Etiket arşivi: Güven Kıraç

Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesi

Aslında uzun uzun diziden bahsetmeyeceğim. Zaten bir çok kişi şu dönemde dizi hakkında on binlerce kelimeyi yan yana getirmekte. Bu sebepten olanı biteni kendi düşüncelerim eşliğinde yorumlamak bende kalsın. Ancak şu da bir gerçek ki, Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesi Türk dizi tarihinin en iyi dizilerinden…

Dizi artık rutinliği takip eden hem cinslerinden sıyrılmakla kalmayıp onlara gerek senaryo, gerekse çekimler olarak bir kaç gömlek fark atıyor. Tabi burada bir yapımda oyunculuğun ne kadar önemli olduğunu tekrar gözümüze sokuyor. Bu işi bir kaç şarkıcı parçasına, birilerinin güdümlü oyunculuklarına değil de, gerçek oyunculara bıraktığımızda karşımıza neler çıkıyor bu dizi bize gösteriyor.

Bilhassa olay yaratan, yüzümüzü şekilden şekle sokan final bölümündeki oyunculuklara dikkat çekmek isterim ki, kesinlikle bu oyunculuklar diğer dizi ve sinema oyuncularına ibret olarak okutulmalı. Tabi bu arada dizinin içine çeken bize çokta uzak gelmeyen insanları da cabası. Her bir karakterin hayata bakışı, hisleri oldukça başarılı bir şekilde yansıtılmış bize. Her bir karaktere o kadar sempati duyuyoruz ki, bu yaklaşım yani tanıştığımız bir insan gibi karakterlere yaklaşmamızı ve onlara bu derinlikte ısınmamızı sağlıyor.

Tabi birde basit olmayan konusu var dizinin. Öyle ki dizi tam anlamıyla kurgulanmış. Ufak tefek devam sorunları dışında tüm olasılıklar düşünülmüş ve şaşırtıcı bir final yapılmış. Bazı sosyal ortamda final hakkında teoriler üretilmiş, kısmen de olsa bunlar doğru çıkmış ancak buna rağmen final vuruculuğundan hiç bir şey kaybetmemiş.

Dedim ya herkes çok şey anlattı diye. Aslında anlatılacak değil izlenmesi gereken bir dizi. Finali izlediğinizde dizinin diğer bölümlerini tekrar izlemek istiyorsunuz. Final diziye yakışır bir şekilde olması gerektiği gibi olmuş. Ne yalan söyleyeyim bu zamana kadar izlediğim diziler içinde izlediğim en iyi finale sahipti ki buna yabancı yapımlarda sahip. Öncelikle hiç bir şey ortada piç gibi kalmadı. Her şey sonucuna vardı ki soru işaretleri belki de diğer sezonun üzerine gideceği noktalar.

Kesinlikle izlenmesi gereken bir dizi. Sanki dizi Türkiye’nin Old Boy’uydu konu anlamında, hatta o duyguyu verme açısından da. Türkiye’den çıkmış son zamanlardaki en iyi yapım. Herkesin böyle yapımların yolundan gitmesi dileğiyle…

Yaratıcı Ercan Mehmet Erdem
Emrah Serbes
Senarist İlke Yeşilay
Birol Tezcan
Yönetmen Serdar Akar
Doğan Ümit Karaca
Zekeriya Kurtuluş
Behzat Ç. Erdal Beşikçioğlu
Hayalet(Sabri Özay) İnanç Konukçu
Harun Sinanoğlu Fatih Artman
Akbaba(İsmet Arif Karasu) Berkan Şal
Bahar Ayça Varlıer
Savcı (Esra) Canan Ergüder
Şule Ayça Eren
Eda Seda Bakan
Şevket Ege Aydan
Ceyda Elvin Beşikçioğlu
Selim Hakan Hatipoğlu
Gönül Pelinsu Pir
Cevdet Berke Üzrek
Ercüment Çözer Nejat İşler
Memduh Başgan Güven Kıraç

Linkler:

http://tr.wikipedia.org/wiki/Behzat_%C3%87._Bir_Ankara_Polisiyesi

http://www.startv.com.tr/BehzatC/

Duruşma

Usta senarist Umur Bugay‘ın senaryosunu yazdığı yönetmenliğini ise Yalçın Yelence‘nin yaptığı 1999 yapımı bir film Duruşma. Kadronun zenginliği resmen göz dolduruyor. Ancak film Umur Bugay’ın “Bizimkiler” dizisinden bildiğimiz sadeliği ile aslında bir sinema filmi değilde bir televizyon filmiymiş havası veriyor bize. Sanıyorum ki sinemada gösterime girmedi, televizyonda ise TRT’de geç saatlerde yayın hakkı buldu bu film. Çünkü oyuncuların dolayısı ile oyunculukların çok iyi olduğu bir yapım biraz toplumsal ve sönük kalmış.

Renkler, bir hikaye anlatıyormuş tonlarında. Gerçektende filmi izlerken, bir hikaye izliyorsunuz edası hakim filmde. Gayet sevyeli ve düzgün aile filmi çıkmış karşımızda. Zaten Umur Bugay’dan aksini beklemek imkansız gibi bir şey. Açıkçası filmi çok komik bulmadım. Ancak konu ve oyunculuk filmi izletmek için yetiyor. Filmde yer yer üstü kapalı, yer yer direkt toplumsal eleştiriyi sunmuş. Bu arada medyatik olma yolunda atılan yollar yapılan işler gayet başarılı bir şekilde anlatılmış.

Film bir boşanma davasında açılış yapıyor. Tabi duruşma esnasında, geçmişe dönerek biz de geçmişe dair olanları izliyoruz. Aslında bu duruşmayı özel kılan iki evliliğinin ardından hala bakire olan Nazan. Tabi avukatın da sayesinde olay medyatik olup çıkıyor. Dizi ve albüm teklifleri alıyor. Tabi film boyunca olayların aslını izliyoruz.

Cavit, Selami ve Nazan aslında küçüklükten beri arkadaştırlar. Cavit ve Selami Nazan’a aşıktır ve aralarında Nazan için bir çekişme başlar ve bu bir yarışa döner.  Öncelikle yarışı, Cavit kazanır ve evlenirler. Ancak Cavit bütün hiper aktifliğine rağmen Nazan ile birlikte olamaz. Nazan sürekli bir bahane uydurmaktadır. Aradan bir yıl geçer o yada bu sebeple yine birlikte olamazlar ve Nazan boşanma davası açar. Sebep ise Cavit’in bir sene boyunca kendisi ile ilişkiye girmemesidir.

Boşanma olayına Selami bayılır. Daha boşanmanın kırkı çıkmadan Nazan Selami ile evlenir. Aslında bu kez Nazan her şeye hazırdır ama Selami tutukluk yapar. Hacı, hoca,büyü derken bir yıl geçer ve Selami de amacına ulaşamaz. İşte bizim izlediğimiz duruşma da, bu boşanma davasıdır.

Film çok doğal. İzlerken film olduğunu unutuyorsunuz. Oyunculuklar mükemmel demiştim. Olması gerektiği gibi, hiç birinin rol olduğunu anlamıyorsunuz. Aslında ben bu filmi tiyatro sahnesinde izlemek isterdim. Umarım günün birinde oynanır ve izleme fırsatı bulurum. ama bu kadro ile… Türk sinemasının izlenmesi gereken filmlerinden birisi Duruşma…

Yönetmen: Yalçin Yelence

Senarist: Umur Bugay

Oyuncular:

Meltem Cumbul Nazan

Zafer Algöz Selami

Güven Kıraç Cavit

Güzin Çorağan Anne Necla
Rutkay Aziz Avukat

Mehmet Akan

Tuncay Akça
Cezmi Baskın

Linkler:

http://www.sinemalar.com/film/2295/Durusma/

http://www.imdb.com/title/tt0263294/

Mucizeler Komedisi

Aslında buraya yazıp yazmama konusunda tereddütte kaldım. Bir tiyatro oyununu yazmalı mıyım diye düşündüm. Eh aslında oyunu sahnede izleseydim diğer bloga yazabilirdim ancak evde oturup izlemek sanki bu blogda yazılması gerektirdiğini düşündürdü bana. Neyse karmaşalarımı burada dallanıp budaklandırmayayım bari.

Öncelikle şöyle bir giriş yapmalıyım ki Şevket Çoruh ve Özlem Tekin‘i şu oyunda kendini aşmış olarak gördüm. Hadi Şevket Çoruh’u anladım da Özlem Tekin’in performansı ilk deneyimine oranla takdir edilecek şekildeydi.tabi bu övgülere Şener Şen’i de eklemek lazım ki, onun geçmişinde sönük kalacak bir oyun Mucizeler Komedisi. Tabi es geçilmeyecek bir isim daha var ki o da Pamela Spence.

Oyunu Kurtcebe Turgul kaleme almış. Oyunu sahneye koyan ise, Işıl Kasapoğlu. İlk bakışta başarılı olduğunu söyleyebilirim ama Türkiye şartları için. Şunu bir kez daha anladık ki müzikal bizimkiler için biraz zor iş. Hani oynamak değilde yazmak, yönetmek diyeyim. Buna rağmen dekor olsun oyunculuk olsun gayet başarılı.

Hikaye cennette başlıyor. Melek kuvvetleri şeytanın, dünyadaki hükmüne karşı savaş açarlar. Bu duruma melek konseyi karşı koymak için dünyanın belli bölgelerine zıvanadan çıkmış kişileri doğru yola getirmek için, melekler gönderir. İki adet melekte Türkiye’ye gönderilir (Pamela Spence ve Mirkelam). Bu iki meleğin düzeltmesi gereken, kişi ise medya patronudur ve kendisi şeytanın ta kendisidir (Şener Şen). Bu iki melek medya patronunu doğru yola getirmeye çalışırken, şeytanla da karşılaşırlar.

Bu arada çaycı kız (Özlem Tekin) ile melek (Mirkelam) birbirlerine aşık olurlar. Tabi bu arada medya patronunun da hayatında yaptıkları ettikleri, bize yansır… Diyaloglar daha iyi olabilir düşüncesindeydim. Ama bu hiç yoktan iyidir, tadında ilerlemekte. Öyle çok kahkaha bombardımanı beklenmeden izlenecek bir oyun… Görsellik, güzel… Tabi semaver kumpanya ekibini de es geçmemek lazım… Adı şu ana kadar geçmedi ama Güven Kiıaç yine her zamanki gibiydi.

Linkler:

http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=mucizeler%20komedisi

http://www.imdb.com/title/tt1575637/

Kirpi

Uzun zamandır yerli yapım yazmamıştım tabi eksikliği müksetti. Aslında izlemediğimden değil ama sanıyorum yerli yapımları yazarken biraz daha acımasız oluyorum. Karşımıza da güzel şeyler çıkmadığını devşirme senaryolarla uğraştığımızı düşünürsek sanki yazmamak daha iyiymiş gibi geliyor. Ama film filmdir değil mi hem iyi kötü sinemamıza destek vermemiz lazım…

Film 2005 yılında kaybettiğimiz usta Sulhi Dölek‘in ayni isimli romanında uyarlanmış. Yönetmen koltuğunda ise Mumya Firarda filminden tanıdığımız Erdal Murat Aktaş var. tai Mumya Firarda ismini duyunca insan biraz irkiliyor ama statü olarak iki film de birbirinden farklı. Öncelikle Kirpi’yi özel kılan roman uyarlaması olması.

Aslında filmin oyuncu kadrosu yönetmene zor anlar yaşatmamış. Karakterler yerine oturmuş. Çoğunu zaten ekranlardan tanıyoruz. Özellikli bir oyunculuk yok. İzlerken hikaye bize ne gerçek ne de yalanmış hissi veriyor. Film her ne kadar komedi olarak geçse de ben gülünecek bir kareye rastlamadım. Komediden kasıt küfretmek ise eğer bu bol bol var. Ancak film hikaye bir kara mizah örneği ama yönetmen bunu yansıtamamış.

Film baştan sona aynı dozda gidiyor. Ekstra ne olacak bekleyişi bir süre sonra beklentisizliğe bırakıyor kendini. Olsa da olur olmasa da olur tadında akıp gidiyor kareler. Geçişlerde bildiğimiz bazı estetikler kullanmak istemiş ama çokta başarılı bulmadım açıkçası. Senaryonun bazı bölümleri havada kalmış Hikaye güzel bir hikaye ama tabi her güzel hikaye iyi uyarlanacak, iyi film olacak diye bir kaide yok bu film de bunun bir göstergesi.

Mazhar Alanson ve Güven Kıraç’ın oyunculuklarına diyecek yok. Hatta oyunculuklara genel olarak diyecek yok. Yani dönüp dolaşıp aynı noktaya geliyoruz. Sanki tiyatro sahnesinde ki donukluk filme de taşınmış. Eldeki senaryo sinema filminden çok bit tiyatro oyunu için yazılmış gibi… Ama filmi diğer devşirme komedi filmlerinden ayırarak baş tacı etmek lazım…

Reşat ve Tahir bir fatura sırasında sıra tartışması yaparlar. Kendine haksızlık yapılmasını sevmeyen ve intikam ateşi ile yanan bir kişiliktir Reşat. Bunun altında kalmaz. Gözünün ucu ile Tahir’in elindeki faturadan ismine ve telefon numarasına bakar. Ondan intikam almak için bir şaka yapar. Gece Tahir’in evini arar ve karakoldan beklendiğini söyler.  Ertesi gün Tahir emniyet müdürlüğüne gider ancak öyle bir şey yoktur. Tahir kuytuda onu izleyen Reşat’ı görür ve onun üzerini bir polismiş gibi arar.

Tahir de Reşat’ın kişiliğine sahiptir. Cast Ajansı, bir karısı, iki sevgilisi vardır. Tabi bu durum Reşat’ın işlerini kolaylaştırır. Bu ikili birbirlerine şaka yaparken ister istemez başka işlere de bulaşır. Zaten ilk günden emniyet müdürlüğünün önünde polislerin ilgisini çekmişler ve takibe alınmışlardır.

Şakalar ilerledikçe dolaylı yoldan başkaları da bu konuyla ilgilenmeye başlar. Eroin şakasında bir eroin mafyası, iki çete çatışması, uluslar arası bir örgütün çökertilmesi… Tabi iki kahramanımız bunlardan habersizdir ancak tüm şüpheleri üzerilerinde toplamışlardır.

Oyuncular:


Bahar Akça Lale
Mazhar Alanson Kirpi Resat
Kürşat Alnıaçık Haydar
Meriç Altıntaş Sekreter
İrem Altuğ Cigdem
İskender Bağcılar Vahap
Serkan Bese Polis
Yeşim Ceren Bozoğlu Dilarasu

Birsen Dürülü Nukhet

Emrah Elçiboğa Necmi

Bahtiyar Engin Komiser

Barış Falay Sadi

Zihni Göktay Mustak

İsmail İncekara Mete

Güven Kıraç Tahir Yaman

Halil Kumova Sevket Bey

Caner Özyurtlu Onur

İnci Pars Hande

Linkle:

http://www.kirpifilmi.com

http://www.imdb.com/title/tt1382695/

www.sinemalar.com/film/22870/Kirpi/