Etiket arşivi: Göksel Bekmezci

Göksel Bekmezci – Bir Elmanın Yarası

Bir Elmanın Yarası Göksel BekmezciŞiir kitapları için pek fazla uzun bir şeyler yazmadığım doğru. Şiir için pek yorum yapmak adetim değil, zaten bunu da daha önce belirtmiştim. Ülkemin insanlarının yüzde doksanının şair olduğunu sürekli sosyal medya hesaplarında orada burada yayınladığını düşünürsek bu çokluk içinde kaliteli şair bulmakta zor.

İşte o zaman nerede Atilla iİhan’lar, Özdemir Asaf’lar demeden duramıyoruz. Ama Göksel Bekmezci son dönemin o eski isimleri hatırlatmayan şairlerinden. Kelime bilgisi ve bu bilgiyle yoğrulan oyunları keyifli bir okuma sunuyor. Hani demiştim ya şiir kitabı roman gibi bir oturuşta okunmaz diye, işte bu kitap için onu yapmakta zorlanıyorsunuz.

Okumanızı tavsiye ederim.

Kitap Arkası

ben, göksel bekmezci.
kendimi biryerlerden tanırım ama çıkaramam.
yalnız yaşarım. fakat evime geçkaldığımda telaşlanırım.
kalbim ’78 model ve tektanrılıdır, ruhumsa yansanayi.
bazı şeyler hayal gücüme gider, çok şeyse bilinçaltımda ezilir.
aşklarımda yoklama alırım. içim yanımdaysa, herkesi var yazarım.
bayramlarda tanrı’yla şeytan’ın barışmasını bekler;
kıyamet, bir pazar gününe denk gelse, can kaybı fazla olmaz sanırım.
dilbilgisinin önemini öpüşürken hatırlar, sevişirken ne haz kontrolü
yapar ne de sekse siyaseti karıştırırım.
oturur, kendime çalışırım.
edebi metinlerin içinde en çok ebedi metinleri severim. hüzne yetenekliyim.
bazı günler kendimi dağıtır, zamanla toplar, çıkan sonuçları yüzüme çarparım.
dönüş sanatları da olsun isterim. herkes, hiç olmadıkları yerlere gitmek isterken, ben, kendime gelsem yeterim. kendim, bana ne diyecek, canıma ne istetecek; onu merak eder,
onu dinler, ona susarım. kendime gelmek, pasaportsuz yolculuğumdur benim.
acele etmek için hep erken davranırım. erken davranmaya ise geç kalırım.
adam olmaktansa âşık olmayı yeğlerim.

İnsanın en uzun yolculuğudur, kendine gelmesi… Öyle ki, buna bir ömür dahi yetmeyebilir. Bir yerlere gidebilmek için onca yol kat edilirken insan, neden durduğunda kendine gelir?

Göksel Bekmezci, Gri Hikâyeler ve Eski Cesetler kitaplarının ardından, bu defa Bir Elmanın Yarası ile karşılıyor bizi.

Deveye sormuşlar, – koynun niye eğri? – sevgilim üvey çıktı benim, demiş.

Yayın Evi: İnkılap yayınevi
Sayfa Sayısı: 104
Boyut: 13.5 x 19.5 cm

Gri Hikayeler – Göksel Bekmezci

Buralarda bir şiir kitabı görmeyeli çok olmuştur. Aslında blogda var mı onu da hatırlamıyorum. Her ne kadar ben de zaman zaman şiir yazmaya çalışsam da, bu iş ayrı bir iş. Zaten şiirin de öyle roman okunur okunmayacağını düşünürüm. Her şiirin, her mısranın ayrı bir zamanı olmalı. Bu sebepten dolayı bazen aylar sürer şiir kitaplarını okumam. Ama Gri Hikayeler pek böyle olmadı.

Adı üstünde ya “hikaye” bunlar. Göksel Bekmezci’nin şiirle harmanlanmış hikayeleri. Okurken karşısına geçmiş bu hikayeleri dinliyormuşsunuz gibi hissediyorsunuz ve kelimelerin dansı, anlatımın muzip dili sizleri büyülüyor.

Okumanızı tavsiye ederim.

Kitap Arkası

kapmada başarılı kaçmada yaralı bir aç gibi
uzanırken hayatın doludizgin damarlarına,
seni özlemenin uzun bir cümle olduğu bu kısa satırda
evet evet, mektubunu yeni açmış okuyucular için
tekrar tekrar yazmak seni özleyebilmeyi kısaca defalarca bu satırda
-ki ah bir bilsen ameliyatla aldıramadığım bu hissi,
bu hissin ardında bıraktığı tanrısal sisi-
ve aynı satırla kesip atmak yüzük parmaklarını tüm yeryüzünden..
kesip yanına bir de yanmış bir orman iliştirip
resmi sevişmene paketleyip göndermek bir gece sana..
yolları tıkalı itfaiye araçlarınca..

Sayfa Sayısı: 64
Yayınevi: Yitik Ülke Yayınları
İlk Baskı Yılı : 2011