Anadan üryan sadece belirlediği yada daha sonra yabancılaşacağım kıstaslara uygun. Bir kez daha yaşayabileceğim ihtimalinin korkusu içimde, onca korkusuzlukla savaşırken…

ev’lenmek üzerine bir yazı daha…

Uzun zamandır ne uğraşlarla (!) ev aradığımı bilirsiniz. Sonunda eve şeklen bezememede bir evim oldu. Sanırım buna emlakcı dilinde 1+0 diyorlar. Bir oda küçük bir girişle dahil edilmiş mutfak, birleştirilmiş küçük banyo ve tuvalet. Annem bu durumdan pek memnun olmasa da her daim burnunun dikine giden ben savaşı tekrar kazanıyorum. Uzun uğraşlardan sonra evi yerleştirdim. Elbette ki annemin yardımıyla. Bir yer tuttuğumu öğrendiği anda kardeşimle girdiği “ben gideceğim” savaşından galip çıkarak yollara düşüyor. O gün mesaide olan ben tabiî ki kendisini karşılayamıyorum. Bu eksi bir puan eminim ki… Kuzenimin yanında kalıyor, eve geçince biraz burun büküyor ama yapacak bir şeyi yok. Direktiflerle yetinmekle kalıyor. Aslında olup biteni benim tarafımdan yazamıyorum okuma ihtimali var. Sonra durumu izah etmeye çalış her telefonda kimle konuştuğumu, ne yaptığımı izah etmem için. Asıl kaos dündü. Bu akşam gideceği için bileti ayırtım ve dün alacağımı söyledim. iş çıkışı eve gittiğimde annem ütü yapmakla meşguldü. Harem’e geçip …

“ev”lenmek hakkında kısa bir yazı…

tanıdıklar bilir malumdur ki 4 ayı aşkın süredir ev aramaktaydım (hala da tutmuş değilim). benim gibi kararsız bir insan olduğunuzu düşünüp bütçenizi önünüze aldığınızda seçim sürecinizin daha da uzaması içten bile değil. istanbul’un taşını toprağını, semtini, sokağını aradıktan sonra zorunlu da olsa içime sindirdiğim bir ev için görüşmelere başladım, sonunun hayırlı olmasını diliyor başkası eve göz dikmesin diye evin reklamını yapmıyorum. asıl anlayamadığım aylara dayanan tecrübeme istinaden istanbulda ki kiralık evlerin fiyatları. oyle ki iki kişilik yatan sığan 1+0 bir eve 450 ytl istemeyi yüzleri kızarmadan yapabiliyorular. neymiş efendim beşiktaş merkezde yıldızdaymış… şöyle ki yıldız da ki pahalılığı da anlamış değilim. evde şunları yapabilirdim: mesela klozette tuvaletimi yaparken banyo yapabilirdim çünkü başka şansım yoktu aslında iki işi birden görme açısından avantajlı vakitte harcamıyorsunuz… demeden de edemeyeceğim şeyinizi sallasanız duvara çarpması ihtimali olası… muhtemel 3+1 evi üçe yada ikiye parçalamış oda şeklinde kiraya sunmuş ev sahibimiz. tabii ki zekice bir olay… …

Back to Top