Etiket arşivi: !f 2010

Samâ uôzu

2009 yapımı animenin yönetmen koltuğunda  var. Mamoru Hosoda’yı Toki o kakeru shôjo ile tanımış ve aklıma kazımıştım. Yine karşımızda farklı ve güzel bir anime var. Ancak iki animeyi kıyaslamamı isterseniz ben Toki o kakeru shôjo’yu seçerim. Olay örgüsü, izlenmesi, hikayesi daha etkiliydi.

Tabi bu Samâ uôzu’nun başarısız olduğu anlamına gelmiyor. Oz adındaki sanal dünya belkide pek beklediğim gibi olmadığından yada buradaki karakterler ve çizimler bana pek hitap etmediğinden sanal dünya kısımlarını pek etkili bulduğumu söyleyemeyeceğim. Oz dünyası biraz daha gerçek hayata yaklaştırılarak daha büyük bir etki sağlanabilirmiş. Okumaya devam et

Yeong-hwa-neun yeong-hwa-da / Rough Cut

Festivalin tek Kore filmi olma özelliğine sahip Yeong-hwa-neun yeong-hwa-da. Aynı zamanda da en iyi filmlerinden biri olma özelliğine sahip. Filmde Ki-duk Kim parmağı görüyoruz kendisi senaryo yazımında yer almış. Zaten bu ismi duyduğumuz anda filmin boş olmayacağı aşikar. Ama cidden ben bu kadar iyi bir film beklemiyordum. So Ji-sub biraz daha oyunculuğu ile büyüyor gözümde. Ne demeli ki…

Film sadece So Ji-sub’dan ibaret değil tabi. Diğer oyunculuklarda takdir edilecek düzeyde, müzik ve görsellik takdire şayan. İzlediğim en iyi aksiyon filmi olmasına rağmen birbirini kovalayıp dövüşen adamlardan çok farklı bir seviyede. İçi en dolu aksiyon filmi diyebiliriz ki insanın kendileri ve hayatla yüzleşmesi çıkıyor ortaya…

Senaryo gayet başarılı bir şekilde kurgulanmış. Yer yer durağan olması, sıkmaktan çok karakter psikolojisini tatmanıza yardımcı oluyor. Başarılı bir konu, başarılı bir film çıkmış ortaya. Eh Kore’de kazandığı ödüllerle bunu pekiştirmiş…

Film azılı bir gangster olan Gang-pae ile ünlü film yıldızı Soo-ta’nın hikayesini anlatıyor. Gang-pae aslında film yıldızı olmak isteyen bir gangsterdir. Bir gün sevdiği aktör Soo-ta ile yolları kesilince ikisinin hayatıda değişir. Soo-ta yeni bir aksiyon filmi projesindedir. Yönetmen yıllardır bu film üzerine çalışmış çok etkili bir yapım olacaktır. Ne yazık ki Soo-ta’nın asabiyeti ve karşıdaki oyuncuları hastanelik etmesi, filmin işleyişini sekteye uğratır.

Soo-ta asabiyetinden dolayı tüm hayranlarından nefret toplar, elinden her şey birer birer gitmektedir ve filmin devamı için hiç bir aktör onunla kamera karşısına geçmek istemez. Soo-ta’nın aklına tam bu sırada aktör olmak isteyen Gang-pae gelir.

Gang-pae, Soo-ta’nın teklifini kabul eder ancak bir şartı vardır. Filmdeki final dövüşünün gerçek olması gerekmektedir. Senaryoya aykırı olarak, kazanan, ayakta kalan galip olacaktır. Soo-ta başta buna karşı çıkar ancak hayatındaki her şeyi kaybederken bu teklifi kabul eder. Fİlm çekimleri başlar… Tabi Gang-pae’nin uğraştığı işlerde acımaya yer yoktur ancak bu filmde oynamak onun hayat hakkındaki tüm gerçeklerini değiştirir.

Film içerisinde her iki karakterinde psikolojisi çok iyi yansıtılmış. Final sahnesi görüntüler çok başarılı… İzlenmediği taktirde büyük kayıplara uğranacak bir film…

Yönetmen: Jang Hoon (장훈)

Senaryo: Kim Ki-duk (김기덕), Ok Jin-gon (옥진곤)

Oyuncular:

So Ji-sub 소지섭 – Lee Kang-pae (이강패)

Kang Ji-hwan 강지환 – Jang Soo-ta (장수타)

Hong Soo-hyeon 홍수현 – Kang Mi-na (강미나)

Ko Chang-seok 고창석 – Yönetmen Bong (봉 감독)

Linkler:

http://2010.ifistanbul.com/tr/Movie/yeong-hwa-neun-yeong-hwa-da

http://www.imdb.com/title/tt1345734/

http://www.hancinema.net/korean_movie_Rough_Cut.php

Død snø / Dead Snow

Ben filmi korku statüsüne koyamadım !f’te her ne kadar, Nöbetçi Sinema kuşağında gösterilmiş olsa da film korkudan çok komedi. Tabi filmin korku komedi olduğunu da hatırlatmak lazım… Aslıda komik olan ne kahramanların esprileri ne de yaptıkları. Komik olan Nazi zombiler. Zaten filmde en yaratıcı görülülen kısım bu. Nazileri zombi yapmak.

Bir grup tıp öğrencisi, tatillerini geçirmek üzere, arkadaşlarının sağ evine giderler. Daha sonra garip bir adam gelerek bu bulundukları yerin aslında geçmişte vukuatlı olduğunu anlatır. Gerçi adamın gereksiz asabiyeti ve o soğukta  çadırda ikamet etmesi bana hayli garip geldi. Neyse buz gibi hava da dışarıda tuvalette sevişen bir çiftimizden bayan olanı bizim zombilerden ilk nasibini alandır. Bu arada unutmamak lazımdır ki, ev sahibi gencimiz sevgilisini aramak için bir geziye çıkmıştır.

Tabi ilk kurbandan sonra  ikinci kurbanımız, çadırdaki asabi amcamız olur. Bu arada kız arkadaşını aramaya giden ev sahibimiz, bir çukura düşerek zombilerin yuvasını bulur lakin ölmez… Tabi bu noktadan sonra gençlerimiz ve zombiler arasında eşsiz bir düello ve kapışma başlar. Tabi biz de habersizce olan biteni izleriz…

Albay Herzog yönetimindeki zombiler vakti zamanında Rusya ile İngiltere arasındaki iletişimi kesmek için Norveç Dağları’na gelmiş ve Nazi askerler bölgede yarattıkları vahşetin ardından halkın tarafından katledilmişlerdir. Ancak zombi olarak yaşamaya devam etmektedirler… Tabi yıllardır bu dağ evine kimse gelmiyor muydu bu malum…

Filmin finalinde zombilerin bir amacı olduğunu hissederiz. Tabi bu belli eder kendini, sonra hikayenin rengi değişir ancak kıyasıya savaş devam etmektedir. Kopan kafala, bacaklar, gençlerin tavırları eğlencelik bir gözsellik sunar… Eğlenceli ama beklentisiz izlenecek bir film…

Yönetmen: Tommy Wirkola

Senarist: Stig Frode Henriksen, Tommy Wirkola

Oyuncular:


Vegar Hoel Martin

Stig Frode Henriksen Roy

Charlotte Frogner Hanna

Lasse Valdal Vegard

Evy Kasseth Røsten Liv

Jeppe Laursen Erlend

Jenny Skavlan Chris

Ane Dahl Torp Sara

Bjørn Sundquist The Wanderer

Ørjan Gamst Herzog

Linkler:

http://www.dodsno.no/

http://2010.ifistanbul.com/tr/movie/d%C3%B8d-sn%C3%B8

http://www.sinemalar.com/film/30543/Dead-Snow/

http://www.imdb.com/title/tt1278340/

The Lovely Bones / Cennetimden Bakarken

Aynı zamanda Oscar’a aday olan bir film The Lovely Bones. Yönetmen sevdiğimiz saydığımız artık kötü iş yapmayacağını kabullendiğimiz Peter Jackson. Tabi yapımcılardan biri de Spielberg. Film Alice Sebold‘un aynı adlı kitabından uyarlanmış. Kitabı okumadım ama gerçekten başarılı bir uyarlama olduğu zaten izlerken kendini belli ediyor.

Tabi film boyunca bana What Dreams May Come çağrışımı yaptı ama sonuçta hikaye aynı diyarlarda gezinince böyle çağrışımların olması gayet normal. Öncelikle belirtmeliyim ki hikayenin kurgulanışı ve oyunculuk gayet başarılı. Film durağan ilerlemesine rağmen görsellik ve işleyiş merak uyandırıyor. Hikaye başarılı bir şekilde gizlenmiş.

Film 14 yaşındaki Susie Salmoon’un bize seslenmesi ile başlıyor ve anlıyoruz ki Susie ölmüş ve başından geçenleri anlatıyor. Yıl 1973, Susie okul dönüşü, bir katil tarafından kaçırılıyor ve öldürülüyor. Su tarihten sonra Susie’nin sesinin deldiği dünyayı da görmeye başlıyoruz. İki dünya arasına sıkışmış bir dünyadır bu anlaşılan o ki tamamlanmayan işini tamamlamaya çalışacaktır.

Susie kendi dünyasından gerçek yaşamda olup biteni izler. Katili hala bulunmamıştır ve bu dünyasının ailesi ile ortak bağı olduğunu keşfeder. Bir şekilde onlarla iletişim kurar ancak tabi beklediğimiz gibi gelişmemektedir film..

Son yirmi dakikasında filmin finali hakkında yada katilin yakalanıp yakalanmayacağı hakkında endişeli ve meraklı bir bekleyiş sarıyor bizi. Ancak filmin akışında herhangi bir hızlanma olmuyor. Bu durum biraz rahatsız etti beni. Ama final başarılı olmuş. Oyunculuk ise gerçekten güzel. Zaten tanıdık sevdik yüzleri görmek beni sevindirdi.

Festivalin en iyi filmlerinden birisi Cennetimden Bakarken. Bence Oscar içinde en büyük aday…

Yönetmen: Peter Jackson

Senaryo: Fran Walsh, Philippa Boyens, Peter Jackson, Alice Sebold (kitap)

Oyuncular:

Rachel Weisz Abigail Salmon
Mark Wahlberg Jack Salmon
Saoirse Ronan Susie Salmon
Stanley Tucci George Harvey
Jake Abel Brian Nelson
Susan Sarandon Grandma Lynn
Michael Imperioli Len Fenerman
Reece Ritchie Ray Singh

Linkler:

www.lovelybones.com/

http://2010.ifistanbul.com/tr/Movie/the-lovely-bones

http://www.sinemalar.com/film/20543/Cennetimden-Bakarken/

http://beyazperde.mynet.com/film.asp?id=4709

http://www.imdb.com/title/tt0380510/

Away We Go

Akıllarımıza American Beauty ile kazınmış yönetmen Sam Mendes‘in aynı özellikteki filmi. Tabi Amerikan Güzelindeki performansı beklememek lazım. Ancak film Amerikan toplumunu yansıtmak ve eleştirmek bakımından gayet başarılı. Tanımlarda komedi, dram diye geçiyor ama ben pek komedi kısmını göremedim filmin. Belki de Amerikan kültürünü bilmememden kaynaklıdır.

Film malumunuz üzre !f 2010 kapsamında gösteriliyor. Bu da demek oluyor ki ikinci festival filmimiz.

Verona ve Burt uzun soluklu sevgililerdir. Verona altı aylık hamiledir. Bu sebepten dolayı çift geleceklerini planlamak amacıyla bir takım kararlar alırlar. Aslında bu kararların balında Burt için Verona’yı evliliğe razı etmek vardır ama Verona Burt’un tüm tekliflerini reddeder. Tabi Burt sıkılmaz ve devam eder…

Çift eskimiş bir Volvo ile Amerika yolculuğuna çıkar. Amaçları çocuklarını yetiştirecekleri güzel bir yer arayıp oraya yerleşmektir ve köklerini salmaktır. Ancak Arizona, Orta Amerika, Kanada, Florida ve Güney Karolina’ya kadar giden seyahat, Amerikalıların ilginç hayat ve görüşlerini bize sunar. Çiftimiz de bu seyahat ile birlikte kendilerine ve çocuklarına çizecekleri yöne karar vermeye çalışırlar.

Tabi bu gezi esnasında gördükleri onları hayrete düşürürken, filmin sonunda da mutlu bir karar almadan hikaye sonlanmıyor. Ağır geçen temposuna rağmen sıkmayan ancak yer yer güldürebilen, bir film Away We Go. Oyunculukta başarılı…

Yönetmen: Sam Mendes

Senaryo: Dave Eggers, Vendela Vida

Oyuncular:

John Krasinski Burt Farlander
Maya Rudolph Verona De Tessant
Carmen Ejogo Grace De Tessant
Catherine O’Hara Gloria Farlander
Jeff Daniels Jerry Farlander

Linkler:

http://www.imdb.com/title/tt1176740/

http://beyazperde.mynet.com/film/4792/Away-We-Go

http://en.wikipedia.org/wiki/Away_We_Go

http://2010.ifistanbul.com/tr/Movie/away-we-go