Nae yeojachingureul sogae hamnida / Windstruck

내 여자친구를 소개합니다 Evet geç kaldığımı biliyorum ama zarardan ne zaman dönülürse karmış diyor ve size Nae yeojachingureul sogae hamnida’yı takdime başlıyorum efendim. Filmimizin yönetmeni ve senaristi, Deiji ve Yeopgijeogin geunyeo‘dan çok çok iyi tanıdığımız, Jae-young Kwak. Tabi bu ismi duyunca nasıl işler çıkaracağı hemen hemen çıkıyor ortaya. Jae-young Kwak yine bizi yanıltmıyor ve süper bir duygusal filmle karşımıza çıkıyor… Hem de yine Jeon Ji-hyeon (Gianna Jun) ile birlikte… Eh şimdi film tadından yenmez bir yöne doğru ilerliyor… Efendim film İngilizceye Windstruck olarak çevrilmiş hatta orjinal adından çok bu isim kullanılmış. Peki orjinal ismi ne mi? Üstün Korecemle size Türkçesini yazmak istiyorum… 내 여자친구를 소개합니다 = Nae yeojachingureul sogae hamnida = İşte benim kız arkadaşım… Kendimi böbürlendirip Türkçesini de verdikten sonra (yanlış çıkıyormuş bir de ne gülerim) filmimize geçelim… Tam anlamıyla arıza polis kızımız Kyung-jin Yeo bir gün bir kapkaççıyı kovalarken yanlış adamı tutuklar. Tabi gidene kadar bu adama yapmadığını bırakmaz. Üstüne …

Blood: The Last Vampire

Film Türkiye’de vizyona yani girdi. Bende filmi yazmak için vizyona girmesini bekledim. Öncelikle belirtmek lazım ki film animenin tadını vermiyor (animeye de daha sonra değineceğim). Zaten birebir bir uyarlama beklemek saçmalık olurdu. Ama şunu söylemeliyim ki filme o kadar yatkın bir anime olmasına rağmen film animedeki zevki vermemiş. Bu arada filmin yönetmenliğini Chris Nahon yapmış. Daha önce hiç filmini izlemedim ancak bu filmde ona biraz ağır gelmiş gibi geldi. Animede her ne kadar kısa olup hemen tüketilmesine rağmen film de biraz geçen süreyi hissediyor gibisiniz. Animenin o ayrıntılı atmosferi filmde karşımıza çıkmıyor. Saya rolü için Koreli olan Gianna Jun düşülmüş olması biraz gözüme battı. Elbette rolü hakkıyla yerine getirmiş ancak çıtı pıtı bir Japon kızımızda bu işin üstesinden rahatlıkla gelebilirdi. Yokota’da Amerikan üssünde geçiyor film. Saya Amerikan hükümeti ile gizli bir şekilde çalışan bir vampirdir. Amacı vampirleri, onların kraliçesini öldürmektir. Bunun sebebini Saya’nın babasını ve ustasını öldürmesinden kaynaklandığını anlarız. Tabi …

데이지 (De-i-ji) / Daisy

Efendim bu günkü Kore filmleri kuşağında -ki uzun zamandır Kore film ve dizileri hakkında yazıyorum-  senaristleri içerisinde Kore’nin Ünlü yönetmen ve senaristi, Kwak Jae-Yong (곽재용), (My Sassy Girl (엽기적인 그녀) (kda link) Windstruck (내 여자친구를 소개합니다 , The Classic (클래식)’un da bulunduğu bir film var. Filmin yönetmenliğini Wai-keung Lau(劉偉强) yapmış.  (Andrew Lau Tabi hal böyle olunca o Jae-Yong genelde çalıştığı isimlere yer veriyor filminde. Mesela bunlardan biri hemen hemen her Jae-Yong filminde rastladığımız Jeon Ji-hyeon (전지현) (A Man Who Was Superman (슈퍼맨이었던 사나이), Windstruck (내 여자친구를 소개합니다), Happy Together (해피 투게) çıkıyor karşımıza ve rol arkadaşı da Sad Movie (새드무비), Born To Kill (본 투 킬) , A Moment to Remember (내 머리 속의 지우개) (kda link)’dan aklımıza işlenmiş Jeong Woo-seong (정우성). Tabi bu kadroya birde Lee Seong-jae (이성재) dahil edilmiş. Eh kadroda bolca link kalabalığı yaptıktan sonra filmin konusuna değinelim biraz.  Amsterdam’da meydanda resim yaparak geçimini sağlayan genç bir …

Yeopgijeogin geunyeo (My Sassy Girl)

Yeopgijeogin geunyeo – My Sassy Girl Efendim şimdi size az önce izlediğim, izlerken çok zevk aldığım, bir o kadar da sornunu merakla beklediğim bir Güney Kore filmi takdim etmek istiyorum. Yeopgijeogin geunyeo yada İngilizcesiyle My Sassy Girl. Film Kim Ho-sik‘in* kitabından uyarlayan isim Jae-young Kwak. Oyuncular ise Tae-hyun Cha ve Gianna Jun. Aslında ikisini de tanımam ama ikisi de iyi iş çıkarmışlar. Film üç bölümden meydana gelmekte. Bir futbol maçına benzetilerek. İlk yarı, ikinci yarı, ve uzatmalar var. Ancaş şu an yazarken aklıma geldi acaba bu yarılar 45’er dakikamı. Merakım yazı sonuna kadar devam ederse bakmadan edemeyeceğim.  İlk yarıda iki gencin tanışması konu edilmekte. Bu tanışma aslında bildiğimizden daha değişik bir tanışma. Tesadüfler ve iyilik severliğin başımıza açabileceği bu eğlenceli filmde görebiliyoruz. Film çok eğlendirmesine rağmen çok sizi çok gözel de duygulandırabiliyor. Şu Amarikalıların romantik komedilerinden daha anlamlı, daha sıcak ve daha dürüst, en azında bir aşk, öpüşme, koklaşma, sevişme …

Back to Top