Etiket arşivi: Ezra Miller

The Perks of Being a Wallflower / Saksı Olmanın Faydaları

 tarafından yazılmış aynı adlı romanından uyarlama film. Uyarlayan da yine aynı isim. Film için başarılı bir uyarlama diyebilirim. İlk yönetmenlik deneyimi olmasına rağmen Stephen Chbosky’i oldukça başarılı buldum. Kitabı okumadım ama kitap için de son dönem Amerikan edebiyatının en iyisi olduğunu savunanlar mevcut.

Film için bu zamana kadar lisede geçen en iyi filmlerden biri diyebilirim. Lise ortamını, girip çıkılan depresyonları, umutları başarılı bir şekilde vermiş. Burada Stephen Chbosky vermek istediğini başarılı bir şekilde vermiş. Kim olursanız olun hikayenin bir köşesinden tutuyorsunuz. Film bir lise filmi olarak ilerlerken belki tahmin edilebilecek bir yol çiziyor ama hikayenin altyapısı oldukça sağlam.
Okumaya devam et

Kevin Hakkında Konuşmalıyız / We Need To Talk Abaut Kevin

Film Ekiminin en etkileyici filmlerinden biriydi We Need To Talk Abaut Kevin. Etkileyici olma sebeplerinin başında okulda bir katliama sebep olan katil ruhlu çocuğun anlatılması değil, onun annesinin içinde bulunduğu durumun verilmesi. Filmin başından itibaren Eva karakterinin oğlu Kevin’in bu hale gelmesindeki etkilerini görüyoruz. Eva suçluluk duygusu yaşamalı mı bunun düşünceleri ile cebelleşirken, anlatım bize de toplumun diğer fertleri gibi yargılama fırsatı veriyor.

Film daha ilk karede görkemli bir açılış yapıyor. Eva’yı İspanya’da domates festivalinde hayatından gayet memnun görüyoruz. Kendi hayatına ve özgürlüğüne düşkün Eva burada Franklin adında bir adamla beraber olmaya başlıyor ve bir süre sonra Kevin doğuyor.

Ancak burada Eva, Kevin’i isteyip istememek konusunda kararsız. Çünkü Kevin, Eva’nın eğlence yüklü özgür hayatına son verecektir. Hatta çocuk doğumdan sonra kucağına ilk verildiği andaki surat ifadesi Eva’nın hissettiklerine tercüman oluyor.  Çocuk annesindeki bu negatifliği hissetmiş oluyor ki bebekliğinde durmadan ağlıyor, üç yaşına geldiğinde ise Eva’ya türlü eziyet için fırsat kolluyor.

Oysa Eva, Kevin için her şeyi yaptığını düşünmektedir. Sevdiği şehri terk etmiştir, sevmediği bir evde, bir mahallede, zamanını sadece küçük oğluna ayırarak günlerini geçirmektedir. Ancak Kevin bunları anlamıyor ve üstüne üstlük sürekli sorun çıkarıyordur.

Ancak sadece Eva’nın olumsuz yaklaşımlarından mıdır bilinmez Kevin küçük yaşta tam bir psikopat olması, annesi ile sürekli didişmesi, kardeşine zarar vermesi, Eva’nın kendini rahatlatmasında tek etken oluyor. Bunun yanı sıra Eva’nın Kevin’e çok fazla şiddetle yaklaştığını da görmüyoruz. Eva’nın kızgınlık anında yaptığı bir hareketle kolunun kırılması ve Kevin’in ona karşı daha yakın olması belki de Kevin’ın küçük aklında yaptığı bir plan. Bu yakınlıkta uzun sürmüyor zaten.

Hikaye gelecek ve geçmiş arasında geçiyor ve Kevin’in yapacakları son dakikaya kadar çok iyi gizlenmiş. Bu sırada aslında Eva kendi özgür yaşantısına devam etmeye devam ederken kendini bir nebze olsun Kevin’ın bu duruma gelmesinde etkisi olmadığını düşünürken, toplumun baskısı ve ona davranışları yine suçluluk hissetmesini sağlıyor. Belkide Eva oğlu Kevin ceza çekerken, aynı kasabada kalmakla kendisini de cezalandırıyor.

Kevin arkadaşlarını okulun spor salonuna kapatıp öldürüyor. Daha sonra öğreniyoruz ki Kevin hayatı boyunca iyi geçindiği babası ve küçük kız kardeşini de öldürmüş. Bu annesine vermek istediği büyük bir ceza da olabilir, annesini yakın görmesinden de kaynaklı olabilir. Ancak annesinin sert mizacı ve Kevin’in yaptıklarından sonra annesine bakışı aslında hey şeyi onun üzerine yıktığını anlatıyor.

Tabi burada değinilmesi gereken bir konuda Amerikan toplumunun şiddete merakı. Kevin salondan dışarıya çıktığında aktarılanlar sanki bir şovun parçası gibi. Herkes onun hakkında konuşuyor, herkes onu anlatıyor… Buradaki kamera kullanımı, alkışlar ve ışıklar, sözlü anlatım tam anlamıyla bu şiddet merakın gönderme olmuş. Aslında Kevin burada toplumun yapısını çözmüş, Eva ise onun için uğraşılacak bir oyuncak olmuştur. Burada Kevin’ın yaşadığı haz anlatılmayacak cinstendir.

Ancak tüm bunlar Eva’nın içindeki çelişkiyi bitirmiyor. Özgürlüğüne düşkün, ayakları yere sağlam basan biriyken, yaşadığı kasabada herkesten köşe bucak kaçan, ürkek biri oluyor. Ancak anlaşılıyor ki bu kendini cezalandırma şekli. Film boyuncada kendi suçunu arıyor. Bunu finalde de belli ediyor.

Oyunculuklar başarılı. Kevin karakterini canlandıran Ezra Miller bu filmde imzasını atmış. Filmekiminde izlediğim ikinci filmi ve ikisinde de tüm oyuncular arasından kolaylıkla sıyrılıyor. Tabi Eva karakterini oynayan Tilda Swinton‘u da unutmamak lazım. Filmin başarılı bir kurgusu ve senaryosu var. Es geçmeden söylemek lazım ki, film Lionel Shriver‘in aynı isimli kitabından uyarlanmış. Bir uyarlama olarak nasıldır kitabı okumadığım için bir şey söyleyemeyeceğim ancak film için oldukça başarılı.

Yönetmen Lynne Ramsay farklı açılar kullanarak filmde farklı etkiler yaratmayı başarmış. Kurguda bazı boşluklar bulunsada bu boşlukların izleyicinin hikaye ve karakterler hakkında yorum yapmasına ve izleyiciyi etkileşimde tutarak filmi düşündürmesine olanak tanımış. İzlenmesi gereken başarılı bir yapım…

Yönetmen: Lynne Ramsay

Senaryo: Lynne RamsayRory KinnearLionel Shriver (kitap)

Oyucular:

John C. Reilly Franklin
Tilda Swinton Eva
Ezra Miller Kevin
Siobhan Fallon Wanda
Ursula Parker Lucy
Ashley Gerasimovich Celia

Linkler:

http://filmekimi.iksv.org/tr/Filmekimi.asp?day=1&FID=21

http://www.imdb.com/title/tt1242460/

Mutlu Bir Gün / Another Happy Day

Film oldukça iyi bir oyuncu kadrosunu bir araya toplamış. Tabi bu kadro bir araya gelince filmin kötü olma olasılığı otomatikman düşüyor. Film 2011 Sundance Film Festivelinde, senaryo ödülüde alınca bu kadro neden birde en iyi oyuncu çıkartamamış diye soruyorsunuz ister istemez. Ancak filmi izleyince bunu da fark ediyorsunuz.

Film senaryo ödülünün hakkını oldukça başarılı bir şekilde veriyor. Konu klasik gibi gözükse de diyaloglar oldukça başarılı ve akıllıca. Filmin yönetimi oldukça klasik şekilde yapılmış. Müzikleri ise çok fazla akılda kalmıyor. Ancak bunlara rağmen tüm duygular yerinde ve sorunsuz olarak verilmiş.

Hikaye izleyiciyi kendine bağlıyor. Bunda en büyük pay oyunculuklar elbette. Ancak bazı oyunculara rolleri çok hafif gelmiş ve içlerinde sıkışıp kalmışlar. Buna başlıca örnek, Ellen Burstyn‘nin oynadığı Doris karakteri. Tüm bunlara rağmen film zevk alarak izlediğim bir film.

Film bozulmuş bir aile yapısını anlatıyor. İyi günde ve kötü günlerde bir araya gelen bir aile işlenmiş. Kardeşler kendi aralarında birbirlerini çekemez hale gelmişler. Film ana karakterimiz olan Lynn’nin yolculuğu ile başlıyor. Lynn iki oğlu ile birlikte ilk oğlunun düğünü için annesine gider. Burada eski şiddet meraklısı kocası ile karşılaşacaktır. Üstüne üstlük yeni kocasından olan iki sorunlu çocuğu da ona zor anlar yaşatmaktadır. Oğlanlardan biri uyuşturucu bağımlısıdır.

Lynn ailesine hiç bir şey anlatmaz. Ayrıldıktan sonra oğlu eski kocasının yanında kalmış, kızı ise kendi yanında kalmıştır. Kızının da psikolojik sorunları vardır. Kısacası Lynn’ın yanında büyüyen üç çocuğu da sorunludur. Tabi eski kocanın da orada olması sorun yaratır. Aslında sorunu yaratan da o değil onun yeni karısıdır.

Eski yeni eşler, akrabalar, kardeşler derken, herkes birbirinin ardından laf söyler. Ailenin büyük babasının hastalıklı durumu ve ölümü, uyuşturucu müptelası oğlanın ortadan kaybolması aslında film içerisindeki geçen bir cümleyi desteklemektedir. Mutluluklar yapmacıktır, ölüm gerçektir ve insanları bir araya getirir (tam cümle olmayabilir tabi ki).

Sonuç olarak başarılı bir film var karşımızda. Her ne kadar ben konuyu pek anlatamasamda (zaten anlatılacak kadar düz bir film değil) hemen hemen her duyguyu tadabileceğiniz bir film. Lynn’nin sorunlu oğlu Elliot karakterini canlandıran Ezra Miller tüm bu kadrodan oyunculuk konusunda başarıyla sıyrılarak göz dolduruyor. Film izlenmesi gerekenler arasında.

Yönetmen – Senarist: Sam Levinson

Oyuncular:

Ellen Barkin
Lynn
Ezra Miller
Elliot
Kate Bosworth
Alice
Demi Moore
Thomas Haden Church
Paul
George Kennedy
Ellen Burstyn
Doris

Linkler:

http://filmekimi.iksv.org/tr/Filmekimi.asp?day=1&FID=39

http://www.imdb.com/title/tt1719071/

http://anotherhappydaymovie.com/