f (taslak) 4

Göz kapakları ağırlaşıyordu. Üzerine sadece özel günlerde giydiği (belki de ileride bir kez daha giyecekti) mavi ipek geceliğini giymişti. Büyük salondaki televizyonun tam karşısında bulunan suni deriden yapılma koltuğa uzandı. Engel olamadığı bir atıştırma hissi vardı üzerinde. Koltuğun önündeki kayın ağacından yapılmış, ceylan şeklindeki (tasarımcısı bu ismi koymuş aslına bakarsanız ben benzetemedim) sehpanın üzerinden televizyonun kumandasını aldı ve anlamsız akan renkleri izlemeye koyuldu. Küçük hava akımları dolanıyordu evin içinde. Birçoğu ipek geceliğin altından vücuduna dokunmaktan haz alıyordu. Gözleri iyiden iyiye ağırlaşmaya başlamıştı. Hayalle gerçek arasında var olmaya çaba sağlıyordu. Televizyonda belgelini izlediği rakunlardan birisi dönerek ona el salladı. İlkindi, yattığı yerde doğruldu. Daha dikkatlice baktı televizyon ekranındaki ona el sallayan rakun ağaca sarılmış sallanıyordu. Kürkü oldukça uzundu. Küçücük siyah burnunu sağa sola oynatıyordu. “Bir şeyler kokluyor” diye düşündü bir süre durakladıktan sonra, “küçük burna göre kocaman delikler ama…” diye düşüncesine devam etti. İnsanların bir şey düşünmeme durumunu bilirsiniz. Aklınızdan her …

f (Taslak) 3

Buddy Holly. Birden bire şimşek gibi çakmıştı bu isim aklında. Görüntü netleşti. Kırmızı araba motorundan ve tekerleklerinden çıkan derin bir çığlıkla kalktı yerinden. Eksozdan büyük bir duman kütlesi havaya karıştı. Rüzgar tekrar esmeye başladı. Sokak eski kahverengiliğine geri döndü. “son zamanlarda sıklaşan bir tür var sanı olmalı” diye düşündü. Derin bir nefes aldı. Kendini toparladı ve sokakta yürümeye devam etti. Ancak şu an altında bulunan sokak lambası hala yanıp sönmeye devam ediyor ve başka bir korkunun ilk adımlarını atıyordu içersinde. “Buddy” diye geçirdi aklından, sıska suratı canlandı birden gözünün önünde, fotoğraflarında olduğu gibi, sesini duyamadığı gibi… Gözlerindeki yanmayla birlikte, gözlerini kapadı. İki damla gözyaşı silinme riskini göze alarak, yanaklarından aktı. Evin içersinde dolanan bayat koku her zaman ona tiksindirici gelse de bugün onun için en rahatlatıcı şeydi. Gözlerini açtı. Birden siyah beyaz bir dünyada aynada kendine bakıyormuş gibi boşlukta hissetti kendini. Yavaş yavaş renkler kendine gelmeye başladığında içersindeki güven duygusu …

f (taslak) 2

Köşeyi dönen arabanın önce farlarından çıkan ışığı gördü, sonra kendisini. Öncelikle sevindi sonra içinde bir korku kabardı. Gözlerini hafifçe kıstı. Kahverengiye çalan sokakta yanıp sönen sokak lambasının ardından kirli kan rengi bir araba salınarak geliyordu. Derin bir nefes aldı ve bırakmadı. Araba ona iyice yaklaştı. Arabanın burnuyla son adımının kesiştiği yerde araba ani bir fren yaptı. Kaportası öne doğru bir santim uzadı ve geri çekildi. Arabanın penceresi açıldı, yüzünü göremediği bir vücut ona doğru eğildi. Etraf sessizleşmişti. Rüzgar esmeyi bırakmış, sanki ortalık birden bire ısınmaya başlamıştı. Damağının kuruduğunu hissetti. Yutkunmaya çalıştı. Tükürük bezleri de kurumuş olsa gerek ağzında hiçbir ıslaklık yoktu. Arabadaki vücudun ona bir şeyler söylediğine emindi ama hiç bir şey duyamıyordu. Kendine kızdı birden, defalarca kez yaptığı gibi. Öfkeli bir şekilde arabanın sokakta kalan kapısı açıldı. İçerden sert ve telaşlı şekilde bir vücut çıktı. Yüzünü hala göremiyor yada görmek istemiyordu. Gözlerini kapadı kendisine doğru yaklaşmakta olan sigarayla karışık …

f (taslak) 1

Düşüncelerle yürüyordu. Üzerindeki atmışlardan kalma modele sahip manto vücuduna yapışmış, ona dolanarak geçen rüzgarın vücuduna serpilmesine engel oluyordu. İki elide cebindeydi. Gözlerini kısa aralarla açıp kapıyor, on dakikada bir geçen taksilerin selektörlerinden etkilenmiş olarak görüş yetisini kaybediyordu. Her insan gibi karanlıkta düşünceleriyle baş başaydı. Bir insan olarak elbette ben bu düşüceler hakkında yorum yapabilirim ama bu kesin bir yargıya varacağımı belirtmez. Adımları hızlıydı. Adımlar hızlandığında düşünceler de daha hızlı gelip geçiyordu insanın aklından. Hızlı yürüdüğünüzde yere sağlam basmanız gerekir ve üzerinde bu adımların güvenirliği vardı. Pardösüsünün eteklerini hafif rüzgarla flört eden kendi rüzgarı uçuruyordu. Her iki parçası ayrı yönlere açılmış tamamıyla savulmak için zaman kolluyorlardı. Aklındaki düşünceler… tamamıyla gizli, tamamıyla ona sağdık. Ama adımları ve yüzündeki ifadeden söyleyebilirim ki birer nar tanelerinden ibaret, küçük ve çok. Şimdi ise onları birer birer yontmaya çalışıyor. Ellerindeki kırmızılığa aldırmadan… Derin bir rüzgar esti. Diğerlerinden farklı. Sanki amacı insanları üşütmekti ve bir kişide de …

Back to Top