bu gün yazacaklarım yok. aslında kendimi susturmayı deniyorum bu kez. doğup büyüdüğüm yerler hala aynı. ben ise aynadan görebildiğim kadarıyla yaşlanmaya başlamışım. geçmişten ne kadar kaçmışım. ya da onları reddetmeye ne kadar meyilliymişim ki yeni hayatıma hiç birini sokmamışım. şimdi ise eski yığma tuğla evimde çocukluğumun uzatmalarını oynuyorum sanki. ama herşey değişmiş herkesle beraber. evlerde sahipleri gibi yaşlanıyor. ama sokağa bakıyorsunuz şekli aynı, biraz süslemişler sadece. gökyüzüne çekilsem kuş bakışının kararsızlığında her ayrıntısını hatırlarım sokağın geçmişe dair tüm hikayesini. ancak bazen o kadar yabancılaşıyor ki bana sanki kanımı akıttığım taşından toprağından beklediğim bu değildi diyorum. ama doğru onu da terk eden bendim… Bayram diye sendroma kapılmadık dün ancak bu gün için hatta şu saat ve yazı için bu şarkı fena olmaz sanırım… Şevval Sam – Sırlarimu Söyledum

Kırmızı Ayakkabılarım

Küçükken kırmızı ayakkabılarım vardı. Şöyle bileğimi saran. Botta diyebilirz buna, çünkü yarım bot değildi. Yanlış hatırlamıyorsam bileğimin üstünde iki ek kemiğinin üzerine kadar uzanıyordu. Sıkıca bağlandığında bağcıkları ayağınızı aşağı yukarı hareket ettirmeniz imkansıza yakın birşeydi. Ayrıca sertti de. Birkaç kez başıma vurmuş, acısından dolayı gözlerimin yaşardığını ancak kendi hatam olduğu için evdekileri zıvanadan çıkarana kadar bağıramadığımı hatırlıyorum. Ben zaten bağırmazdım da. Büyüdükçe sesimi yükselttiğimi hayırlıyorum. Şimdi sanırım yine kısılmaya başladı. Ağırlardı ve kırılmayacak kadar sert. Dişlerimle parçalamaya çalışsam da bu konuda muaffak olamadım. Sanırım bu ayakkabıyı, gece odamın duvarında yanan kalın telli, üzerinde “Edison” yazdığını hatırladığım gece lambası ile uzaylılar yapmış olmalıydı. Okuma yazma biliyor muydum, elbette “hayır”. başkasına okutturmuştum. Peki bunu başkasına okutturacak kadar akıllımıydım. Sanırım. Babannem bunu ispatlamıştı. Birgün kucağındayaken yanan gece lambasını gösterip (uzaylıların yaptığı) “aaa…aaa” yapmışım. Eh konuşamıyorum tabi o zamanlar. Sanki konuştum da çok konuşan bir adam mı oldum? Neyse, gece lambasına bakmış ve evdekilere …

Back to Top